Başka Dillere Tercüme

EnglishFrenchGermanItalianPortugueseRussianSpanish

Giriş

Türkiye'nin illeri

Genişlet | Daralt

Bumerang

Bumerang

Web Tasarım Kampanya

 

 

            

 

Tel Kodu: 380 – Araba Plaka Kodu: 81

Düzce 5 Gün Tahmin Hava Durumu

Düzce hava durumu

Genel Bilgiler
Düzce Batı Karadeniz’in tek antik kenti olarak ayakta kalan, tarihi M.Ö. 1390 – 800 yılları arasında hüküm süren Eti Medeniyeti'ne uzanan, Orhan Gazi komutanlarından Konuralp Bey tarafından 1323’de Osmanlı topraklarına katılan; günümüzde önemli idari, ekonomik ve sosyal gelişmelerle hep yükselme yolunda ve birçok alanda gelişimini sağlayacak alt yapısı mevcut; 17 Ağustos ve 12 Kasım Depremleri'nden sonra kısa sürede toparlanacak güçte olan bir ilimizdir.
Bütün Anadolu’yu büyük merkezlere bağlayan ve özellikle Ankara – İstanbul gibi iki büyük kent arasında, TEM otoyolu güzergahında Ankara ve İstanbul’a ön bahçe özelliğindedir. Başkent Ankara’ya en kısa mesafede denizi olan yerimiz Akçakoca’dır. Mavi ile yeşilin kucaklaştığı, Karadeniz sahilleri, büyük alanları kaplayan zümrüt ormanları, sayısız gölleri ve yaylaları, kaplıcaları, tarihi zenginlikleri saklayan; diğer taraftan büyük milletimizin çok zengin gelenek ve güzelliklerini sürdüren bir ilimizdir.
Yağmur ormanları olarak adlandırılan ormanları, birbirinden güzel yaylaları, tabiat harikası Samandere ve Güzeldere Şelaleleri, Efteni Kuş Cenneti, mağaraları, kaplıcaları, akarsuları ve Batı Karadeniz Bölgesi'nin ayakta kalan tek antik kenti Prusias – Konuralp Müzesi ile görülmeye değer,çok güzel bir şehrimizdir.
 
Coğrafya
Batı Karadeniz Bölgesinde Ankara – İstanbul arasında ( D-100 ) Karayolu ve TEM otoyolu kenarında etrafı ormanlık dağlarla çevrili; yaklaşık 140 rakımlı bir ova üzerine kurulu, bütün Anadolu’yu büyük merkezlere bağlayan; Akçakoca deniz yolu ve kuzeyden Büyük Melen Nehri yolu ile Karadeniz’e açılan; Konuralp ile Batı Karadeniz’in tek antik kenti olarak; doğal ve kültürel güzelliklere sahip; doğu ve güneyde Bolu, batıda Sakarya, kuzeyde Zonguldak ve Karadeniz ile çevrilidir. Kuzeyde Karadeniz’e uzaklığı 30 kilometredir.

Düzce, adından da anlaşıldığı gibi düz bir ova üzerine kurulmuş birinci sınıf tarım arazisine sahiptir. Yüzölçümü yaklaşık 2593 km.’dir.

Düzce Abant, Kartalkaya, Yedigöller, Akçakoca, Kardüz Yaylası, Efteni Gölü ve Kuş cenneti, Güzeldere ve Samandere Şelaleleri, mağaraları, göletleri, yaylaları, ve Aaabalık üretim tesisleri; Bolu Dağı güzellikleriyle, Hasanlar Barajı, Büyük Melen, Küçük Melen Nehirleri, Uğur ve Asar Suyu dereleriyle, doğal ve bakir ormanlarıyla adeta bir cennettir.Gölyaka, Efteni Kuş Cenneti'nde 150 – 200 çeşit kuş bulunmaktadır. 

Bitki örtüsü olarak oldukça zengindir ve yeşilin her tonu vardır. Ovada kavak, fındık ve çeşitli meyve ağaçları olmak üzere, yüksek kesimlerde kayın, meşe, köknar, kızılağaç, çam ağaçlarının bulunduğu zengin orman alanlarına sahiptir. Ayrıca dik meyilli ve yüksek olan yerlerde zamanla açılmış fındık bahçeleri geniş yer teşkil etmektedir. 

İklim olarak Karadeniz ve Balkanlardan gelen hava akımlarının etkisi altında kalmasından dolayı tam bir Karadeniz iklimi hüküm sürmektedir. Bol yağışlı ve rutubetli bir iklime sahiptir.

 
Tarihçe
TARİHÇE
Düzce’nin bilinen tarihi M.Ö. 1390 yıllarına kadar gitmektedir. Yöre, birçok kavimin ve devletin istilasına maruz kalmıştır. Çevrede Frig, Lidya, Pers, Roma, Bizans, Selçuk ve Osmanlı uygarlıklarının izlerini görmek mümkündür. Yörenin Osmanlı hakimiyetine geçişi Orhan Gazi’nin komutanlarından Konuralp Bey'in 1323 yılında Bizans tekfurları ile yaptığı savaş neticesinde gerçekleşmiştir.Bu yörenin adı komutan Konuralp'e izafeten verilmiş ve günümüze kadar bu şekilde ulaşmıştır. Düzce’ye bağlı Konuralp beldesinde yer alan antik şehrin tarihi, Milattan Önce 3.y.y. kadar dayanıyor. 

Geyve, Alp Suyu, Karaceebüş hisarlarını fetheden Konuralp, Akçakoca ve Abdurrahman Gaziler, Bizans devrinde Regio Torsia adı verilen Akova’ya akınlara başladılar. Konuralp Bey, Bolu topraklarına karşı bir sefer düzenlemiş Düzpazar’ı ele geçirdikten sonra da, şimdi hala yeri belirlenemeyen Uzunca-Bel’de Bizanslılarla iki gün vuruşmamış, beklemiş ve arkasından kesin darbeyi vurmuştur. Osman Gazi, Düzce Pazarı ( ovasını) ve Bizans Prusias’ını, Konuralp’e verdi. 14.y.y. ilk çeyreğinden itibaren bu bölge Konuralp ilçesi ve kısaca “ Konrapa “ diye anılır.

Düzce, Osman Gazi’nin mahiyetinde 1869 yılına kadar Kastamonu Vilayeti Bolu Mutasarrıflığı Göynük Kasabası'na bağlı bir nahiye iken, 1870 yılında Bolu Sancağı'na bağlı bir kaza haline gelmiştir. 

17 Ağustos 1999 ve 12 Kasım 1999 depremlerini yaşayan Düzce 1’i yeni 6’sı eski ilçe dahil edilerek 09 Aralık 1999 tarih ve 23091 Sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla Resmi Gazetede yayınlanan “ Bir İl ve iki ilçe kurulması ve 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki Cetvellerde Değişiklik Yapılması Hakkında 584 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname” ile il statüsüne kavuşmuştur.

Düzce’nin tarihini dört zaman dahilinde anlatabiliriz:
 
1- Bitinyalılar Devri: 
Bu zamanda Düzce hemen hemen ortada yoktu. Ancak Prusias ( Üskübü ) mevcuttur. Düzce ise düz ve geniş bir ova,hatta bataklık halinde Bitinyalıların oturdukları yerlerin doğusunda kalıyordu.
 
2- Roma ve Bizans Devri: 
Prusias( Üskübü ) ile birlikte Düzce Ovası'nda en iptidai bir halde iken Bitiuyoji Nikomed Romalılara vasiyet ederek ölüyor. III. Nikomedin oğlu Filmostan’dan sonra Bitinya tamamen Romalıların idaresi altında bir müddet kalıyor. Düzce’nin bu zamanki hali birinci devreye nazaran biraz gelişmeye başlamıştır. Bitinyalılar devrinde bataklık halinde bulunan Düzce Ovası Romalılar zamanında ıslah edilmek suretiyle ziraat için daha elverişli bir hale gelmiş ve yavaş yavaş iskan edilmeye başlanmıştır. Romalılardan sonra bu havali Bizanslıların hakimiyetine geçmiş ve Düzce’ningelişmesi, parlaması bu devrenin son zamanlarına rastlamıştır.
 
3- Osmanlılar Devri: 
Osmanlı İmparatorluğu zamanında Orhan Gazi'nin komutanlarından Konuralp, 1323 tarihinde burayı Bizanslıların hakimiyetinden kurtararak imparatorluk topraklarına katmıştır. Düzce’nin Konsopa adını alması bu devrededir. O zaman ilk ilçe merkezi Gümüşabadı, daha sonraki ilçe merkezi Üskübü olmuştur. Düzce bu dönemde ticareti ve arazisi bakımından Üskübü’yü ve ilk ilçe merkezi olan Gümüşabadı’yı gölgede bırakacak şekilde gelişmiş ve 1871 yılında ilçe merkezi Düzce’ye nakledilmiştir.
 
4- Cumhuriyet Devri: 
Bu devirde her yerde olduğu gibi, büyük bir gelişme gösteren Düzce Türkiye’nin çok işlek ve zengin bir ilçesi oldu. D –100 ve TEM Otobanının geçmesi ile ulusal ve uluslararası boyutta gündeme geldi. 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 depremlerinden sonra kısa sürede yeniden kalkınabilmesi için; 09.12.1999 tarih ve 23901 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 190 sayılı K.H.K ile Türkiye'nin 81. ili olmuştur.
 
Yöre Mutfağı
Düzce,Türk kültürünün çeşitliliği açısından oldukça zengin; nüfüsu, Kafkas göçmenleri ve Doğu Karadeniz’den gelen ve yerleşik halktan oluşmuş bir Cumhuriyet şehrimizdir. 

Akçakoca; melengüççeği, dardar pilavı, ısırgan yemeği ile ünlüdür ve balık çeşiti açısından da oldukça zengindir. 

Yerli Türklerin; gözleme, kaymaklı ekmek tatlısı,

Karadenizlilerin; laz böreği, yoğurtlu mısır ekmeği, pancarlı pide, keşkeş,

Çerkezlerin; Çerkez tavuğu, lepsisi, mamursası, haluju meşhurdur.

Arnavutların; Arnavut ciğeri ve böreği, 

Tatarların; şıl börek, göbete mantısı,

Muhacirlerin; katlama, sarıburma ve su böreği,

Boşnakların; Boşnak tatlısı,

Düzce köftesi, şıra, külbastı , kestane, fndık, dağçileği ve reçeli Düzce'ye gidince tadılması gereken yiyeceklerdendir.

 
Yapmadan Dönme
Akçakoca Ceneviz Kalesi'ni gezmeden, 

Akçakoca'da balık yemeden, 

Konuralp Müzesi'ni gezmeden,

Efteni Kuş Cenneti ile Güzeldere Şelalesi'ni görmeden, 

Dönerken alabalık yemeden,

Kaynaşlı’da mangalda et yemeden, 

Fındık ve tütün kolonyası almadan, 

Düzce köftesi, külbastı, Arnavut ciğeri yemeden ve şıra içmeden, 
Dönmeyin…

İlçeler:
AKÇAKOCA, DÜZCE MERKEZ, GÖLYAKA, GÜMÜŞOVA

No tags for this post.

Leave a Reply