Başka Dillere Tercüme

EnglishFrenchGermanItalianPortugueseRussianSpanish

Giriş

Türkiye'nin illeri

Genişlet | Daralt

Bumerang

Bumerang

Web Tasarım Kampanya

mugla-datca

Tarihi

M.Ö.2000’li yıllardan itibaren yörede Karlar yaşamaya başlarlar. M.Ö. 1000 yıllarında bölgeye Yunan ana karasından Dorlar gelirler ve Rodos Adası’nda 3,  Kos Adası’nda 1, Bodrum Yarımadası’nda 1 ve Datça Yarımadası’nda da 1 olmak üzere bölgede 6 şehir devleti kurarlar. Bu altı şehir devletinin merkezi Datça Yarımadası’nda kurulan Knidos olur. Knidos ilk önce Datça şehir merkezinin  2 km kuzey doğusunda Burgaz mevkiinde kurulur. M.Ö. 7.ve 6.yüzyıllarda gelişip zenginleşir. M.Ö.546’da Lidya Devleti’nin Perslere yenilmesinin ardından Pers egemenliğine girer. M.Ö. 4.yüzyılda Knidos ticari nedenlerle yarımadanın en uç noktası Tekir Burnu’na taşınır. M.Ö. 3.yüzyılda Büyük İskender’in egemenliğinde kalır. M.S.2. yüzyıldan itibaren Roma İmparatorluğu, Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrılışı ile de Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu’na bağlanır. Meydana gelen büyük depremler ve M.S.7.yüzyılda Arap istilaları sonucu Knidos büyük oranda tahrip olur ve terk edilir. Datça Yarımadası 13. yüzyılın ikinci yarısı ile 15. yüzyılın birinci çeyreği arasında Menteşeoğulları Beyliği toprakları içerisinde kalır. Osmanlıların Menteşeoğulları Beyliği’ni kendi sınırlarına katmasıyla 15. yüzyıldan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna kadar Osmanlı İmparatorluğu’nun bir parçası olur. 1909’da Osmanlı Padişahı 5.Mehmet (Sultan Reşad) zamanında Datça ismi Reşadiye olarak değiştirilirse de Türkiye Cumhuriyeti döneminde yeniden Datça olur. 1928 yılında Datça, merkezi Reşadiye Mahallesi olmak üzere Muğla İli'ne bağlı bir ilçe olur. 1947 yılında ilçe merkezi bugünkü yerine İskele Mahallesi’ne taşınır.

 

Coğrafi Konum

Coğrafi bölge olarak Ege Bölgesi'ne giren Datça, 27.40-28 derece doğu meridyenleri ile 36.60-36.75 derece kuzey paralelleri arasında yer alır. Yüzölçümü 459 km2’dir. Muğla İli'nin güney-batısında olup, kuzeyinde Gökova Körfezi, güneyinde Hisarönü Körfezi, doğusunda Marmaris batısında Ege ve Akdeniz vardır. Yarımada dağlık ve engebeli bir arazi yapısına sahiptir. En yüksek dağı Kocadağ silsilesi üzerindeki Bozdağ(1162 m)dır. Başlıca diğer dağları Emecik Dağı 747 m, Tuludağ 743 m, Karadağ 738 m’dir. Küçük çaplı belli başlı ovaları Kızlan, Karaköy, Mesudiye ve Palamut Bükü düzlükleridir. Yarımadanın 235 km'lik sahil bandı dantel gibi büyüklü küçüklü 52 koyla bezenmiştir. Marmaris’le Datça sınırını teşkil eden Balıkaşıran mevkiinde kara genişliği 800 m’ ye kadar iner. Bu oran yarımadanın en geniş yerinde 17 km’dir.

 

İklim

Tipik Akdeniz iklimine sahip Datça, ılıman iklimi nedeni ile oldukça uzun bir tatil dönemine sahip. Yazları sıcaklık ortalama 32 derece, nem  oranı ise % 35 – 60 arasında seyreder. Kuzeyden esen serin yaz meltemleri bunaltıcı sıcağı ve nemi yok eder. Kış aylarında sıcaklık 12 – 14 derece arasındadır. Yurdumuzun büyük bir bölümü soğuk havanın etkisindeyken bile, Datça'da yağan yağmur güneşin yüzünü kış aylarında da göstermesine izin verir. Yılın yaklaşık 300 günü güneş vardır. Uygun iklim sadece tatil için değil aynı zamanda yerleşmek için de yerli ve yabancıları Datça’ya çekiyor. Çok ender olarak kışın kar yağarsa yıllardır kar görmemiş Datçalılar için ortalık bayram yerine döner. Ocak ayında bademler çiçek açar. Mimozalar da hemen ardından. Artık bahardır! Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir güzel söylemiş Datça’nın havası hakkında: "İklim tam insan boyutundadır. Sıcağı da soğuğu da, insan tahammülünü aşmaz. İklimi paltoyla, sobayla ya da yelpazeyle düzeltmeye gerek yoktur."

 mugla-datca2

İlçe Merkezi

Datça merkezi üç mahalleden oluşuyor: Reşadiye, Eski Datça ve İskele mahalleleri. Reşadiye ve Eski Datça mahalleleri önemli ölçüde korunmuş eski yerleşimler. Daracık sokakları, beyaz badanalı taş evleri, badem ağaçları ile süslü sevimli avluları ile geçmiş yaşam tarzını yansıtıyorlar.  Büyük şair Can Yücel’in ömrünün son yıllarını geçirdiği evi Eski Datça Mahallesi’nde. 1940 Yılında Eski Datça’da okul olarak yapılan bina restore edilerek El Sanatları Merkezi olarak hizmete açıldı. Kadınlar kilim dokuyarak aile geçimine katkıda bulunuyorlar. Eski Datça Mahallesi’ndeki taş evlerin bazıları bar, cafe ve küçük sevimli pansiyon olarak işlev görüyor. Büyüme ilçe merkezinin sahil tarafındaki yeni yerleşim İskele Mahallesi’ni geliştirdi. Oteller, pansiyonlar, lokanta ve kafeler ile alışveriş yerleri bu bölgede toplandı. Her türlü ihtiyacı karşılayan alışveriş yerleri yanında Datça’nın yerel ürünlerini, hediyelik eşyalarını satan dükkanlar da bulunuyor. Bügün devlet dairelerinin tümü bu mahallede bulunuyor. Datça merkezi deyince de insanların aklına bu mahalle geliyor.

 

Ulaşım

Nasıl Gidilir?

Dalaman Havaalanı Datça’ya en yakın havaalanı. Dalaman’dan Marmaris’e oradan da otobüsle Datça’ya ulaşılıyor. Havayoluyla bir seçenek de Bodrum’a gidip Bodrum-Datça arasında sefer yapan feribotla Datça’ya geçmek. Bodrum-Datça arası feribotla yaklaşık 2 saat sürüyor. Feribot seferleri Mayıs-Ekim arasında düzenli ve sık olarak yapılıyor. Kışın da ihtiyaca göre haftanın belirli günleri sefer düzenlenebiliyor. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük kentlerden Datça’ya otobüs seferi yapan çok sayıda firma var. Marmaris’in ise Türkiye’nin her yeriyle bağlantısı var.

Uzaklıklar

Datça-Ankara 825 Km.

Datça-İstanbul (Feribot) 790 Km.

Datça-İzmir 345 Km.

Marmaris-Datça 70 Km.

 

Flora ve Fauna

Flora

Datça’nın bitki zenginliği antik çağlardan beri biliniyor. Knidos’un bir tıp merkezi olmasında bu özelliğinin de önemli rol oynadığı  açık. İklim özellikleri flora zenginliğinin başlıca nedeni. Datça’nın florası denilince kuşkusuz akla öncelikle badem geliyor.

Badem: Biri tatlı diğeri acı iki cinsi var. Datça bademi sadece Türkiye’de değil dünyada da en iyi badem olarak kabul görüyor. Datça tüm Türkiye’nin badem üretiminin büyük bir bölümünü üretiyor. Sadece çoğunu üretmekle kalmıyor en lezzetlilerini de üretiyor. Ocak ve şubat aylarında çiçeğe durmaya başlıyorlar. Bir çok çeşidi var bademin. Datça’da nurlu, akbadem, dedebağ, kababağ, sıra badem, diş badem diye çeşitleri üretiliyor. İç badem için mayısı beklemek gerekiyor. Dış kabukları açıldıktan sonra toplamak için ise temmuz-ağustos aylarına varmak gerek. O zaman toplanıp güneşte kurutuluyor.

Zeytin: Datça eski çağlardan beri zeytin yetiştiriyor.

Kekik:  Mor kekik, incir kekiği, peynir kekiği, bal kekiği, baharat kekiği gibi bir çok çeşidi doğada kendiliğinden yetişiyor.

Karabaş Otu: Kekikle aynı aileden ama farklı kokulu bir bitki olan karabaş otuna makilikler arasında bol miktarda rastlanıyor.

Adaçayı: Adaçayı Türkiye’de de dünyada da çok yerde yetişen bir doğal bitki türü. Datça’da da bütün kahvelerde çayını içebiliyoruz.

Keçiboynuzu: Halk arasında harup deniliyor. Afrodizyak olarak bütün Akdeniz kıyılarında eski çağlardan beri bilinen bir ağacın meyvesi. Eskiden tatlandırıcı olarak da kullanılırdı.

Kapari ve Karabiber: Yemeklere lezzet katan bu iki bitki de yarımadada bol bulunuyor.

Datça Hurması (Phoenix Theophrasti Greuter):Datça Hurması, yörede endemik olarak yetişen bitki türlerinin başında geliyor. Datça Yarımadası’nda batı-doğu yönünde uzanan sıradağların kuzey ve güney yönlerinde iki ayrı yörede bulunuyor. Kuzeyde Kerme Körfezi yönü, Eksera Deresi ile bu dereye bağlı bazı yan derelerin vadi tabanlarını izleyerek 50 ile 225 metrelik yükselti arasında kuş uçuşu bir kilometrelik bir alanda yetişiyor. Anemon ve değişik kır çiçekleri de zengin bir çeşitlilik oluşturuyor. Baharın erken geldiği Datça’da her mevsim ayrı çiçek türleri görülebiliyor.

mugla-datca3

Fauna (Hayvan Varlığı)

Yarımada her türden kara avcılığına sürekli olarak kapalıdır.  Kuş türleri bakımından daha zengin olan yarımada memeli hayvanlar bakımından daha yoksul sayılır. Yaban keçisi ve boz ayı henüz neslini sürdürüyor ama sayıları oldukça az. Tilki, porsuk, vaşak, yaban domuzu, tavşan, sincap, oklu kirpi türleri daha çok görülebiliyor. Kuşlar yönünden ise oldukça zengin. 86 Kuş türü saptanmış.  Bu türler içinde en sık rastlananlar karabatak, şahin, atmaca, doğan, kartal, keklik, çulluk, üveyik, kumru, alaca ağaçkakan, alakarga, ispinoz, serçe türleri.

 Deniz Canlıları

İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri Enstitüsü’nün yaptığı ve 2.5 yıl süren araştırmaya göre Datça’yı da içine alan Marmaris’ten Gökova’ya kadar olan alanda 457 tür deniz canlısı belirlendi. Geniş deniz dibi ormanları, posidenya çayırları belirlendi. Bu çayırlar ortamı sabitleyerek deniz canlılarını koruyor ve oksijen sağlayarak ekolojiye katkıda bulunuyor. Bu kapsamlı çalışmada bölgede deniz canlıları türü bakımından en zengin bölge olarak da Datça Yarımadası çevresi öne çıktı. Denizlerde yapılan bilimsel araştırmalarda neslinin tükenmesi tehlikesi olduğu için koruma altına alınan orfoz, lahos gibi türlere de rastlanması araştırmacıları sevindirdi. Açıklarda köpekbalığı türlerinin de bulunduğu denizde sardalye, mezgit, levrek, akya, barbunya, tekir, sinarit, mercan, karagöz, fangri, çipura, trakonya, orkinos, uskumru, kefal, iskorpit, kırlangıç ve daha bir çok balık türü yaşıyor. Yenilebilen diğer deniz canlılarından ıstakoz, kalamar, karides, ahtapot, istiridye, böcek, mürekkep balığı avlanıyor.

Akdeniz Foku

Dünya çapında nesli ileri derecede tehlike altında olan Akdeniz Foku için yarımadanın bütünü uygun bir yaşam alanı olarak değerlendiriliyor. 1993 yılından buyana yapılan saha araştırması, Habitat inceleme ve gözlem çalışmaları sürdürülüyor. Denizlerin bu sevimli memelilerinin korunması için azami çaba harcanıyor. Datça Yarımadası’nın kıyılarının korunması bu açıdan da önem kazanıyor.

Hormonlu sebzeye karşı "Bambus Arısı"

Türkiyeli Bambus arısı belki de binyıllardır bu topraklarda yaşıyor, Muğla yöresinde, en çok da Datça’da. Bal arıları, sarıca arılar gibi türler 30-40 bin üyelik kolonilerden oluşurken Bambus arısı ailesi sadece 30-40 arıdan oluşuyor. Bal yapmıyorlar, çiçekten çiçeğe dolaşıp karınlarını doyurmakla yetiniyorlar. Ama çiçeklerin döllenmesine yarayan bir özel yetenekleri var. Çiçeğin poleni ile beslenmek için uzattığı hortumu diğer arılardan daha uzun. Henüz açmamış çiçeğin içine hortumunu uzatabiliyor ve polenini alıyor. Dişi çiçeğe uğradığında da onu döllemiş oluyor. Seraların içinde vızır vızır dolaşıp döllenme faaliyetini icra ediyorlar. Serada farklı zamanlarda açan çiçeklerin birbirini dölleyebilmesine aracılık ediyorlar.

turkyo-WACOM Bamboo Stylus

 

WACOM Bamboo Stylus

No tags for this post.

Leave a Reply