Başka Dillere Tercüme

EnglishFrenchGermanItalianPortugueseRussianSpanish

Giriş

Türkiye'nin illeri

Genişlet | Daralt

Bumerang

Bumerang

Web Tasarım Kampanya

 

kutahya-dumlupinar

TARİHİ

Yerleşim tarihi çok eskiye giden Dumlupınar'da tespit edilen en eski yerleşim yerleri arasında; Kızılcaköy, Merkez, Ulualan, Yörük, Allıören, Ağaçköy, Arpalı gibi yerler bulunmaktadır. Allıören Höyüğün İlk Tunç çağında (MÖ 3000-MÖ 2500) yerleşim olarak kullanıldığı tespit edilmiştir. Yine bu bölgede Roma döneminden kalma Nekropol alanları bulunmaktadır. Dumlu eski Türkçede soğuk anlamına gelmektedir, Dumlupınar Soğuk pınar anlamındadır.

Selçuklu devletinin akıncı beylerinden Cafer Gazinin Bizans üzerine akınlar yaptığı sırada şehit düştüğü, şu andaki Dumlupınar'daki Şehitliğin bulunduğu tepede yakın zamana kadar mezarının olduğu bilinmektedir. Kaçak kazılar sırasında bu mezar tahrip edilmiştir. Kurtuluş savaşında önemli bir merkez olmuş ve tarih sayfalarına Afyon-Dumlupınar Muharebeleri olarak geçmiştir. Halen Mili Park sınırları içinde yer alan bu bölge aynı zamanda tarihi sit alanı olarak tescillidir.

COĞRAFİ KONUMU

Dumlupınar, Ege Bölgesi’nin doğusunda İçbatı Anadolu’da yer alan, Kütahya iline bağlı bir ilçe olup, Kütahya’nın güney doğu bölümünde yer alır. Güney doğusund Afyon, güney batısında Uşak, kuzeyinde Kütahya il sınırları ile batısında Gediz, kuzeyinde Altıntaş ilçeleriyle çevrilidir. En yakın komşuları Kütahya’nın Altıntaş ilçesi ve Uşak’ın Banaz ilçesidir.

Dumlupınar, Orta Anadolu’yu Ege Denizi yönünden gelecek bütün stratejik hareketlere karşı aştan başa örten ve saklayan bir konuma sahip olan Murat ve Zafer sıradağları ile güneyinde Ahır Dağı’na dayanan Emir Sıradağları arasında, Kurtuluş Savaşımızda Yunan ordusunu yok ederek Büyük Zaferi kazandığımız yerlerin merkezi konumundadır.

Dumlupınar, Kütahya-Uşak, İzmir karayolu ile Afyon- Uşak-İzmir demiryolu üzerinde bir platoda kurulmuştur.

Denizden yüksekliği 1.222 metredir. Yüzölçümü 305 km2 olan Dumlupınar, Kütahya ili topraklarının yaklaşık %3’ünü oluşturur.

YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ

1.222 rakımlı bir platoda kurulmuş olan Dumlupınar, güneydoğudan Ahır Dağı ve kuzeybatıdan Murat Dağı ile çevrilidir. Bu iki dağ arasında kalan bölgede yer alan ilçe, oldukça engebeli bir arazi yapısına sahiptir. Etrafı tepelerle çevrilidir ve inişli- çıkışlı, oldukça virajlı yollarla diğer yerleşim merkezlerine bağlanır.

İlçe, yer altı ve yer üstü su kaynakları bakımından zengindir. İlçe içinden geçen Kurbağalı Dere’nin yaz kış akan suyu, zaman zaman artmasına karşın yıllık ortalama debisi 6lt/s. dir. Hamurköy’den Beşkarış Köyü’ne doğru akan derenin debisi ise 10lt/s. civarındadır. Derenin suyu daha temiz olup, genişliği 3 metre kadardır. Ayrıca Büyük Menderes ve Gediz nehirlerine, Akşehir Gölü’ne doğru akan suların bulunduğu sınır çizgileri de bu dolaylarda düğümlenir.

Yüylük yolu üzerinde, Karagül Tepesi ile Akaya arasında ve Kızılca Köy’de yeni yapıla ölet dışında su birikintisi bulunmamaktadır.

EKONOMİ

İlçenin ekonomik yapısına bakıldığında, genel olarak tarım ve hayvancılığın yaygın olduğunu görürüz. Bunun yanında ekonomik katkı sağlayan diğer bir unsur da 12.745,5 hektar olan orman varlığıdır.

Dumlupınar’ın kuruluşundan itibaren en hareketli ekonomi yaşama geçiş, Osmanlı İmparatorluğu döneminde 1800’lü yıllarda Fransızlar tarafından yapılan Afyon-İzmir demiryolu hattının faaliyete geçirilmesi ile başlamıştır.

Uşak, Afyon ve Kütahya illerinin, Dumlupınar çevresindeki yerleşim yerlerinin ekonomik merkezi bu dönemde Dumlupınar olmuştur. 1928 yılında öğretmen Ali Galip YOLUÇ’un çabalarıyla ilçede kurulan Pazar ve bu pazarda satılan mallar İzmir’e kadar trenle sevkedilmekteydi.

1970’lere kadar ilçede Perşembe günleri kurulan pazara gelen pazarcı esnafının üç gün önceden gelmeye başladığı ve istasyondan Pazar yerine Pazar esnafının mallarının naklinin ilçe halkı tarafından ücret karşılığı yapıldığı, pazarın 5 gün boyunca sürdüğü ve ilçenin ekonomik canlılığının sürekli olduğu, ilçe halkı tarafından özlemle anımsanmaktadır.

1970 depreminden sonra ilçe halkında Almanya’ya gitme özentisi başlamış, Gediz depremiyle birlikte bu yörelere Almanya’ya gidiş için öncelik tanınmasından yararlanılarak pek çok kişi Almanya’ya, daha sonraları da diğer Avrupa ülkelerine çalışmaya gitmiştir.

Yine 1970’lerde çevre il ve ilçelerin karayollarının yapılması, demiryoluna olan rağbeti azaltmış, taşıma araçlarının çoğalması ile daha kısa süreli taşıma olanağı doğduğundan, ilçede 1988 yılına kadar ekonomik yaşam gerilemiştir. İlçemizden 1970-1988 yılları arasında büyük bir nüfus göçü yaşanmıştır.

1970 ve daha sonraki yıllarda yurt dışına gidenler, 1988 yılına kadar gözle görülür bir yatırım yapmamışlardır.

1987 yılında ilçe statüsüne kavuşup 1988 yılında teşkilatlanmaya başlamasıyla ekonomik gerileme ve göç durmuştur. Ancak ekonomik gelişmeye ön ayak olacak bir yatırım gerçekleştirilememiştir. Bunun da nedeni ilçe halkından müteşebbis kişilerin bulunmamasıdır.

İlçede kurulan bir Anonim Şirket tarafından yaptırılan un fabrikası 1993 yılından itibaren özel sektör tarafından tam kapasiteyle olmasa bile kısmen çalıştırılırken şuan faaliyetine son vermiş durumdadır. 1997 yılı içinde ilçemizde bir un fabrikası daha yapılmış ve hizmete geçmiştir.

İlçemiz belediyesi tarafından yaptırılan Soğuk Hava Deposu deneme yapıldıktan sonra hiç kullanılmamıştır.

Bunlar dışında ilçede 2 oto tamirhanesi, 2 elektrik-elektronik tamirhanesi, 2 marangoz atölyesi ve 1 tane de akaryakıt istasyonu bulunmaktadır.

Yüylük Köyü’nde 40 adet dokuma tezgahı olup çalışmasını ekonomik nedenlerden dolayı sürdürememektedir.

İlçe sınırları içinde bir sulama göleti olup sulama kanalları müteahhit firma tarafından sağlam yapılmadığından göletten sulama için yararlanılamamaktadır. Şehitliğin sulaması bu göletten yapılmaktadır.

İlçemizde mevcut kooperatiften biri Tarım Kredi Kooperatifi, diğeri de pancar üreticilerinin Pancar Kooperatifidir.Nüfusun %48’i çiftçi, %2’si esnaf ve sanatkar, %2’si serbest meslek sahibi, %4’ü memur, %1’i işçi, %3’ü de emeklidir. Geriye kalanlar ise yurt dışında çalışanlar ile diğer meslek sahipleri ve işsizlerdir.

Dumlupınar’da en çok rastlanan maden, linyit kömürüdür. Allıören Köyü’nde kaolen madeni vardır. Kızılca Köy ile Dumlupınar arasında bulunan linyit kömür ocağı zaman zaman kısa aralıklarla çalıştırıldıktan sonra kapatılmaktadır. Şuanda işletilen Yüylük-Oysu köyleri arasında grafit madeni bulunmaktadır.

kutahya-dumlupinar-sehitlik

 

İKLİMİ

İç Batı Anadolu eşiğinde yer alan Dumlupınar, geçiş iklimi karakteri göstermektedir. Yazları serin ve kurak, kışları soğuk ve yağışlı(özellikle kar) bir kara iklimi hakimdir. Kış mevsimi oldukça sert ve uzun sürer. Günlerce karın kalkmadığı görülür. Yaz mevsimi ise yayla koşullarını andırır. Murat Dağı ile Ahır Dağı arasındaki platoya kurulduğundan gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı oldukça fazladır.

Yıllık ortalama sıcaklık 10.6˚C dir. En yüksek sıcaklık 36.8˚C ile temmuz ve ağustos aylarıdır. En düşük sıcaklık -28˚C Aralık ayında ölçülmüştür. Sıcaklığın 30˚C den yüksek olduğu tropik günler sayısı 22.9 gündür. Sıcaklığın 25˚C den az olduğu yaz günleri sayısı da 87.8 gündür.

Yıllık ortalama güneşlenme süresi 6.25 saattir. Tammuz ayı ortalaması 11.01, aralık ayı ortalaması ise 2.22 saattir.

Yıllık ortalama yağış 659.9 mm.’dir. yağış ortalamasının en yüksek olduğu ay 99.7 mm. ile ocak ayıdır. Yağış ortalaması ağustos ayında en düşük düzeydedir.

Yıllık nısbî nem ortalaması %68’dir. Yıllık ortalaman en yüksek olduğu ay %80 ile aralık ayıdır. En düşük nısbî nem %5 olarak ağustos ayında tespit edilmiştir.

En yüksek kar kalınlığı 110 cm.’ dir. Karın yerde kalış süresi 30.3 gündür (ocak sonu- şubat başı)Hakim rüzgar yönü, kuzey ve kuzeybatıdır. En hızlı rüzgar şubat ayında 27.6m/sn ile kuzeybatıdan eser. Eylül ve ekim ayları nisbeten sakin geçer. Ortalama kuvvetli rüzgarlı gün sayısı 7.9 gündür.

 

 

 kutahya-dumlupinar2

 

BİTKİ ÖRTÜSÜ

Yörede iklim koşullarının da elverişli bir ortam hazırlamasından dolayı ormanlar oldukça yaygındır. İlçenin çevresi dağlık olup, Ege Bölgesi’nin İç Anadolu Bölgesi’ne uzanan dağlık ancak başlıca geçit yerlerinden biri konumundadır. Dağlarda en çok çam ormanları olmasına karşın, yer yer meşe, ardıç, selvi, karaçam, sarıçam ve pırnala rastlanır.

İlçe oldukça yüksek bir bölgede olduğundan, iklim koşullarına çok iyi uymuş olan karaçam, bölgedeki ormanlarda en yaygın türdür. Karaçamdan sonra ikinci derecede önemli tür meşedir. Özellikle Ağaçköy’den itibaren karaçam arasına kuvvetli bir biçimde karışmıştır. Burada bulunan başlıca meşe türleri mazı meşesi ve saçlı meşedir. Ormanlardaki önemli bir unsurda, özellikle toprak örtüsünün zayıfladığı ve verimliliğinin düştüğü bölgelerde çalı tipinde yetişen ardıçtır. Ormanlarda karaçam arasına yer yer fındık, muşmula, pırnal gibi çalı ve otsu bitkiler karışmış olmakla birlikte çoğu yerde saf birlikler durumundadır.

Başkomutan Meydan Savaşı’nın yaşandığı Adatepeler’deki pinus nigravar seneriana(ebe çamı), yine Başkomutan Milli Parkı’nın Dumlupınar bölümündeki taxus baccata(porsuk), Selkisaray Köyü’ndeki çok yaşlı populus teremulla(titrek kavak), Dumlupınar’da görülen, dünyada eşine az rastlanan astragallus(geven) çeşitleri Milli Park’ın önemli çevre kaynak değerlerini oluşturmaktadır. Dumluınar ormanları Milli Park alanı içine girdiğinden kesim yasaklanmıştır.

TURİZM

Dumlupınar, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun gelecek nesillere aktarılmasında çok büyük bir öneme sahiptir. Ancak ilçemizin 1990’lı yıllara kadar bu tarih ve kültür potansiyeli değerlendirilememiştir. 1981 yılında Bakanlar Kurulunca “Başkomutanlık Tarihi Milli Parkı” olarak yayınlanması ve uygulanması için orman rejimi kapsamına alınması kararlaştırılmıştır. 1990 yılında da Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Kurulunca “Tarihi Sit Alanı” olarak tesciline karar verilmiştir.

İlçemizde 1992 yılında Kültür Bakanlığı tarafından Dumlupınar Şehitliği yapılarak ziyarete açılmış, 1995 yılında yapılan şehitlik, Milli Parklara tahsis edilmiş, 1998 yılında şehitliklerimizin aydınlatılması tamamlanarak ziyaretçilerin hizmetine sunulmuştur.

İlçemizin merkezinde Dumlupınar Müzesi ve Atatürk Evi bulunmaktadır.

İlçemiz yayla, dağ ve orman turizmi açısından oldukça zengin bir potansiyele sahiptir. Çatalpınar ve Yüylük yolu üzerinde bulunan orman varlığı bir doğa harikası niteliğini taşımaktadır.

İlçemiz ulaşım açısından da oldukça iyi bir konuma sahiptir. Afyon- İzmir demiryolu, İzmir- Uşak- İstanbul karayolu ilçemizin içinden geçmekte olup İzmir- Uşak- Afyon- Ankara karayolu ilçemizin sadece 3km. güneyinden geçmektedir.

İlçe merkezimizde 1200’lü yıllarda yapılan ve onarım yapılarak günümüze kadar gelen Merkez Camisi bulunmaktadır.

Selçuklu Sultanı Emir Cafer Gazi’ye ait olan Ankara- İzmir asfaltına yakın, ilçe merkezine 2km. uzakta çok eski bir höyük bulunmaktadır. Selçuklu akıncı beylerinden Emir Cafer Gazi’nin Bizans Devleti’ne akınlar yaptığı sırada şehit düştüğü bu tepe yığma bir tepedir. Tepe üzerinde Emir Cafer Gazi’nin mezarına ait temeller bulunur. Ayrıca tepe üzerinde Asker Anıtı bulunmaktadır.

Selkisaray Köyü’nde çok eski zamanlardan kalma yaşlı titrek kavak cinsi ağaçlar bulunmaktadır.

ULAŞIM

İlçe merkezini il merkezine bağlayan yol asfalttır. Uzunluğu 83 km. olup, yolun çok dar ve virajlı olması nedeniyle ulaşımda güçlük çekilmektedir. Bu nedenle ilçe halkı sosyal ilişkilerini Uşak ve Afyon illeri ile yapmaktadır. Uşak ve Afyon illeri ile olan bağlantı yol durumu bakımından daha geniş ve asfalt olup ilçeye olan uzaklıkları Uşak 52km., Afyon 58km. dir. Ayrıca bu iki ile bağlantı demiryolunun oluşu ve hızlı tren seferlerinebaşlanması Kütahya iline gidiş gelişi daha da azaltmıştır.

Yüylük Köyü’nün yolu stabilize olup Diğer köy yollarımız asfalttır. Toplam 140km. köy yolu ağı vardır.

Adobe Ovation Ver,

 

Adobe Ovation Ver. 1 Windows International English Retail

No tags for this post.

Leave a Reply