Başka Dillere Tercüme

EnglishFrenchGermanItalianPortugueseRussianSpanish

Giriş

Türkiye'nin illeri

Genişlet | Daralt

Bumerang

Bumerang

Web Tasarım Kampanya

 

izmir-kiraz

TARİHİ

Bölge, tarih boyunca çeşitli medeniyetlere beşiklik etmesi sebebiyle, değişik isimler almıştır. Bu bölümde özetleyerek verilecek, detaylı bilgi ayrıca bölümler içerisinde anlatılacaktır.

Klaos/Kleos: M.Ö.8. yüzyılda İonlar, "Kışın sert soğuktan koruyan Kışlık Barınak" anlamına gelen “Klaos/Kleos”  ismi vermişlerdir.

Kilas/Kilos: Bizans döneminde, "Çanak ova" anlamına gelen "Kilas/Kilos” ismi verilmiştir.

Kilbis/Kilbis Vadisi: M.S.2.yüzyılın sonlarında “Kilbis” olarak anılıyordu.

Koloe/Kolose: M.S. 2. yüzyıl sonlarında, Bizans Döneminde “Koloe/Kolose” adı veriliyordu. Luwi dilinden gelme Koloe adı, Helen ağzına uydurulmuş Kolose olarak söylenmiştir..

Keles/Kelas/Kilas: Osmanlı Döneminde, "Keles/Kelas/Kilas" ismi kullanılmıştır.

Kiraz: Türkiye Cumhuriyeti Döneminde 1948 yılında ilçe olan Keles’e  "Kiraz" adi verilmiştir.

ANADOLU’DA KELES İSMİ

Bilinen en eski Türkçe sözlük olan Kaşgarlı Mahmut’un, 11.Yüzyılda kaleme aldığı “Divan-ı Lugâti’t-Türk”(Türk Dili’nin Toplu Sözlüğü) anlamına gelen ünlü eserinde,  “Keles” adına rastlanmaz. Ancak; Alman asıllı Rus Türkolog Wilhelm Radloff (1837-1918)’ un ve Macar Türkolog Arminius Vambery (1832-12913)' nin Çağatayca sözlüklerinde "Keles" kelimesinin anlamı "bir tür kertenkele" olarak verilmektedir. Şemseddin Sami’nin “Kamus-ı Türkî” adlı sözlüğünde “Kelas” kelimesinin anlamı da “kertenkele” olarak zikredilmektedir. Ayrıca; “Keles” in, halen Kazak Dili’nde bir kertenkele türünün, Çağatay Türkçesi’ nde de  bir sincap türünün adı olarak kullanıldığı kaynaklarda ifade edilmektedir.

Türkolog Baymirza Hayıt’a göre; Keles adının, Bozok Türklerinin Kayı boyu tarafından Orta Asya’dan Anadolu’ya getirildiği tezi, birçok bilim adamı tarafından da desteklenmektedir. Araştırmacı Yazar Bülent Karaçöl, Güney Kazakistan Taşkent’ten gelen bir kafilenin, gelip buraya yerleştiği ve bu yeri geldikleri yerin Keles adını verdikleri belirtmektedir. Prof. Dr. Mehmet Eröz, Keles adını kesinlikle Orta Asya'dan geldiğini bir Oğuz Oymağı olduğunu belirtmektedir. Üç kol halinde Anadolu’ya giren kafile Ordu, Bursa, İzmir illerindeki bölgelere yerleşmişler ve yerleştikleri yerlere Keles adını vermişlerdir.

Rus Ansiklopedisi Bolsaya Sovetskaya Ensiklopediya’nın 20.Cildinin 494. sayfasında şu bilgiler yer almaktadır. “Keles, Güney Kazakistan Vilayeti’ndeki bir nehrin adıdır ve Sir Derya’nın sağ koludur. Kuzey Taşkent’in bir kazasının adı da Keles olup,  Kuzey Taşkent’in kuzey-batısındaki Demiryolu İstasyonu’na da Keles adı verilmiştir..”

10. ve 11. yüzyılların  Müslüman-Arap coğrafyacılarına ait eserlerde; Çirçik Nehri ile Taşkent, Çimkent, Çardarı ve Sütkent arasındaki geniş bölgenin adı, “Kalas Bozkırı/Keles Bozkırı” olarak zikredilmekte, ayrıca bu bozkırın ortasında Sir Derya Irmağı’na paralel olarak inşa edilmiş oldukça uzun ve sağlam bir duvardan, “Kalas/Keles Duvarı” olarak bahsedilmektedir. Şarkiyat uzmanları Kalas ve Keles kelimelerinin aslının aynı olduğunu aradaki farkın Arapça yazılış ve telaffuzdan kaynaklandığını ifade etmektedir.

Bu bilgilerden sonra, kesin olan şudur: Keles, Sir Derya bölgesinde kullanılan bir ad olup, bu ad o yörede yaşamaktayken, daha sonra Anadolu’ya göçerek, Batı Anadolu’ya Bizans sınırına yerleşen Kayı Boyu’na mensup Türkler tarafından getirilmiş bir isimdir.

Ayrıca; Oğuzlar’ın “Keles” adlı bir oymağının bulunduğu da bilinmekte olup Osmanlı dönemine ait 16. yüzyıl tahrir defterlerinde Aydın Livası dahilinde “Keles” adlı yörük cemaatinden bahsedilmektedir.

V.yüzyılda başlayıp 1071 Malazgirt Zaferi ile hızlanan Türk göçleri ile tam anlamıyla Türk Yurdu olan Anadolu’ya yerleşen Türk boyları; yerleştikleri yerlere ya kendi boy adlarını vermişler ( Kınık, Bayındır, Mamak, Yüreğil, Avşar, Yazır, Dodurga, İğdir, Kızık, Çepni, v.b.) ya da göç ederek geldikleri Orta Asya’daki yer adlarını, geldikleri Anadolu’daki benzer şehirlere de vererek, Orta Asya (Anayurt) ile hâtıra bağlarını canlı tutmak istemişlerdir.(Keles, Kavak, Boztepe, Beylikçayır, Yassıkaya, Ilgın, Kurtderesi, Şıhlar, v.b.)

Anadolu’da, ilçemiz haricinde üç tane daha "Keles" ismini kullanan yerleşim yeri adı olduğu tespit edilmiştir.

İzmir/Keles: 1948 yılında ilçe olurken adı Kiraz olarak değiştirilmiştir.

Bursa/Keles: Halen Bursa’ya bağlı bir İlçe merkezidir.

Ordu/Keles: Ordu’nun Ünye ilçesine bağlı Keles Köyünün ismi, 1966 yılında "Çınarcık" olarak değiştirilmiştir.

Antalya/Keles: Antalya'nın Kumluca İlçesi Kuzca Köyü'ne bağlı Keles Mahallesi halen mevcuttur.

Keles adı verilen şehirlerin/köylerin/mahallelerin kuruldukları yerlerin ortak özelliği, bir nehir kenarında kurulmuş olmalarıdır ve bunun bir tesadüf eseri olamayacağı açıktır. Çünkü, hepsi Anadolu’nu değişik bölgelerinde kurulmuşlar ve hepsine de Keles ismi verilmiştir.

Oğuzların göçebe boylarına, Müslümanlığı kabul ettikten sonra, Müslüman Türk anlamında Türkmen denilmeye başlanmıştır. Şehirlerde yaşayan Türklere de Oğuz denmeye devam edilmiştir. Daha sonraki yıllarda Oğuz kelimesi de bırakılmış, Türk kelimesi kullanılmaya başlanmıştır.

Türk toplulukları Anadolu’da çeşitli ırklara mensup, Müslüman olmayan ve kısmen köylü, kısmen de şehirli bir halk buldu. Türk yöneticiler, bu Müslüman olmayan çiftçileri de koruması altına alıyordu ama yine de köylü nüfus savaş ve anarşi yıllarında iyice azalmaya başlamıştı Türkmen beyleri, akın akın Anadolu’ya gelen göçebe Türkmenlerin talanından yerli halkı korumak hem de yeni köyler kurulmasını sağlamak üzere onları yerleşik düzene geçirmeye başladılar. Çünkü, Anadolu’ya gelen Türkler arasında Orta Asya’da çok eskiden beri köy hayatına, hatta şehir hayatına geçmiş her türlü halk bulunuyordu. Böylece, bunlar yeni geldikleri yerlerde de aynı hayat şartlarını devam ettirmek istiyorlardı.

Anadolu’ya yerleştirilen Türk toplulukları, yerleştirildikleri yerlerde kendi isimleri ile köyler kuruyorlar, daha önce yaşadıkları bölgelerdeki bazı dağ, köy, nehir adlarını yeni yerleşim yerlerine veriyorlardı.

Keles/Kiraz yöresine yerleşen Türkler; çoğunlukla Oğuz Türklerinin Bozok kolunun Avşar boyuna bağlı aşiretlere, çok azı da Üçok kolunun Salur boyuna bağlı aşiretlere mensuptur. Anadolu’daki Oğuz Boylarının dağılımına baktığımızda, Avşar boyunun; Manisa, Antalya, Bursa, Kütahya ve Aydın yöresinde de yoğun olarak yerleştiklerini görüyoruz. Osmanlı Devleti döneminde de İzmir Sancağı’nın tamamı gibi, Keles/Kiraz yöresi, Aydın Eyaleti’ne bağlı idi. 20 Ocak 1921 tarihinde T.B.M.M. kararı ile müstakil İzmir Vilayeti kurulmuş, Keles de bu ilin Ödemiş kazasına bağlı bir nahiye olarak,1948 yılında Kiraz adı ile ilçe oluncaya kadar devam etmiştir.

 

COĞRAFİ

İKLİM VE BİTKİ ÖRTÜSÜ

Kiraz İlçesi, büyük bir oranı Küçük Menderes Havzası’nda yer almış olup, ilçe merkezinin doğusuna ve kuzeyine doğru dağlar yükselir. Yükseklik ile ağaçlık alanlar da başlar. En çok meşe, palamut ve çam ağaçları görülür. Çavuş Dağı’nın ve Bozdağlar’ın eteklerinde küçük düzlükler oluşmuştur. İlçede genel olarak Akdeniz ve Ege tipi iklim görülür. İlçe merkezine hemen hemen hiç kar düşmez, kar sadece dağların yüksek kısmında görülür. Genel olarak mevsime göre bol yağmur görülür.

İlçede son zamanda küresel ısınma ile ağacın yararlarını daha iyi kavrayan halk çevresini ağaç dikmeye özellikle kiraz, zeytin, yemiş (incir), kestane ve buna benzer gelir getiren meyvelere çok önem vermektedirler. Umurlu ve Dokuzlar Köyleri’nde kestane üretimine önem verilmektedir.

izmir-kiraz2 

 

EKONOMİK DURUM

Hayvancılık ve tarım temel geçim kaynaklarıdır. Devlet ve özel sektör tarafından yatırımın pek fazla gerçekleştirilmediği ilçenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanır. Sulu tarım alanlarında; patates, pamuk, karpuz, kıraç alanlarda tütün, buğday en çok yetiştirilen ürünlerdir. Tütüncülük kota nedeniyle son derece azalmıştır. Nerdeyse bütün ürünlerin yetişmesine elverişli topraklara sahip ilçede çok fazla ekonomik yönü olmayan birçok meyve ve sebze de (lahana, incir, marul) yetiştirilmektedir. İncir, zeytin, kestane, elma, kiraz bahçeleri vardır. Dağlık kesimlerde hayvancılık ve daha yükseklerde orman ürünleri ve benzeri ile halk geçimini sağlar. Tarım ve hayvancılık içicedir.

 

TARIM VE HAYVANCILIK

Halkın genellikle geçim kaynağı tarla tarımı, meyve, bağ- bahçe, pamuk, patates, tütün ve yaylalarında kuru fasulye ve barbunya ekimi yapılmaktadır. İlçede hayvancılık da son yıllarda hızlı bir ilerleme kaydetmiş ve kaliteli kültür ırklarının çoğalmasıyla da iyi besleme ve bakım mecburiyeti önem kazanmış olup, bunun da ancak kaliteli kaba yemden karşılanması mümkün olduğundan son yıllarda yem bitkileri üretimi de orantılı olarak yükselme göstermeye başlamıştır. İlçede en çok yetiştirilen yem bitkileri yonca, silajlık mısırdır. Topraklarının büyük bir bölümünde sulu tarım yapılmaktadır.

İlçemizde üretilen sebzelerin başında, sulu tarım yapılan yerlerde patates, karpuz hayvansal yem bitkileri olan yonca, fiğ, silajlık mısır, pancar yaylalarda kuru fasulye ve barbunya kuru tarım olarak az miktarda hububat ve tütün ekimi yapılmaktadır.

İlçemizde en büyük meyvelik alanını incir, zeytin bir kısmını da kestane kaplamaktadır. Son yıllarda uygulanan Sosyal Yardımlaşma Vakfı ve İlçe Tarım Müdürlüğü’nün birlikte hazırladıkları projeler ile ceviz ve bodur kiraz önem kazanmıştır.

Bağları ve meyve bahçeleriyle ün yapmış Kiraz, ova köyleri önemli bağcılık ve tarım merkezidir. Dağlık bölgede yerleşik köylerde, arazinin uygun olmaması nedeniyle bahçe tarımı olanakları sınırlıdır. Özellikle; Umurlu, Karabolu, Taşlıyatak köylerinde Kestane ve Kiraz üretimi ve genel olarak küçükbaş hayvancılık yapılmaktadır. Yörede yetişen başlıca ürünler patates, tütün, pamuk, zeytin, kestane, ceviz ve üzümdür.

İlçede incir, zeytin, elma, kiraz, kestane, armut ve ceviz gibi meyveler ile pamuk, patates, sebzecilik yoğun olarak yapılmaktadır. Ayrıca kıraç alanlarda tütün üretimi yapılmaktadır. Son çalışmalar ile tütün alanları daraltılarak vişne, ceviz, kestane gibi ağaç çeşitlerinin ikame edilmesine yönelik çalışmalar devam etmektedir. İlçe merkezinde ve sulanabilir arazilerde hayvancılığın kaba yem ihtiyacını büyük ölçüde gideren mısır silajı ve yem şalgamı ekilişi önemli bir yer tutmaktadır.

İlçe ekonomisinin temelini tarım sektörü teşkil etmekte olup toplam arazinin %24,6’sı olan 14.410 ha.’lık alanda 8.362 çiftçi ailesi tarımsal faaliyetlerle iştigal etmektedir.

 izmir-kiraz camii

HAYVANCILIK

Tarım sektörünün bir yan kolu olarak yürütülen hayvancılık yörede önemli bir yer tutmaktadır. Büyük çapta sürü sahipleri az olmakla birlikte her çiftçi ailesinin 3 – 5 büyük baş hayvanı mevcut olup daha ziyade aile işletmeciliği şeklinde hayvancılık yapılmaktadır. Bu da her çiftçi ailesinin kendi hayvansal ürün ihtiyacını karşılayabilecek hayvansal ürünleri temin etmesini sağlamaktadır.

Son yıllarda, kültür ırkı hayvancılık yörede yayılmaya başlamıştır. Yüksek verimli ırkların bölgeye girmesi hızlanmıştır. Çiftçiler de bunun bilincine vardıkça yöre hayvanlarının kültür ırkına dönüşmesi beklenmektedir. İlçede süt sığırı yetiştiricileri birliğine bağlı 25 işletme bulunmakta ve birliğe kayıt başvuruları artmaktadır.

 

HAYVANSAL ÜRETİM

Hayvancılık ürünlerinden süt; Pınar Süt ve Ülker Süt tarafından toplanmakta kısmen bölgede çalışan 8 adet mandıra işlenmekte kısmen de Peynir, Yağ, Yoğurt gibi gıda maddelerinin aile içerisinde yapımında tüketilmektedir. Yumurta tamamen iç pazar ihtiyacını karşılamak üzere pazarlanmakta, Tiftik ve Yapağı da bölgeye gelen tüccarlar tarafından alınmaktadır. Günlük et tüketimi de tamamen ilçe bünyesinden karşılanmaktadır. İlçenin büyük bir geçim kaynağını oluşturan hayvancılık; son yıllarda daha bilinçli ve örgütlü yapılmaya başlaması ile gerek iyi cins hayvan üretimi gerekse üretilen hayvansal ürünlerin işlenmesi ve değerlendirilmesinde, Kiraz Kaymakamlığı, Sosyal Yardımlaşma Vakfı, İlçe Tarım Müdürlüğü’nün önderliğinde uzun yıllardır faaliyette bulunan İğdeli Kooperatifi kendini modernize ederek daha kaliteli ve çok miktarda süt ve süt ürünleri işler duruma geliştir. Bunun yanında ülke genelinde İlk defa kadınların girişimleri ile Sosyal Yardımlaşma Vakfı desteği ile ilçemiz Yağlar Köyü’nde kurulan kooperatifle süt verim yüksek kalitede inek yetiştirilmeye başlanmıştır. Bunun yanında yine ilçe kaymakamlığı desteği ile çok sayıda köylerimize süt toplama merkezleri kurulması ile elde edilen ürünlerin daha kullanışlı olarak işleme merkezlerine ulaşımı sağlanmıştır. İlçemizin kırsal bölgesi olan Solaklar Köyü’nde, Kiraz Kaymakamlığı’nın hazırlamış olduğu proje ile süt verimi yüksek olan 180 adet Saanen Keçisi’nin yetiştirilmesine başlanmıştır. Bunun yanında yüksek kapasitede süt ürünleri işleyen ona yakın işletme bulunmaktadır. Bu işletmeler sayesinde ilçedeki çalışanlar sayesinde mevcut işsizlik sorununa katkı sağlamaktadır.

 

SANAYİ VE TİCARET

Hammaddelerini çevreden sağlayan, yılın belli dönemlerinde faaliyet gösteren mevsimlik fabrikalar mevcuttur. Hammaddeyi mamul veya yarı mamul madde haline dönüştüren bu işletmeler zeytinyağı fabrikası, çırçır fabrikası ve turşu imalathanesidir. Bunlardan çırçır fabrikası 1984 yılında kurulmuştur. Hammaddesini Ödemiş ve Kiraz’ın çevre köylerinden sağlanıyor. Toplanan ham pamuk, çekirdeğinden ayrılıp tekstil endüstrisinde işlenmeye hazır yarı mamul olarak fabrikadan çıkarılır.

1974 yılında kurulan boru fabrikası Kiraz-Alaşehir karayolunda yolun kuzeyinde bulunmaktadır. Günde 1500kg. 2. kalite boruların üretildiği işletmede yaklaşık 10 işçi çalışmaktadır.

Marangozluk, elektrikli eşya ve motorlu araçlar tamirciliği gibi küçük zanaat dalları bulunan ilçede sanayi kolları pek gelişmemiştir.

 

PAZARYERİ

1948 yılında ilçe ve belediye olmuş olup o tarihten itibaren ilçede düzenli olarak, haftanın her çarşamba günü halk pazarı kurulmaktadır. Pazar, ilçe merkezi ve köylerin tamamına hizmet vermektedir. Pazarcı esnafı yaş sebze meyve, el işleri, zücaciye vb. birçok ürünü pazaryerinde satmaktadır. Ayrıca yöre halkının yaptığı el işleri de her çarşamba günü pazarda sergilenmektedir.

turkyo-EPSON STYLUS Photo

 

EPSON STYLUS Photo R3000 YAZICI

No tags for this post.

Leave a Reply