Başka Dillere Tercüme

EnglishFrenchGermanItalianPortugueseRussianSpanish

Giriş

Türkiye'nin illeri

Genişlet | Daralt

Bumerang

Bumerang

Web Tasarım Kampanya

TARİHÇE
Sultanhisar’ın ilk yerleşim yeri, bugün ilçe merkezinin 3 km. kuzeyinde bulunan NYSA Antik Kentidir. NYSA Antik Kentinin tarihi ise M.Ö. III. Yüzyıla  yani eski Roma devrine kadar uzanır. Bugün NYSA’da kalıntıları görülen şehir I. Ankokhos tarafından kurulmuş,  şehre  eşinin ismine izafeten NYSA adı verilmiştir.
Meycut şehir, 1270 yılında Selçuklular tarafından kurulmuş, kısa sürede kültür ve sanat merkezi haline gelmiştir. Bölge sırasıyla 1270-1307 yılları arasında Menteşeoğulları, 1370-1390 yılları arasında Aydınoğulları, 1390-1922 yılları arasında da Osmanlı dönemini yaşamıştır. Sultanhisar, Aydınoğulları beyliğinden (1300-1403) Aydın Bey’in kızı Nilüfer Sultan’ın hisarıdır. Bu ilçe sultanın adına yapıldığından dolayı Nilüfer Sultan’ın adına izafeten yerleşim yerine “Sultanhisar” adı verilmiştir.
Yine İlçede o dönemden kalan tarihi eserler bulunmaktadır. NYSA antik kenti, dönemin en önemli kalıntı eserlerindendir. NYSA Antik Kentin tarihi, eski Roma devrine kadar uzanır.
Antik Karia bölgesinin en önemli kenti olan NYSA, Sultanhisar İlçesi'nin 3 km kuzey batısında yer almaktadır. NYSA,  Büyük Menderes Ovasının kuzeyinde yer alan Aydın kuzey sıra dağlarının güneye bakan yamacında Tekkecikdere adlı akarsuyun çevresinde çok dik bir boğazın oluşturduğu alanın her iki yanında kurulmuş romantik görünümlü bir kenttir. Kent ile ilgili önemli bilgileri yaşamının büyük bir bölümünü NYSA’da geçiren ünlü coğrafyacı Strabon ile tarihçi Stephanus’dan almaktayız.
Stephanus, kentin M.Ö. 3. yy’ın ilk yarısında Seleukos’un oğlu 1. Antiochos Soter (M.Ö 281-261) tarafından eşi adına kurulduğunu belirtir. Strabon’a göre NYSA, Peleponnes’teki (Yunanistan) More Yarımadası Sparta’dan gelen Athymbros ve Hydrelus adlı üç kardeş tarafından kurulan üç ayrı yerleşim biriminin sonradan tek bir kent halinde birleşmesi ile olmuştur; Athmybros da bu kentin kurucusu olarak anılmıştır. Strabon NYSA’da hızla akan ve derin bir boğaz oluşturan ırmakla ikiye bölünmüş, bir tür “Çifte Kent” olarak bahsetmektedir. Önce, boğazın üzerinde ya da içinde kurulmuş üç yapıdan söz eder. İki kenti birleştiren bir köprü, bir stadyum(amphitheater), akar suların içinden geçtiği gizli bir yer altı geçidi, anfi tiyatrosu, onun altında Gymnasion’u ve Agora’sı günümüze kadar ayakta kalmış önemli bölümlerindendir. Ancak çoğu Roma İmparatorluğu döneminde büyük çapta genişletilmiş ya da değişikliğe uğramıştır.

COĞRAFİ YAPI
Aydın İli Ege Bölgesinin güney bölgesinde yer alır. Batı-doğu doğrultusunda uzana Büyük Menderes vadi tabanı yer yer genişleyip daralarak il toprakları boyunca uzanır. Kuzeyde Aydın dağlarının ovaya bakan yamaçları güneyde Dandalas Çayı, Akçay ve Çine Çayının vadi tabanları ile bu vadiler arasında yer alan Karıncalı, Madran ve Beşparmak dağ kütlelerinin büyük bölümleri de Aydın ili sınırları içine girer. Büyük Menderes vadi tabanı ve her iki yanında uzanan dağlar batıda Ege Denizinde son bulur. İlçemizde Akdeniz iklimi hakimdir. Yaz mevsimleri sıcak ve kurak kışları yağışlı ve ılıman geçer. Ortala yıllık sıcaklık 17-18 derecedir. Yıllara göre son 20 yılın yağış ortalaması 578 mm.’dir. Bitki örtüsü maki, yamaçlarda Akdeniz, çalı türleri, kızılçam, sedir ve meşe ağaçlarından oluşan ormanlar doğal bitki örtüsünü oluşturur.

İKLİMİ
Akdeniz iklimi egemendir. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlıdır. İldeki dağların denize dikey inmesi , deniz rüzgarlarının çok içerlere kadar girebilmelerini sağlar. Bu nedenle Akdeniz Bölgesindeki sıcaklar kadar bunaltıcı sıcaklar görülmez. İlde en yüksek sıcaklık temmuz en düşük sıcaklık ise aralık aylarında görülmektedir. Yıllık sıcaklık ortalaması 17 °C'dir. Yıllık yağış ortalaması ise 600 Kğ/M2 dir. Yağışların mevsimlere göre dağılımında düzensizlik görülmektedir. İl'e belirli aralıklarla kar yağdığı da görülmektedir. Özellikle yüksek kesimlere bazı yıllar 25-30 cm. ye varan kar düşmektedir.

Yöresel Yemekler

Aydın mutfağı, zeytinyağlı yemekleri, incir, üzüm, narenciye ürünleri, turunç reçeli ve çipura, kefal, mercan ve barbunya gibi zengin balık çeşitleri ile Türkiye'nin çeşidi bol ve lezzetli mutfakları arasındadır. Yörenin kendine özgü yemeklerinden bazıları; çorbalardan tarhana çorbası, kulak çorbası; yemeklerden acılı güveç, patlıcan biber kızartma, zeytinyağlı kırlı kızartma, zeytinyağlı taze ve kuru börülce, patlıcan kavurma, sarmaşık ve kedirgen kavurma, yaprak sarma, etli nohut yahnisi, nohutlu kereviz, etli enginar, arap saçı,ciğer sote, imambayıldı, keşkek, tandır kebap, yuvarlama (sıkma), paşa böreği, cilav(ayran böreği); salatalardan patlıcan-biber teretoru (turşusu), börülce teretoru, turp otu salatası, semizotu salatası, çingene pilavı; tatlılardan ise irmik helvası, zerde, muhallebi, sütlaç, aşure, lokma, pelvize tatlısı, paşa böreği, yuvarlama, ısırganotu böreğai sayılabilir.

No tags for this post.

Leave a Reply