Başka Dillere Tercüme

EnglishFrenchGermanItalianPortugueseRussianSpanish

Giriş

Türkiye'nin illeri

Genişlet | Daralt

Bumerang

Bumerang

Web Tasarım Kampanya

aydin-kocarli

TARİHÇE

Ege'yi gezenler buranın pek çok medeniyete ev sahipliği yaptığını yakından bilirler. Denilebilir ki Ege; toprağı her karıştırdığınızda sizi farklı medeniyetlerin selâmıyla karşılar. Aydın iline bağlı Koçarlı ilçemiz de bir çok kavmin uğrak yeri ve medeniyet beşiği olmuştur.
Tarihî açıdan bakıldığında Koçarlı'nın tarihi M.Ö. 3000 yıllarına kadar dayanmakta. Yörenin bilinen ilk sahipleri, M.Ö. 300 yıllarına kadar yaşadığı sanılan ve tarihçilerin oldukça ilgisini çeken "Savaşçı Kadınlar Diyarı"olarak adlandıracağımız bugünkü Mersinbeleni Köyü'nün güneyindeki harabelerde yaşadığı tespit edilen Amyzonlar'dır. Bu dönemde bölge, Büyük İskender'in komutanlarından Antiyöküs idaresinde 150 yıl kadar kalmıştır. Daha sonra Roma İmparatorluğu'nun istila ettiği ve yönettiği bu güzelim topraklar 1260 yılında Anadolu Selçuklu Devleti'nin egemenliğinde ebedî kimliğine kavuşarak Türkleşmiştir. Anadolu Selçuklu Devleti'nin dağılmasından sonra bir süre Menteşeoğulları Beyliği'nin yönetiminde kalan Koçarlı ve civarı, Sultan Çelebi Mehmet tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır. Koçarlı adı işte bu noktadan sonra ortaya çıkar.
Koçarlı adı; bir rivayete göre Koçarlı'ya yerleşen kişilerin eski yerleşim yeri olan Kaçkar, Kaçkarlı'dan, diğer bir rivayete göre ise; göçebe oluşlarından dolayı "Göçerler" kelimesinden gelmektedir.
Kanunî Sultan Süleyman, 1522 yılında Rodos Seferi'ne çıkarken ordusuyla Koçarlı dolaylarında konaklar. Bu sırada 250 çadırlık aşireti ile bölgede bulunan Türk Aşireti Reisi Mehmet Bey, Kanunî'nin ordusuna katılarak Rodos Seferi'ne gider. Sefer sırasında Mehmet Bey'e bir oğlu olduğu haberi gelir. Bu haber Kanunî Sultan Süleyman'a ulaştırılır. Padişah, bu haberin kendisine uğur getireceğine inanarak çocuğun adını Cihan koyar. Rodos alınır. Sefer dönüşü Sarıçay, Büyük Menderes ve Çine Çayı arasında kalan genişçe araziyi de Kanûnî, Mehmet Bey'e bağışlar. İlk tavsiye edilen ve yerleşilen yer, Koçarlı'ya 3 km. mesafedeki verimli ve sulak Sobuca'dır (eski adıyla Su Bucağı).1700'lü yıllarda Türkistan'dan gelen bir aşiret şimdiki Koçarlı'nın bulunduğu yere yerleşir. Bu göçten sonra Cihanoğulları da Koçarlı'ya yerleşerek 1763-1764 yıllarında bugün bile tarihe meydan okurcasına ayakta kalan ilçe merkezindeki Kule'yi inşa ederler.
Koçarlı'nın nüfusu bu tarihlerden sonra daha da artar. Yerli Rumlardan bir kısmı Koçarlı'ya yerleşir. 1837 yılında Sobuca'da kurulan pazar, Koçarlı'ya nakledilerek burada kurulmaya başlar. Yunanlıların 27 Mayıs 1919'da Aydın'ı işgali ile İtalyan denetiminde bulunan Koçarlı'ya Büyük Menderes nehrini aşarak göç edenlerin sayısı da oldukça fazladır. Türk Ordusu'nun zafer kazanmasından sonra İtalyanlar Koçarlı'yı terk ettiklerinde burası nüfusu oldukça fazlalaşmış bir yer olarak karşımıza çıkar.
Koçarlı, II. Meşrutiyet'e kadar (1908) köy olarak yönetilmiştir. Meşrutiyetten sonra, konumu coğrafi konumu sebebi ile bucak haline getirilmiş, 1 Nisan1946 yılında ise ilçe olmuştur.

aydin-kocarli2

COĞRAFİ KONUM
Koçarlı, belki de gün batımını daha güzel seyretmek için, denize dik olarak uzanan Beşparmak Dağları’na sırtını yaslamış, Çine Çayı’ndan Sarıçay’a kadar uzanan ve jeolojik zamanlarda çöküntü sonucu oluşmuş, Türkiye’nin  en verimli ovalarından biri olan Büyük Menderes Ovası’nın güneyinde kurulmuş şirin bir ilçedir.
Aydın İli’ne bağlı Koçarlı İlçesi, yine aynı ile bağlı Aydın-İzmir Karayolu üzerinde bulunan İncirliova İlçesi’nden ayrılan bir yolla, öncelikle Büyük Menderes Nehri’nin ihtişamı ile karşılar sizleri. Sonra, yeşil ile masmavi bir gökyüzünün uyumu, sizi her yanı tarih kokan bu binlerce yıllık kentte ağırlamak üzere güleryüzünü sunar. Yürek kıpırtılarının kenti Koçarlı’nın sokakları tarih, köyleri tarih, dağları tarih… Tarih, doğayla iç içe geçmiş, sımsıcak bir cenneti, efe tadında bir misafirperverlikle sunar sizlere…Tertemiz ve tatlı…İçtikçe doyulmayan berrak suyu gibi…Doğası bâkir…Ayak basılmamış, saf ve temiz toprakları, gelinlik kız edasında süzülür günün her vakti…
Batısında Söke, doğusunda Çine, kuzeyde Aydın, İncirliova ve Germencik, güneyinde ise Muğla İli’nin Milas İlçesi ile çevrilidir. Denizden yüksekliği 61 metre olan ilçemiz 534 kilometrekare alana sahiptir. Koçarlı, Büyük Menderes nehrinden kot bakımından 6 metre daha alçaktadır.
         
Bu sebeple özellikle yağışın bol olduğu mevsimlerde nehrin taşmasından oldukça fazla etkilenmektedir. Menderes, taştığı zaman taşkın suları yerleşim alanları sınırına kadar gelmektedir. Bu durum, arazinin hemen ekilememesi yönünden olumsuz, getirdiği alüvyonlu topraklar bakımından verimi artırıcı bir rol oynamaktadır.
Günümüzde demiryolu ve karayolu güzergahından içeride bulunmasına rağmen başka yerleşim birimlerine bağlantı yolları ile önemini korumuş, içlerde kalmış olması, bölgedeki kültür mozaiğinin zedelenmesini engellemiş, Koçarlı, tipik bir Ege ilçesi görünümünü hep muhafaza etmiştir.
İlçenin ovaları, Büyük Menderes Ovaları olarak anılır. Bu ovalar bulundukları kasaba ve köylerin adları ile isimlendirilmişlerdir. Bunlar; doğuda Halilbeyli, Çakmar, Cincin, Boydere, Çakırbeyli, Boğaziçi, Orhaniye Ovaları, batıda Büyükdere, Şahinciler, Sobuca Dedeköy, Tekeli, Güdüşlü, Yeniköy, Bıyıklı, Kasaplar, Yağhanlı, Haydarlı Ovaları olarak adlandırılır. Dağlık kısımlarda ise Beşparmak Dağları arasında genişçe düzlüklere rastlanmaktadır. Astune Yaylası, Çulhalar Yaylası ve Mersinbelen Yaylası, bölgenin önemli yaylaları olmakla birlikte başkaca küçük yaylalar da bulunmaktadır.
Bölgenin en önemli akarsuyu şüphesiz İncirliova ve Koçarlı arasında sınır durumundaki Büyük Menderes Nehri’dir. Bunun yanında küçük çay ve dereler de bölgenin su zenginliğine katkıda bulunurlar. Boyderesi, Cincin, Çakmar, Koçarlı, İlhanlı, Büyükdere, Güdüşlü dereleri dışında, Çine çayı, Sarıçay bölgenin önemli su kaynaklarıdır.
Koçarlı’nın bitki örtüsü, dağlarındaki zeytin ve fıstık çamları ile kaplı ormanlarıdır. Koçarlı için; dağlarından yağ ve çam fıstığı akar, ovasından pamuk fışkırır dense yeridir.

NÜFUS

Koçarlı, 2000 yılı nüfus sayımına göre 37296 nüfusu barındırmaktadır. Bu sayıya kasaba ve köylerde yaşayan vatandaşlarımız da dahildir. Nüfusun 4365’i Bıyıklı Kasabasında, 5180’i Yeniköy Kasabasında, 8924’ü de ilçe merkezinde ikamet etmektedir. Köylerde yaşayan toplam nüfus 18827’dir.
İlçemizde nüfus kodlama çalışmaları tamamlanmış bulunmaktadır. Koçarlı Nüfus Müdürlüğü’nce 2003 yılı içerisinde 30.06.2003 tarihi itibarıyla 210 doğum, 115 ölüm, 97 evlenme ve 3 yer değiştirme işlemi gerçekleştirilmiştir.


aydin-kocarli3

EKONOMİ

Aydın ilinin en eski yerleşim yerlerinden biri olan Koçarlı’da pamuk ve zeytin, ekonominin temelini teşkil eder. Bunların yanı sıra incir, kestane, sera sebzeciliği ve hayvancılık da gelişmiştir. Ayrıca zeytinyağı fabrikaları, salamurhane ve tarım makineleri da ekonomiye önemli katkılar sağlamaktadır. Özellikle dağ köylerinde yer alan fıstık çamları, 13828 hektar alanı kaplamakta ve bu köylerde yaşayan vatandaşlarımız için önemli bir gelir kalemi oluşturmaktadır.
Koçarlı tarım arazilerinin büyük bir bölümü Menderes nehrinden ve yer altı su kaynaklarından elde edilen suyla sulanmaktadır. İlçede 20 bin hektarın üzerinde orman mevcuttur.
TARİŞ:2918 ortaklı Pamuk Satış Kooperatifi, çiftçilerimizin ürettiği pamuğun ve zeytinyağının en önemli alıcısı durumundadır.


ORMANCILIK   

Koçarlı Orman İşletme Şefliği bölgesinde 18 bin hektara yakın orman alanı mevcuttur. Fıstık çamı, bölgenin orman dokusundaki en önemli ağaçtır.
Orman alanlarının korunması için 3 orman muhafaza memuru görev yapmaktadır. Yangınlara karşı ise 1 arazöz ve 2 yangın gözetleme kulesi ile mücadele edilmektedir.

KÜLTÜR ve SANAT

Bugün Karpuzlu İlçesi’nde yer alan antik Alinda  kentinin kuzeyinde yüksek ve sarp kayalık bir yerde kurulmuş eski bir Karia kentidir Amyzon. Günümüzde Koçarlı İlçesi’nin 30 km. güneyindeki Akmescit Köyü sınırları içindedir. Mazın Kalesi ismiyle anılır.
Eski yazarlar Amyzon’dan oldukça az söz ederler. Ünlü antik coğrafyacı Strabon, buradan diğer üç Karia kenti Herakleia, Euromos, Khalketor gibi kentlerin ileri karakolu olarak bahsederler. Başka tarihçi ve coğrafyacılar ise; Amyzon’un kuruluşu ve varlığı ile ilgili hiçbir şeye değinmemişlerdir. Kent hakkındaki bilgiler çoğunlukla burada bulunan yazıtlardan elde edilmiştir.Bu belgelere göre, M.Ö. III. yüzyılda Ptolenosların bağdaşığı olan Amyzon, aynı yüzyılın sonuna doğru bugün şartları bilinmeyen bir anlaşmayı Herakleia ile imzalamıştır. Roma devrinde de yaşamaya devam eden bu kent, daha sonra bir psipokosluk merkezi olmuştur.
Antik kentin kalıntıları günümüzde görülebilir durumdadır. Kentin etrafını izodomik regtogonal şekilde örülmüş çok güzel taş işçiliği gösteren bir sur kuşatır. M.Ö. 300 yıllarına tarihlenen kent duvarları çok iyi korunmuş olarak zamanımıza kadar gelebilmiştir.
Kentin önemli ikinci kalıntısı yazıtların anlattığına göre Apollo ve Artemis’e ait olması gereken tapınaktır. Tapınak tamamen yıkıldığı için planı hakkında bir şey söylemek pek mümkün değildir. Bununla beraber, yıkıntılar arasındaki Dor ve İon düzeninde örnekler veren parçaların varlığı, her iki düzenden de yararlanıldığını anlatmaktadır. Bunun dışında, kentte ne olduğu anlaşılamayan birkaç yapı kalıntısı daha vardır. Güneydeki kent suruna paralel ve surun içinden uzanan on yedi oda bunlara örnektir. Toprak altındaki bu odalar, küçük taşlardan iyi ve sağlam olarak yapılmıştır. Oda duvarlarının üstü sıva ile kaplıdır. Birer sarnıçtan çok dükkan alarak kullanıldığı sanılmaktadır.
Akropolün tiyatro, agora ve çeşme kalıntıları bulunan kentin antik devirde de günümüzdeki gibi fakir olduğu sanılmaktadır. Su getirmeye yarayan bir su kemerinin olmayışı, kent içinde sarnıçlara rastlanmayışı bu bölge halkının su ihtiyacını birkaç doğal kaynaktan sağladığını düşündürmektedir. Amyzon’da şimdiye kadar gezginlerin yaptıkları yüzey araştırmaları dışında bilimsel bir kazı yapılmamıştır.
 

turkyo-SAPPHIRE HD6950

 

SAPPHIRE HD6950 1GB 256b GDDR5 PCI 2xDVI-HDMI-DP

No tags for this post.

Leave a Reply