Başka Dillere Tercüme

EnglishFrenchGermanItalianPortugueseRussianSpanish

Giriş

Türkiye'nin illeri

Genişlet | Daralt

Bumerang

Bumerang

Web Tasarım Kampanya

ardahan-posof1

Posof, aslında bugün Posof çayı dediğimiz suyun adıdır. Posof Çayının İlçe topraklarının batı yaylarından çıkıp doğuya doğru akarken oluşturduğu vadinin adı da Poshov/ Poshof’tur. Dolayısıyla Posof, bir yerleşim biriminin değil, bir bölgenin adıdır. Bu bölge yukarı Kür boyları ile anılan Kars’ın Çıldır, Ardahan ve Hanak, Artvin’in merkez dâhil Ardanuç, Şavşat ve Borçka ilçelerini içine alan bölgedir.

Posof’un tarih çizgileri çok eskidir. Tarihçilere göre Hurri, Urartu ve Sakalara uzanan bu eski tarihin çizgileri çok net değildir. Makedonları ünlü kralı İskender M.Ö. IV. Yüzyıl sonlarında doğu seferine çıktığı zaman Kafkasya’da ona karşı çıkan kuvvetli bir Türk varlığının olduğu bilinmektedir. Bu Türkler Kafkasların kuzeyinden güneye göçeden ilk Kıpçaklar ile Bun-Türk olarak bilinen Türklerdir. Bun-Türk yerli Türk anlamına gelmektedir.

Milattan önce 680 yıllarında Kafkasların kuzeyinden gelen atlı göçebe İskit Türkleri Urartulardan havaliyi alarak 500 yıl hüküm sürmüşlerdir. Daha sonra Horasan havalisinden gelen Arsak Türkleri M.Ö. 150 – M.S. 430 yılları arasında yaşamışlardır. Arsak Türklerinden sonra bölgede Peçenek ve Oğuzların yaşadığı bilinmektedir.

İslam Çağı

610 yılından itibaren Hz. Osman zamanında bölgede Müslüman Arapları görüyoruz. Bu tarih, Kafkaslarda İslam dininin tebliğ faaliyetinin de başlangıcıdır. Müslüman Araplar 646 yılında Çıldır, Ardahan, Posof, Ahıska, Artvin ve Acarayı itaatleri altına aldılar.

650’li yıllardan itibaren bölgede Hazar-Arap mücadeleleri başladı. Bölge bu iki kuvvet arasında zaman zaman el değiştirdi.

700’lü yıllardan sonra Posof’unda içinde bulunduğu geniş coğrafya’da Gürcü Bağratlı ailesinin hakimiyeti başlar. Bagratlı ailesinden Asut bey ve onun nesli 1801 yılına kadar Bağratlılar adıyla 1000 yıl Gürcistan tahtında kalarak bir dünya rekorunun sahibi olmuştur.

IX. yüzyılda Posof bölgesinin merkezi Kol Kalesiydi. Tarih kaynaklarından bu kalenin birçok kralın taht yeri olduğu anlaşılmaktadır. 1021 yılından itibaren bölgede Bizans hâkimiyeti başlamıştır.

ardahan-posof2

 Selçuklular Devri

Horasan’da Gazneli’leri yıkan Selçuklular, 1040 yılında kazandıkları Dandanakan Zaferi’yle İran’ı fethettiler. 1064 yılında, Birinci Bati Seferi’ne çıkan Selçuklu Sultani Alparslan, Bagratlı/Gürcü ülkesi üzerine yürüdü ve Aras nehri boylarını ele geçirdi. Gürcü Kralını vergiye bağladı.

Alparslan, 1068 yılında çıktığı İkinci Bati Seferi’nde, Bizans’ın kışkırtmalarıyla barışı bozan IV. Bagrat’in ülkesine yöneldi. Arap Caferogulları elinde bulunan Tiflis şehrini aldı. Alparslan, bu seferinde Kars, Ardahan ve Hanak’ı fethetti. Bagrat’ın barış isteğini kabul ederek Rey şehrine döndü.

Danişmentli Ahmet komutasındaki Selçuklu ordusu Şavşat üzerinden Arsiyan Dağını aşarak halen mevcut Kol köyündeki kaleyi kuşatarak Bizans ve Gürcü Bagratlı birleşik ordusunu yener ve yöre 1080 tarihinde Selçuklulara bağlanır. Gürcü kaynakları bu zaferi Didi Türk-Oba (Büyük Türk Bayramı) olarak kaydeder.

Bu tarihten itibaren 1124 yılına kadar 44 yıl Selçuklu hakimiyetinde kalan bölgede, Oğuz/Türkmen yerleşmesiyle İslâm dini de yayılmaya başladı.

II. yüzyılda Altay’da yeni bir isim ortaya çıkmıştı: Kıpçak. Bozkıra göç edenlere Kıpçak diyorlardı. Yeri dar gelen anlamına gelen bu kelime, birçok kolları bulunan büyük bir Türk kavminin adıdır

Kıpçaklara Ruslar, Polovtsi; Almanlar, Falb; Ermeniler Hardes diyorlardı. Bu üç milletin Kıpçaklar için kullanmış oldukları isimlerin ortak anlamı, sarışın demekti. Karadeniz’in kuzeyinde ve Kafkaslara yakın bölgelerde yasayan Kıpçaklar, gerçekten sarışın ve beden yapısı bakımından da çok yakışıklı kimselerdi.

Düzenli bir ordusu bulunmayan Bagratli Krallığı, ülkeyi dış tehditlere bilhassa Selçuklu akınlarına karşı savunmakta çaresiz kalıyordu. Bu sebeple Kral David, 1118 yılında Kıpçakları, Güney Kafkasya’ya davet etti. Kıpçakların Hıristiyan olanları, Gürcü Kralının davetiyle Daryal yoluyla Güney Kafkasya’ya geçerken, Müslüman olanları da, Selçuklulara katılmak üzere Derbend yoluyla güneye doğru indiler.

Kraliçe Tamar zamanında (1184–1213) Gürcistan’da Kıpçakların sayısı ve nüfuzu hayli arttı

1256’da Horasan, Iran ve Irak’ı ele geçiren Hülagü, bu ülkelerin hâkimi oldu. Başkenti Tebriz şehri olan bu devlet, İlhanlı Devleti adıyla 1336 yılına kadar ayakta kalmıştır.

Kıpçak-Türk unsurunun Ahıska-Posof Bölgesinde kökleşmesi konusunda İlhanlı Devleti’nin önemli rolü vardır. Zira buradaki Kıpçak Atabeklerinin Tiflis’e baş kaldırarak bir hükümet seklinde ortaya çıkmaları, İlhanlı Hükümdarı Abaka Han sayesinde olmuştur.

Gürcü tarihlerinde Cakeli adıyla anılan ünlü Cak Ailesi, bugün Posof’un Caksu köyünde kalıntısı bulunan Cak Kalesinde ilbeyi olarak oturmaktaydılar. Gürcü Kilisesine bağlı Ortodoks-Hıristiyan olan bu aileye mensup beyler, Gürcistan devlet yönetiminde önemli nüfuza sahiptiler. Bu aileden bilinen şahısların en eskisi olan Boço Beg, Kraliçe Tamar çağında (1184–1213) Ardahan ve Ahıska bölgesinin hâkimiydi.

Gürcistan hâkimiyetinde yasamaktan bıkan Kıpçak Türkleri, 1268 yılında Sargis Beyi Tiflis’e göndererek Gürcistan’dan ayrılma isteklerini bildirdiler. İlhanlı Hükümdarı Abaka Han da, Sargis Beyin isteğini olumlu buldu ve faaliyetini destekledi. Böylece 1268 yılında Ahıska’da Tiflis’ten bağımsız bir Kıpçak Atabek Hükümeti kuruldu. Doğrudan doğruya İlhanlı hükümdarına bağlı bu hükümetin sınırları, Azgur Boğazı’ndan başlayarak Ahiska, Posof, Ardahan, Çildir, Kars, Tortum, İspir, Acara ve Artvin’i içine alıyordu. Abaka Han zamanında, Ahiska Bölgesinde tarih sahnesine çıkan bu Kıpçakların İslâmlaşması da başlamış oldu.

Kıpçaklar, Oğuzlardan çok sonra, ancak XII. yüzyılın sonlarından itibaren İslâm dinine girmeye başladılar. Bu tarihlere kadar Şaman yahut Hristiyandılar. Gürcistan’a gelen Kıpçak kolunun Müslüman olması, 1578 yılında vuku bulan Osmanlı fethiyle başlamıştır.

ardahan-posof3

Osmanlı Dönemi

1578 yılında Osmanlı’nın Şark Seferleri başladı. Kıbrıs Fatihi Lala Mustafa Pasa, Padişah tarafından serdar tayin edildi. 2 Temmuzda Erzurum’a gelen orduya, diğer Beylerbeyileri de askeriyle katıldılar. Büyük bir orduyla Erzurum’dan kalkan Serdar Lala Mustafa Pasa, Oltu üzerinden 5 Ağustosta Ardahan’a geldi.

Osmanlı ordusu Ardahan’dan kalkıp Çıldır üzerinden Tiflis’e doğru yürürken, Safevî ordusuyla karsılaştı. Burada yapılan meydan savaşı, 9 Ağustos 1578 günü Osmanlı ordusunun zaferiyle sonuçlandı. Ardahan Sancakbeyi Abdurrahman Beyle Bayburt Alaybeyi Bekir Bey de kendi askeriyle 8 Ağustosta Ulgar Dağı’nı aşarak Posof’a geldi. Posof Bölgesinin merkezi Mére Kalesiydi. Mére ve Vale, savaşsız olarak zapt edilerek buralara asker yerleştirildi. 9 Ağustos günü de Ahıska, Tümük, Hirtiz ve Ahilkelek kaleleri işgal edildi. Böylece Atabek ülkesinin son toprakları da o gün Osmanlı Devleti’ne katılmış oldu.

Ahiska Atabeki Manuçahr Bey, ordusuyla Serdarın konağına gelip itaatini arz etti. Kendisine Azgur Sancağı verildi. Manuçahr Bey, İstanbul’a gidip Divanda Müslüman olarak sünnet edildi. Sonra da, Atabekoğlu Mustafa Pasa unvanıyla Ahiska/Çildir Beylerbeyi oldu. Kardeşi V. Gorgora’ya da Oltu Sancağı verildi.

Lala Mustafa Paşa 1578 yılı Ağustos ayında Ahıska merkez olmak üzere Çıldır eyaletini kurar, Posof’ta sancak beyliği olur.

Rusların Kafkasya’ya gelişi ve Türk-Rus Mücadelesi

Ruslar, Timur’un Altınordu Devleti’ni yıkmasıyla tarih sahnesinde yer almaya başladılar. Rusya, kendisini Bizans’ın varisi olarak görmekteydi. Bu sebepledir ki, Rus devletinin kurulusu (MS. 862) üzerinden yarım asır bile geçmeden, Çargrad (Çar Şehri yahut Şehirlerin Şahı) dedikleri İstanbul üzerine seferlere başlamışlardır.

Rusların Kafkaslara ayak basmaları ve yerleşmelerinde Gürcülerin büyük rolü vardır. Bazı Gürcü beyleri, 1658 yılında, Osmanlı ve İran’a karşı Moskova’dan yardim talebinde bulunmuşlardı. 1801 yılında Gürcistan Rusya’ya ilhak edildi. Böylece Ruslar, artık Kafkasya’da ayaklarını sağlam yere basmış oluyorlardı.

26 Nisan 1828 tarihinde Purut ırmağını geçen Ruslar, Rumeli, Kafkas ve Anadolu olmak üzeri üç koldan taarruz ettiler. İleri harekâta devam eden Rus kuvvetleri, Ahiska şehrini kuşattılar. Büyük ateş, katliam ve yangınla, 28 Ağustos 1828 günü şehir ele geçirildi.

1828 Savaşında Ahiska, Ruslara bırakıldı. Böylece 250 yıllık Osmanlı Eyalet başşehri Ahiska, elden çıktı. Posof, Edirne Antlaşması’yla çizilen sınırla anavatan sınırı içinde kaldı. Günümüzde Posof’tan geçen Türkiye-Gürcistan devlet sınırı, 1830 yazındaki Tahdid-i Hudud Komisyonu tarafından kesilmiştir.

Çildir Eyaleti’nin başkenti Ahiska, Rusya’ya bırakılınca, Eyalet merkezi, Oltu’ya taşındı. Tanzimat’tan sonra eyaletler kaldırılıp vilâyetler kurulunca, Oltu merkezli Çildir Sancağı teşkil edildi. Çildir/Oltu Sancağı, Ardahan ve Ardanuç kazalarıyla birlikte Erzurum Vilâyetine bağlandı. Bu dönemde Posof, Ardahan kazasının bir nahiyesiydi.

1877–1878 (1293) Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi)

Halk arasında, 93 Harbi diye bilinen ve Türk tarihi için bir felâket olan, dokuzuncu Osmanlı Rus savaşında Posof da işgal edildi.

 Savaş, 3 Mart 1878’de imzalanan Yeşilköy/Ayastefanos Antlaşmasıyla sona erdi. Burada görüşülen konular, 13 Haziran 1878 tarihinde toplanan Berlin Kongresi’nde de tartışılarak karara bağlandı. Buna göre, Anadolu’da Batum, Ardahan ve Kars sancakları (Elviye-i Selâse), savaş tazminatı yerine Çarlık Rusyasına bırakıldı.

savaşla Kırk Yıllık Kara günler başladı. Bu esaret, göçlere sebep olmuş, birçok insan, ata yurdunu, baba ocağını terk ederek Anadolu içlerine çekilmiştir. Doksan Üç Harbi felâketiyle vatandan ayrı düşen yerler, 40 yıl sonra 3 Mart 1918 tarihinde Bolşevik Rusya ile imzalanan Brest-Litovsk Muahedesi’yle anavatana kavuşmuştur.

1883 yılında bu bölgeyi dolaşan bir Rus bilgininin Posof’la ilgili notlarından, bölge halkının tamamının Türkçe konuştuğunu, Gürcüce konuşan kimsenin bulunmadığını ve hatta kimsede Gürcüce öğrenme arzu ve isteğinin bulunmadığını öğreniyoruz. Yine bu notlarda, 1877–78 Osmanlı-Rus Savaşı’ndan sonra, Posof’tan 331 hane(aile)nin Anadolu’ya göç ettiği, bunlardan 103 ailenin geri döndüğü belirtilmektedir.

1917 Mart’ında, Rusya’nın başkenti Petrograd’da patlak veren ihtilâl, hızla ülkeye yayıldı. Lenin’in başını çektiği Bolşevikler, 7 Kasım’da yaptıkları darbeyle geçici hükümeti yıkarak iktidarı ele geçirdiler. Böylece Rusya’da Çarlık idaresi tarihe karışıyor, Bolşevik/Komünist bir rejim geliyordu. İhtilâlin ardından disiplinsiz Rus birlikleri Erzurum-Kars ve havalinden çekilirken silahlarını ve yerlerini Ermeni ve Gürcü askerlerine bırakıyorlardı. Bunlar da, Müslüman ahaliye her türlü zulmü reva görüyorlardı.

Bu sırada, 3 Mart 1918 tarihinde, Brest-Litovsk Barışı imzalanmıştı. Ertesi günü antlaşmayla Ardahan, Kars ve Batum’un Türkiye’ye bırakıldığını öğrenen Kafkas Hükümeti’nin Ermeni ve Gürcü kanatları, bu antlaşmayı tanımadıklarını ilân ettiler. Böylece Türkiye’yle müzakereden de vazgeçtiler.

Brest-Litovsk Barışı ve onu takiben Trabzon ve Batum görüşmeleriyle doğu sınırlarımızdaki eski topraklarımız, anayurda kavuşarak yaralarını sararken, yeni bir musibet ortaya çıktı: Mondros Mütarekesi! 30 Ekim 1918’de Türk’ün başının eğildiği böyle bir günde, Ermeni, Rum ve Yahudiler sevinç içindeydiler.

Bu mütarekenin, Posof’u ilgilendiren en dikkat çekici tarafı, Brest-Litovsk’la anavatana kavuşan Posof ve çevresi, altı ay sonra Türk askerinden ayrılmak zorunda bırakılmasıydı. Çünkü mütareke hükümleri, Türk askerinin, 1914 yılındaki sınıra çekilmesini emrediyordu.

5 Kasım 1918 tarihinde, Kars İslâm Şurası kuruldu. 14 Kasım günü yapılan kongreyle Kars’ta Millî İslâm Şurası Merkez-i Umumî adıyla yerli bir hükümet teşkil edildi. 17–18 Ocak 1919 gecesi Kars’ta yapılan büyük kongrede Cenubîgarbî Kafkas Hükûmet-i Muvakkata-i Milliyesi (Geçici Güneybatı Kafkas Millî Hükümeti) kuruldu. Kars Hükümetinin kurulmasıyla, yerli halk, Ermeni ve Gürcülere karşı teşkilâtlanmıştı.

Mondros Mütarekesiyle Türk askeri, Posof Bölgesinden çekilince buralar Gürcüler tarafından işgal edildi. Mahallî önderlerle Gürcü kuvvetlerine karşı mücadeleye girişen halk, yurdunu savunmadaki yiğitliğini gösterdi. Gürcü askerinin, 1919 yılı mart ayında Posof köylerinde yaptığı soygun, halkın sabrını taşırdı. Halk, bu askerleri yakalayarak çalınan mallarını ellerinden aldı. Bu olayı savaş sebebi sayan Gürcü Hükümeti’nin silahlı kuvvetleri, Ahiska’dan hareketle Badele’ye hücum ettiler. Bu taarruz karşısında, Posoflu milis kuvvetleri harekete geçti. Posoflu milislerin mukavemeti karşısında, Gürcü ordusu geri çekilmek zorunda kaldı. Fakat Gürcü ordusu daha büyük ve düzenli ordu ile Posof’u ve havalisini işgal etmişlerdir.

Al Bayrak Altında

1921 yılının şubat ayında, Gürcistan’da iktidarda bulunan Menşevik Hükümet de zor günler yaşıyordu. Azerbaycan ve Ermenistan’ı Sovyetleştiren Kızıllar, Tiflis üzerine yürümekteydi.

TBMM’nin 20–21 Şubat 1921 gecesi yapılan gizli oturumunda aldığı kararla Gürcistan’ın Ankara’daki elçisine bir nota verildi.

23 Şubat günü sabahın erken saatlerinde, Gürcü Sefiri Simon Midivani, Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Muhtar Beye, söz konusu bölgenin boşaltıldığını bildirdi. Ayni sabah, Gürcü mülkî ve askerî memurları, Ardahan’ı terk ederek Posof yoluyla Ahiska’ya gittiler.

Böylece Ardahan, Artvin, Posof, Şavşat, Hanak ve Çıldır, 23 Şubat 1921 tarihinde anavatana ve al bayrağa kavuştu. Posof istirdat edilince, üç ay kadar Caksu’da Yüzbaşı Aziz Hikmet Bey askerî idareyi temsil etti. Mülkiye Kaymakamı gelince kaza merkezi Dugur (Posof)’a nakledildi. İlk Kaymakam Kürt Macid Bey’dir. SSCB ile TC arasında, 16 Mart 1921 tarihinde imzalanan Moskova Antlaşması’yla sınırlar kesinleşti.

Posof Cumhuriyetimizin ilanından sonra 1923 yılında ilçe merkezi olarak belirlenmiştir.

ardahan-posof4

Ekonomik Durum

İlçe halkının çoğunluğu geçimini tarım ve hayvancılıktan kazanmaktadır. Nüfusun çok az bir bölümünü işçi, memur, esnaf, sanatkâr ve serbest meslek sahibi oluşturur

İlçemizdeki köyler toplu köy sisteminden olup, köylerde yaşayan halk birbirlerine soy ve akrabalık bağları ile bağlıdır. Bu bağlar köyler arasında da gelişmiştir. 49 köyün her birindeki ailelerden % 50’si diğer köyde yaşayan ailelerle akrabadırlar. Göçebe halk yoktur. Ancak hayvancılık yapan aileler Haziran, Temmuz, Ağustos aylarında yayla denilen otlaklara gider, sezon sonu köylerine dönerler.          

 İlçemizin halkı tarla ziraatı ve hayvancılıkla uğraşır, çok az bir kısmı da bağ ve bahçelik yapar. Çalışmalar ekonomik olmadığı gibi iklim icabı yılda ancak 3 ay çalışılabilir. Bu sebeple gizli işsizlik oranı yüksektir. İlçemizin 49 köyünde ve ilçe merkezinde gelenek görenek, örf ve adetler tamamen aynıdır, faklılık arz etmez.

İlçemizin sınır ilçesi olması, büyük yerleşim merkezlerine uzak olması, arazinin dağlık ve yetersiz olması sebebiyle kalkınma hızı çok düşük ve tamamen tüketici bir yapıya sahiptir. Bu nedenle ilçe merkezi ile köylerinde yaklaşık 3000 kişi yurtdışında işçi olarak çalışmaktadır.

Nüfus

2009 Tüik nüfus sayımına göre Posof'un ilçe merkezi ve köylerinin toplam nüfusu 18.646 'dır.Genel nüfus son yıllara oranla çok büyük düşüş yaşayarak 10 bin'in altında seyir göstermiştir. . Bu nüfusun 1.810'u İlçe Merkezi'nde, 7.341 kişi ise köylerde ikamet etmektedir. İlçe merkezinde ikamet eden 938 kişi erkek, 872 kişi ise kadındır. Köylerde ise 3271'i erkek, 3.547'si de kadın nüfustan oluşmaktadır. Aşağıdaki tablo Posof ilçesinin ilçe merkezi ve köy nüfusu toplamını gösteren genel tablodur.

Coğrafi Konumu

Posof ilçesi, Doğu Anadolu Bölgesi'nin en kuzeyinde yer alır. Kuzeyinde ve doğusunda Gürcistan Devleti, batısında Şavşat (Artvin) ilçesi, güneyinde ise Hanak ve Damal ilçeleri ile sınırdır. Merkezlere olan uzaklığı şöyledir:

Bazı yurt içi merkezlere olan mesafe

Güzergah            Mesafe

Posof-Ardahan 72 km.

Posof-Bursa       1.465 km.

Posof-Erzurum 310 km.

Posof-Kars         138 km.

Posof-Ankara    1.119 km.

Posof-İstanbul  1.442 km.

Posof-İzmir        1.692 km.

Coğrafî Şekilleri [değiştir]

Posof’un deniz seviyesinden yüksekligi 1583 m., yüzölçümü 606 km²'dir. Etrafı yer yer yükseklikleri 3000 m.'yi aşan yüksek dağlarla çevrili olan ilçenin orta kesimleri bu dağlardan inen akarsular tarafından derin vadilerle parçalanmıştır. Doğu-batı istikâmetinde devam eden bu vadinin rakımı 1200 m.'ye kadar inmektedir.

İlçenin güneyinde Ilgar Dağı, güney batısında Arsiyan ve Cin Dağları yer yer yükseklikleri 3000 m. geçen dağlardır. Kaynağını bu dağlardan alan Posof Çayı ilçenin en önemli akarsuyudur. Batı-doğu istikametinde akmaya devam eden Posof çayı Gürcistan Cumhuriyeti ile sınır çizdikten sonra Gürcistan topraklarına girer. Gürcistan topraklarında Kura Nehri'yle birleştikten sonra Hazar Denizi’ne dökülür. İlçede irili ufaklı bir çok göl bulunmaktadır. Bu göllerden Alabalık Gölü’nde, isminden de anlaşılacağı gibi alabalık üretilmektedir.

İklimi

Posof ilçesinin genelinde Karadeniz İklimi hakimdir. Her mevsimde yağış görülür. Yıllık ortalama sıcaklık 13-15 °C’dir. Temmuz ayı ortalama sıcaklığı 21-23 °C’dir. Yıllık sıcaklık farkı 13-15 °C’dir. Doğal bitki örtüsü ormandır. Yüksek alanlarda Alpin çayırlar görülür.

Bitki Örtüsü

Posof ilçesi gür bir bitki örtüsüne sahiptir. Genel olarak orman ile kaplıdır. Yılın büyük bir bölümünde bitki örtüsü yeşilliğini muhafaza eder. İlçenin bitki örtüsü coğrafi özelliği bulunduğu yöreye göre şekillenmiştir. İlçe doğal orman alanı içerisinde kalmaktadır. Bu ormanları meşe, çam, köknar, ladin, kayın, kara ağaç, gürgen ve fındık ağaçları oluşturur.

ardahan-posof5

Eğitim Ve Kültür

Posof halkı, eğitime büyük önem verir. Okuma yazma oranıyla okumuş yetişmiş insan sayısının, Türkiye ortalaması üzerinde olduğu söylenebilir. Gerek imparatorluk devrinde, gerekse cumhuriyet devrinde, merkez şehirlere uzak olmasına rağmen, Posof’tan birçok okumuş insanin çıkması dikkat çekicidir. Eskiden her köyde mutlaka okuyan, eli kalem tutan ve Köroglu, Asli ile Kerem vs. gibi şifahî edebiyat verimlerini bilen birçok insan yetişmiştir. Günümüzde yurdun her yanında bilim ve idarî kadrolarda Posoflulara rastlamak mümkündür.

Ilçemizde okul öncesi egitim kurumu 1 adet vardir. 2007-2008 ögretim yili itibariyla merkez Posof Anaokulu müstakil olarak egitim-ögretime açilmistir. Ancak daha önce açik olan Asikzülali, Süngülü, Balgöze, Baykent ve Çambeli Ilkögretim Okullari bünyesinde anasiniflari egitim ögretime ögrenci yeter sayisi saglanamadigi 2007-2008 ögretim yili basinda devam edememisler. 2007 Ekim ayinda yeniden bir arastirma yapilmis ve Süngülü, Balgöze ve Derindere köylerinde anasinifina devam edebilecek 10'un üzerinde ögrenci tespit edilmis ve ögretmen talebinde bulunulmustur. Bu okullarda 1 kadrolu, 2 sözlesmeli ve 1 usta öğretici olmak üzere 4 ögretmen görev yapmaktadir.      

Bütün köylerimizde okullarımız mevcut olup, göç nedeniyle bazı köylerimizde öğrenci azlığından dolayı okullarımız kapatılmıştır.

Bu gün itibariyle Ilçe Merkezinde 1 Yatili Ilkögretim Bölge Okulu, Köylerde 18 tane olmak üzere 19 Ilkögretim okulunda egitim-ögretim yapilmaktadir. Bu okullardan 6' si 8 sinifli, diger 13'ü ise 5 sinifli olarak egitim vermektedir. Bu okullarimizda 75 derslik mevcuttur.

2007-2008 egitim- ögretim yilinda bu okullarimizin 1.kademesinde 310'si erkek, 307'i kiz olmak üzere 617 , 2.kademesinde 263'ü erkek, 269'ü kiz olmak üzere 532 , toplamda 1149 ögrenci ögrenim görmektedir. Okullarimizda kadrolu 39 sinif ögretmeni, 76 brans ögretmeni; toplamda 116 ögretmen görev yapmaktadir.

8 yıllık zorunlu İlköğretim uygulaması ile belirlenen 5 Merkez İlköğretim okuluna, 34 yerleşim biriminden,  26 araçla 398 öğrenci taşınmaktadır.

İlçemizde Sosyal Yardımlaşma ve dayanışma vakfına ait öğrenci yurdu 49 yıllığına milli eğitim müdürlüğüne tahsisi yapılmış ve Merkez Halitpaşa Yatılı İlköğretim Bölge Okuluna pansiyon olarak bağlanmıştır. Pansiyonumuz 128 kapasiteli olup, halen bu pansiyonda 54 kız, 56 erkek olmak üzere 110 öğrenci barınmaktadır.

2007 OKS sınavında ilçemizden 116 öğrenci sınava girmiş 69 başarılı olmuş, 29 öğrenci değişik okullara yerleştirilmiştir.   

Ilçemizde 1 Genel (pansiyonlu) Lise vardir. Bu okulda 2007-2008 ögretim yilinda 291 ögrenci ögrenim görmekte, 18 Ögretmen görev yapmaktadir. Okulumuzda 10 derslik, kütüphane, laboratuar,BTS ve kapali spor salonu mevcuttur.     

2007 ÖSS sinavinda 43 ögrencimiz basarili olmus, bunlardan 20 ögrencimiz tercihte bulunmus, 3 ögrencimiz lisans, 1 ögrencimiz ön lisans düzeyinde okullara yerlestirilmistir. Bu okulumuzda 64 kiz,75 erkek toplam 139 ögrencimiz yatili, 2 ögrencimiz de burslu okumaktadir.

Müdürlügümüze ait sosyal tesis olarak Ilçe Merkezinde bir Ögretmenevi ve Aksam Sanat Okulumuz mevcuttur. Ögretmenevi 16 yatak kapasiteli Lokal, internet Cafe ve Fitness salonundan mütesekkildir. Tekel Genel Müdürlügünden Bakanligimiza devredilmistir. Oturma salonumuzun bir bölümü Kahvalti salonu olarak kullanilmaya baslamistir. Ilçe için ihtiyaca cevap verecek durumdadir. Burada 1 Müdür , 1 Müdür Yard. ve 4 de asgari ücretle çalisan sözlesmeli personel görev yapmaktadir.

İlçe Merkezinde 4 adet AB Hibe Projesi kapsamında öğretmen lojmanları bulunmaktadır

Ilçemizde köy ilkögretim okullari hariç Milli Egitim Müdürlügü de dahil olmak üzere Ilçe merkezinde Ögretmen lojmanlari bulunmamaktadir. Ancak 2007 sonuna kadar devredilecek olan, halen yapimi devam eden 8 bekar odasi, 2 çocuksuz aile tipi oda, 2 de daire seklinde AB Hibe lojmanlari bulunmaktadir.

İlçemizde Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü bünyesinde 2007 -2008 öğretim yılında değişik dallarda 23 tane kurs açılmıştır. Bunlar 1 Okuma-Yazma, 7 Mesleki Teknik kurs, 5 Sosyal- Kültürel kurs, 10 Sınavlara Hazırlık kursu olmak üzere toplam 23 tane kurs düzenlenmiştir. Bu kurslara 227 kadın, 224 erkek olmak üzere toplam 451 kişi katılmıştır.

Kültürel faaliyetler Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde, Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü ve İlçe Halk Kütüphane Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir. İlçemizde Halk Kütüphanesi 19.10.1964 tarihinde kaymakamlık ve Belediye Başkanlığının işbirliği ile hizmete açılmıştır. İlçemizde yeni açılan kütüphane binası mevcut olup, bu binada çocuk kütüphanesi ve halk kütüphanesi olmak üzere hizmet vermektedir. Kütüphanelerimizde MAYIS –2008 itibariyle 13.600 adet kitap bulunmakta olup, kütüphanelerimizden ARALIK 2007 itibariyle 11.230 kişinin,  faydalandığı tespit edilmiştir. Kütüphanemize düzenli olarak 5 adet süreli yayın gelmektedir.

İlçemizde 1 adet Posof Sınır Gazetesi adı altında haftalık yerel gazete çıkmaktadır.

İlçemiz halkı spora meraklıdır.İlçe merkezimizde Posof Lisesine ait 2007 Baharında hizmete açılan Kapalı Spor Salonu bulunmaktadır.Ayrıca 2007-2008 Eğitim- Öğretim yılında İlçemizde Kros, Badminton, Masa tenisi, Voleybol ve Satranç turnuvaları düzenlenmiştir.

Futbol sahası yapımı için gerekli yer temin edilmiş olup, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü adına tahsisine müteakip inşaatı Hizmet birliğince gerçekleştirilecektir. İlçemizde her yıl Kaymakamlık kupası adı altında futbol ve voleybol turnuvaları düzenlenmekte, bu turnuvalara köylerimiz karma takımlarla katılmaktadırlar.

İlçemizde Posof Spor Kulübü adı altında 1987 yılında kurulan bir spor kulübü bulunmaktadır.

İlçemizde 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı şenlik ve panayır havası içerisinde kutlanır. Bunun yanı sıra seyran denilen kuşaktan kuşağa yaşayan geleneksel halk şenlikleri yapılır.

Sosyal Yapı & Gençlik Ve Spor

İlçe halkının çoğunluğu geçimini tarım ve hayvancılıktan sağlamaktadır.Nüfusun çok az bir bölümünü esnaf,memur,sanatkar ve diğer serbest meslek sahipleri oluşturur.

İlçedeki köyler toplu köyler şeklinde olup bazı köylerde birden fazla mahalle mevcuttur.Köy evleri çoğunlukla betonarme yapılar olup iki katlı olarak yapılmıştır.Evlerin birinci katları ahır ve samanlık ikinci katları ise aile fertlerinin oturması için düzenlenmiştir .Köylerin tamamına yakınında şebeke suyu mevcut olup son yıllarda kanalizasyon çalışmalarına hız verilmiştir.

Köylerde yaşayan halk biri birlerine akrabalık bağlarıyla bağlıdır.Bu bağların güçlü olması halkı genel ahlak kurallarına daha saygılı olmaya mecbur etmektedir.Halkın  tamamı yerleşik düzende yaşamakta olup yaz aylarında iki aylığına yaylaya çıkılmaktadır.

İlçe topraklarının engebeli olması ve iklim koşullarının uygun olmaması nedeniyle tarımla uğraşan halkın gelir seviyesi düşüktür.Bu durum Posofluyu başka yerlerde iş aramaya mecbur etmiştir.Bu nedenledir ki gerek yurt içinde  gerekse başta Batı Avrupa ülkeleri olmak üzere binlerce Posoflu ilçeden ayrılmıştır.Özellikle gençlerin çalışma ve iş bulma maksadıyla  ilçe dışına çıkması sonucu köylerde genç nüfus gittikçe azalmaktadır.İlçe merkezi ve 49 köyde halkın örf,adet ve görenekleri farklılık arz etmez.

ardahan-posof6

SOSYAL Ve SPORTİF TESİSLER

İlçemizde sosyal tesis olarak İlçe Merkezinde bir adet Öğretmenevi ve Belediye Kültür Merkezi mevcuttur.

Öğretmenevi

İlçe Müdürlügümüze ait sosyal tesis olarak Ilçe Merkezinde bir Ögretmenevi ve Aksam Sanat Okulumuz mevcuttur. Ögretmenevi 16 yatak kapasiteli Lokal, internet Cafe ve Fitness salonundan mütesekkildir. Tekel Genel Müdürlügünden Bakanligimiza devredilmistir. Oturma salonumuzun bir bölümü Kahvalti salonu olarak kullanilmaya baslamistir. Ilçe için ihtiyaca cevap verecek durumdadir. Burada 1 Müdür, 1 Müdür Yard.ve 4 de asgari ücretle çalisan sözlesmeli personel görev yapmaktadir.

Belediye Kültür Merkezi Ve Düğün Salonu

İlçe merkezinde faaliyet gösteren tesisimiz ilçemizde yapılmakta olan toplantı, panel, tiyatro etkinlikleri,resim sergileri gibi aktivitelere ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca vatandaşlarımızın nişan, düğün, toplu yemek gibi sosyal aktivitelerini ağırlamaktadır. Yaklaşık 500 kişilik kapasiteye haizdir.

Gençlik Ve Spor

İlçemiz halkı spora meraklıdır.İlçe merkezimizde Posof Lisesine ait 2007 Baharında hizmete açılan Kapalı Spor Salonu bulunmaktadır.Ayrıca 2007-2008 Eğitim- Öğretim yılında İlçemizde Kros, Badminton, Masa tenisi, Voleybol ve Satranç turnuvaları düzenlenmiştir.

Futbol sahası yapımı için gerekli yer temin edilmiş olup, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü adına tahsisine müteakip inşaatı Hizmet birliğince gerçekleştirilecektir. İlçemizde her yıl Kaymakamlık kupası adı altında futbol ve voleybol turnuvaları düzenlenmekte, bu turnuvalara köylerimiz karma takımlarla katılmaktadırlar.

İlçemizde Posof Spor Kulübü adı altında 1987 yılında kurulan bir spor kulübü bulunmaktadır.

İlçemizde 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı şenlik ve panayır havası içerisinde kutlanır. Bunun yanı sıra seyran denilen kuşaktan kuşağa yaşayan geleneksel halk şenlikleri yapılır.

Turizm

İlçemizin yeşil ve bakir doğal yapısı ile yer yer oluşmuş bulunan göller doğa turizmi için her ne kadar uygun bir ortam sağlasa da, bu zamana kadar değerlendirilebilmiş değildir. Bunda ilçemizin yerleşim yerlerine uzak olmasının önemli etkisi vardır. Ülkemizin doğa turizmine uygun diğer yerlerine göre bir artı özellik sunmadıkça turizmin gelişeceğini beklemenin doğru olmadığı kanaatindeyiz.

Bu güzel doğamızdan turizm amaçlı faydalanabilmek için bölgemize özgü bir kuş türü olan Dağ Horoz (Huş Tavuğu)’undan faydalanmak istiyoruz.

Dünyada sadece Kafkasya bölgesinde bulunan ve çok endemik bir kuş türü olan Dağ Horozu (Huş Tavuğu), ülkemizde ise sadece Artvin ve Ardahan’ın Posof bölgesinde bulunmaktadır. Dünyada kuş gözlemcisi olarak derneklere kayıtlı milyonlarca kişinin var olduğu göz önüne alındığında uygun konaklama imkânları ve reklamı yapıldığı takdirde ilçemize yaz ve kış aylarında önemli bir ziyaretçi grubunun geleceği değerlendirilmektedir.

Merkezi Ankara’da bulunan Doğa Derneği, Çevre ve Orman Bakanlığı ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün desteğiyle Dağ Horozu (Huş Tavuğu)’nun etkin korunması için yerinde koruma çalışmaları yürütmektedir. Doğa Derneği, yaptığı çalışmalar sonucunda Posof ilçemizin sahip olduğu biyolojik çeşitlilik değerleri ve özellikle barındırdığı sağlıklı Dağ Horozu (Huş Tavuğu) nüfusundan dolayı doğal yaşam için önemli bir alan olduğunu tespit etmiştir. Derneğin çalışmalardan biri olan Posof Yaban Hayatı Geliştirme Sahası Yönetim Planını oluşturmayı hedefleyen toplantı 6–7–8 Eylül 2005 tarihlerinde ilçemizde yapılacaktır.

Bu toplantı Posof Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’nın Dağ Horoz (Huş Tavuklarını)’larını koruyabilecek etkinliğe ulaşmasını, bölgede bunu sağlayacak kapasitenin oluşmasını ve Dağ Horoz (Huş Tavuk)’larının yörede bölge insanıyla beraber devamlılığının sağlanmasını hedeflemektedir. Ayrıca dokümanın katılımcı bir süreçle hazırlanması planlanmaktadır. Daha uzun vadede ise toplantı çıktılarının alanda hayata geçirilmesi amaçlanmaktadır.

Arkeolojik Sit Alanları

1- KOL KALESİ

2- MERE KALESİ

3- CANCAK KALESİ

4- HUNEMIS KALESİ, KİLİSE ve MANASTIRI

5- GINYA KALESİ ve KİLİSESİ

6- CAK KALESİ

7- HANGEL KALESİ, KİLİSE ve MANASTIRI

8- SAVASIR KALESİ

9- ALTINKALE

10-DADAPALA KALESİ

11-NENEKAYA

turkyo-nikon-digital1

 

Nikon Coolpix S9100 Kompakt Dijital Fotoğraf Makinesi-(Siyah)

No tags for this post.

Leave a Reply