Başka Dillere Tercüme

EnglishFrenchGermanItalianPortugueseRussianSpanish

Giriş

Türkiye'nin illeri

Genişlet | Daralt

Bumerang

Bumerang

Web Tasarım Kampanya

 

agri-diyadin1

Tarih

A-ADININ NEREDEN GELDİĞİ

İlçe,doğudan batıya doğru göç eden Oğuz Türklerinin,İranlıların,Selçukluların ordularına geçit vazifesi görmüştür.Diyadin ilçesi tarih boyunca değişik uygarlıkların elinde el değiştirmiştir.Son olarak Türklerin Asya'dan Anadolu ya yayılmaları sırasında Türk hakimiyetinin ve kültürününetkisi altına girmiştir.

Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın oğlu Ziyaeddin bir zamanlar burada bir kale yaptırmıştır.Bu kaleye kendi ismine izaten ''Ziyaeddin Kalesi'' adını verdiği Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde yazılıdır.Ziyaeddin kelimesi zamanla değişikliğe uğrayarak ''Diyadin'' şeklini almış olup ilçenin bu günkü adı olmuştur.

1858 tarihnde Beyazıt sancağına bağlanan Diyadin 1860 1876 ve 1914 yıllarında üç defa işgale uğramış, atalarından gelen büyük bir cesaretle Diyadinliler düşmanı aziz topraklarından atmak için Mehmetçikle omuz omuza çarpışmış ve bugünkü hürriyetlerine kavuşmuşlardır.diyadin 14 Nisan 1918' de düşman işgalinden kurtulmuştur.Her yıl 14 Nisan' da kurtuluşunun yıldönümünü büyük heyecan ve şenliklerle kutlamaktadır.

B-SELÇUKLULAR DÖNEMİNDE DİYADİN

Maveraünnehir'de kötü duruma düşen Selçuklular,Çağrı ve Tuğrul Beyler döneminde daha elverişli yerler bulmak üzere batıya yöneldiler.1010 yılında Horasan ve Azerbeycan üzerinden ilerleyerek Doğu Anadolu'ya girdiler.

1054 yılında Sultan Tuğrul Bey;Erciş,Muradiye ve çevresini zzaptedince,Ağrı'yı ele geçirdi.Böylece Diyadin ilçesi de Selçukluların eline geçmiş  oldu.Sonraki 100 yılda Gence'de Şeddadiler ortaya çıkmıştı.Bunlar Selçuklulara bağlı kaldıkları halde,bir süre Doğu Anadolu'yu yönetmişlerdir.

Ağrı,100 yıl kadar Doğu Anadolu'da devlet kuran Türk Devletlerinden Sökmen Devletinin sınırları içinde kaldı.

1022 yıllarında, Moğolların önünden kaçarak daha batıya gelen Celaleddin Harzemşah, Selçuklu Devleti'nin Doğu sınırlarında faaliyet göstermeye başladı.Ağrı'yı işgal edip İç Anadolu 'ya ilerleyen Harzemşah Erzincan(Yassı Çimen 1230) savaşında Alaeddin Keykubat ordusuna yenildi.Bu savaş Selçukluların Erzurum'a kadar yeniden uzanmasını sağladı.

C- OSMANLILAR DÖNEMİNDE DİYADİN

Şah İsmail Şiiliği yaymak amacıyla geniş propagandaya girişip ve bundan da büyük ölçüde başarı sağlarken;Şii güçleri Osmanlı İmparatorluğunun doğu sınırını tehdit ediyor,baskınlar yapıyor,bunlardan daha kötüsü Müslüman halkı bölüp parçalıyordu.Daha Trabzon Valisi iken Yavuz,bir İran seferinin yapılmasını ve bu büyük tehlikenin önlenmesini istiyordu.İmparatorluğunun geleceğini tehdit eden ilk ve en önemli sorun İran sorunu olduğu için savaş kaçınılmaz hale gelmişti.Yavuz henüz Çaldıran Savaşı'nı yapmadan Ağrı'nın bazı yerleri Osmanlı topraklarına katılmış bulunuyordu.

Yavuz Çaldıran’a Eleşkirt,Diyadin,Doğubeyazıt üzerinden giderek 23 Ağustos 1514’de Şah İsmail’in ordusuyla karşılaşıp büyük başarı elde etmiştir.Şah İsmail buradan Tebriz’e kaçmıştır.Bundan sonra Ağrı dahil Doğu Anadolu Osmanlı Devleti eline geçmiştir.

1578 fethi ile Van Eyaletine bağlanan şimdiki Ağrı İli bölgesindeki Türkçe konuşan yerli Şii halkının çoğu Azerbaycan ve İran içlerine kaçtıklarından,1578 yazında Osmanlılar buraları eş sancağa ayırdılar.

Bunlar;Beyazıt Kal’ası, Diyadin,Ovacık,Eleşkirt,Şevle((Karaköse ve Tutak Bölgesi)      

1828 Rus istilasında Ağrılılar düşmana karşı koymuşlarsa da işgali önleyememişlerdir.Gürcistan ve Azerbaycan'ın bir bölümünü zapteden Ruslar,Erivan'dan ilerleyerek Beyazıt,Diyadin,Karaköse ve Eleşkirt'i işgal ettirler.Halkın çoğunu zorla Gümrü ve revan'a sürdüler.

İşgal edilen bu yerlere Ruslar,Ermeni ve Yezidi gibi müslüman olmayan azınlıkları yerleştirmeye çalıştı.1829 da yapılan savaşta,Rualsr Erzurm ve Kars2tan geri püskürtüldü.Bu bölge kurtarıldı.

Ruslar 24 Nisan 1877'de harp ilan etmeden Doğu Anadolu ve Rumeli de sınırlarımızı geçerek Osmanlı Devletine saldırdı.Böylece tarihimizde doksan üç harbi olarak bilinen savaş baaşlamış oldu.

Henüz savaş başlamadan müşir(mareşal) Gazi Ahmet Muhtar Paşa Anadolu Harp Orduları Başkumandanlığına getirilmiş,Hatunoğlu namı ile bilinen Kurt İsmail Paşa Erzurum Valisi tayin edilmişti.

Bu sırada ferik(orgeneral)Tatlıoğlu Mehmet Paşa kumandasında Karakilise Karaköse'de iki tabur, Doğubeyazıt'ta da dört tabur vardı.Doğu cephesi olarak elimizde atmış beş piyade taburu,atmış top ve altı yüzer kişilik üç süvari alayımız bulunuyordu.Toptan seksen bin askerimiz vardı.düşman kuvvetleri ise kat kat üstün ve modern silahlarla donatılmış yüz yirmi bin kişi idi.     

93 HARBİ (1877-1878)

Kurt İsmail Paşa birliklerini Diyadin'de konaklatmışlardır.

Bu savaşta birçok muhabereler olmuş ve Osmanlı İmparatorluğu birçok toprak parçası kaybetmiştir.

Ardahan,Kars,Oltu,Batum,Artvin ve Beyazıt Bölgelerli (sancakları) Ruslara verildi.

Ermeniler,yöre halkına çok eziyetlerde bulundular.Ermeniler Kars,Ağrı,Van ve Muş gibi doğu illerimiz ile Azerbaycan'ın bir kısmını içine alan bölgeye Ermenistan adını vermişlerdi.1878 Berlin Antlaşmasının 61. maddesi (Doğu Anadolu'da bir Ermenistan Devleti'nin varlığı…) Ermenileri iyice şaşırttı.

1914 yılında Erzurum da yapılan Taşnaksutyan kongresine göre Ermeniler İttihat ve Terakki'nin siyasi programını tenkit edip muhalefet oldular ve Osmanlı Devleti ne karşı mücadeleye karar verdiler.

1. Dünya Savaşı'nın başında Erzurum,Ağrı ve Van Ermenileri silaha sarılıp Rusların yanında yer aldılar.Ağrı'ya  yerleşip iyice çoğalmaya başladılar.Diyadin'de Karapazar,Seydo,Cücan(Heybeliyurt),Yezdo(Akyolaç) köyleri ermenilerin kontrolüne geçti.Bu yöredeki ahaliye çeşitli baskı ve işkenceler yaptılar.

1917 Rus ihtilaliyle geri çekilen Rus ordusu ile birlikte Ermeniler de çekilmek zorunda kaldı.Geri çekilirken ellerinde bulunan yörelerdeki birçok vatandaşımızı katlederek çeşitli eziyetlerde bulundular.

DİYADİN'İN KURTULUŞU     

1858 tarihinde Beyazıt Sancağına bağlanan Diyadin 1860 1876 ve 1914 yıllarında üç defa yabancı işgaline uğramış, atalarından gelen büyük bir cesaretle diyadinliler düşmanı aziz topraklarından atmak için Mehmetçikle omuz omuza çarpışmış ve bugünkü hürriyetlerine kavuşmuşlardır.Diyadin 14 Nisan 1918'de düşman işgalinden kurtulmuştur.Her yıl 14 Nisan'da kurtuluşunun yıl dönümünü büyük heyecan ve şenliklerle kutlamaktadır.

agri-diyadin2

Coğrafi Yapı

A)İLÇEMİZİN YERİ ve SINIRLARI

İlçe doğudan ve kuzeyden Doğubayazıt,Batıdan Taşlıçay,Güneyden Erciş(Van) ilçeleri ile çevrilidir. Türkiye İran karayolu ilçemizin 7  km kuzeyinden geçmektedir.İlçe düz bir alanda kurulmuştur.Hemen yanında Murat Nehri derin vadi yaparak akmaktadır.İlçenin ağrı iline uzaklığı 62 km dir.

B) YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ

*Dağları

Dağlar bölgemizde sıradağlar şeklinde bulunmaktadır.

  – Aladağ

Hamur vadisinin doğusunda,Yakınca,Tükenmez,Sincan ve Kösköy'den itibaren başlar.Yer olarak Hamur'un doğusunda,Ağrının güneydoğusunda,Taşlıçay,Diyadin ve Doğubayazıt'ın güneyinde,Patnos'un kuzeydoğusunda Erciş ve Çaldıranın kuzeyinde bulunur.Oldukça geniş yayla alanları vardır.Arazi tamamiyle yayla özelliği taşır.

Tendürek Dağı     

Aladağ'ın bir uzantısıdır.Diyadin ilçesinin güneydoğusunda bulunur.3533 metre yüksekliğindedir.Yakın bir jeolojik zamanda sönmüş,taze volkanik dağlardandır.Volkanik koni şeklindedir.Büyük ve derin bir krateri vardır.

*Ovalar ve Vadiler

Kaplıcalar Vadisi  

Murat Nehrinin Diyadin Kaplıcalarından Kudret Köprüsüne gelirken yarattığı vadidir.Murat Nehri önüne çıkan dik ve dağlık yerleri yararak oldukça derin vadiler meydana getirmiştir.Köprünün doğusundaki tabanlı vadi,batısındaki kanyon tipine çok yakındır.Burada nehrin aktığı vadi kenarındaki kayalar kesilmiş gibi düzgün ve diktir.

*Geçit ve Gedikler

İpek Geçidi

Doğubayazıt ile Diyadin arasında bir geçittir.Halkın anlattığına göre motorlu araçlar yokken,ulaşım kervanlarla yapılırdı.Tarihe ''İpek Yolu'' diye geçen yollardan biri de buradan geçerek doğubayazıt'tan Erzurum'a ulaşırdı.Hindistan'dan iran'dan ipekliler,çeşitli kumaşlar vb.kervanlarla Beyazıt üzerinden Karaköse,Erzurum ve Trabzon'a götürülürken (Diyadin'in kuzeydoğusunda karayolları bakımevinin yakınında) kervan şiddetli bir fırtınaya tutulmuş,fırtına develerin yüklerini yıkmış ipekleri ve diğer kumaşları yamaca ve ovaya dağıtmıştır.Bu olay halk arasında konuşula konuşula darb-ı mesele haline gelmiş ve buraya ''İpek Gediği'' denmiştir.

C)AKARSU ve GÖLLERİ

-Akarsular

*Murat Nehri

İlçemizin en önemli akarsuyu Murat Nehridir.Fırat Nehrini en büyük kollarından biridir.Diyadin'in güneyindeki Aladağ ve Tendürek Dağlarının eteklerinde (Murat başı yöresi) doğar.dağların meyiline uıyarak önce kuzeye akar,sonra diyadin İlçesinin yakınlarındakidüzlük alanda derin vadi yaparak batı yönüne devam eder.Bu nehirden ilçemizizn büyük ölçüde ihtyacın karşılayacak şekilde balık avlanmaktadır.Yörede bu balığa Murat balığı denilmektedir.

Şehrin büyük kısmından geçmesine rağmen bu nehirden faydalanma az olmaktadır.Çünkü nehir derin vadi yaparak yatağında akmakta,sulama kanalları da yok denecek kadar az bulunmaktadır.Murat Nehri üzerinde yıllardan beri yapılması düşünülen fakat bir türlü yapılamayan baraj yapıldığı takdirde tarımsal ürünlerin çeşidi ve verimi yükselecektir.Baraj yapıldığı takdirde tarımla birlikte enerji üretimine geçilecek balıkçılık daha da modern hale gelecektir.  

*Hacıhalit Gölü

Hacıhalit Köyünün güneyinde yer alır.Göl oluşum itibari ile doğal bir baraj gölü görünümündedir.Gölün büyüklüğü yaklaşık olarak 10000 m2 dir.Göl açık havza özelliğine sahip olduğundan dolayı köy halkı tarafından sulama amaçlı da kullanılmaktadır.Göl içerisinde bulunan Aynalı sazan balığı ile balık avlama hobisi olanlar için vazgeçilmez bir mekan haline gelmiştir.Göl özel mülkiyet olduğundan dolayı balık avlamak için buraya gidenler genellikle sahibinden izin almak durumundadır.

D) İlçenin Ulaşım Durumu

İlçemiz Türkiye İran transit yolunun 7 km. güneyinde kalmaktadır.Bu yzden ulaşımda ulaşımda birçok aksamalar doğmaktadır.Doğubayazıt'tan çıkan şehirlerarası otobüsler,Diyadin'e uğramayıp transit geçmektedir. Bu yüzden şehirlerarası seyahat edecek yolcular başka bir araçla yol ayrımına götürülerek söz konusu otobüslere nakledilir.

agri-diyadin3

 İlçemizden Ağrı iline yolcu taşıyan otobüs ve dolmuşlar seferlerini saat 11:00 den sonra yapmamaktadır.Ayrıca bu araçların herhangi bir kalkış saati olmadığından yolcular çoğu zaman vakitlerini dolmuşun dolmasını bekleyerek geçirirler.

Köy yolları ise toprak yoldur.Yazın yağmur yağıp yollar çamur olmaz ise ulaşım normal yapılmaktadır.Aksi takdirde aksamalar olmaktadır.Kış aylarında ise yollar genellikle kapanmaktadır.Üç beş köyün yolu açılabilmektedir.Hele bazı köyler vardır ki dört beş ay yolu kapalı kalmaktadır(Dedebulak,Atadamı,Şekerbulak)

İlçe içersinde mahaleler arası işleyen dolmuş yoktur.

İlçemizde bir iki cadde dışında mahalle ve sokak yolları topraktır.Bu da ilkbahar ve sonbaharda büyük sorunlara yol açmaktadır.İlçemizin bu tür üst yapılara acil olarak ihtiyacı vardır.Şehir içi yük taşımacılığı el arabaları ve el at arabaları ile sağlanmaktadır.İlçede çalışan taksiler hususi olup ticari plaka taşımamaktadır.

E) İklim ve Bitki Örtüsü  

Tabii ki bitki örtüsü olarak ot türleri(bozkır)egemendir.

Dağları ve ovaları çıplak ve ağaçsız olduğundan dolayı karasal iklim bütün şiddetiyle varlığını hissettirmektedir.

İlçede buğday ve arpa ekilmektedir.Bunun yanında az sayıda patates,şeker pancarı ile son dönemlerde yeşil mercimek ve nohut ekilmektedir.Önemli ölçüde hayvancılık yapıldığı için ot aanları oldukça büyüktür.Bu alanlar en verimli arazilerdir.Yaylalık alanlar,vadideki düzlükler akarsu kenarlarındaki düzlük alanların su alan kısımları hep ot(çayır) için ayrılmıştır.

Haziran ayında sıcakların artması yağmurların yok denecek kadar azalması bitkilerin büyüyüp gelişmesini önler.Murat nehri üzerinde yapılacak bir baraj tarıma canlılık getirecek ve iklimi de kısmen de olsa değiştirerek ilçeye canlılık getirecektir.Tarım kredi kooparatiflerinin olmayışı ve çiftçiliğin bilimsel anlamda gelişmemesi de başka bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kışın karın az yağması,don olyları şiddetli soğuklar bitkilerin gelişmesini büyük ölçüde etkiler,üründeki verimi düşürür.İlkbaharda doluların yağması ve gece görülen don olayları çiftçileri sıkıntıya sokmaktadır. Çevremizde orman ve meyve ağaçları yok denecek gibidir.Hatta meyveağaçları hiç yoktur.Tendürek Dağının sarp yerlerinde ağaç ve çalılıklara rastlanmaktadır.Köy ve ilçe merkezinde vatandaşlar eve yakın yerlerdeki sulak kısımlara kavak ağacı dikmektedirler.Diyadin kaymakamlığının başlatmış olduğu ağaçlandırma kampanyası çerçevesinde ilçeye çam ve kavak ağaçları dikilmeye başlanmıştır.

İlçemiz deniz seviyesindençok yüksekte (Rakım 1925 metre)ve deniz tesirlerinden uzakta olması nedeniyle şiddetli bir kara iklimine sahiptir.Bu olay kışın sıcaklıkların çok fazla düşmesine ve kış mevsiminin uzamasına neden olur.Yazlar sıcak ve kurak,kışlar soğuk ve kar yağışlıdır.Yazın ve kışın,gece-gündüz arasındaki,sıcaklık farkları çok fazladır.İlkbahar ve sonbahar mevsimleri genellile ılıman ve yağışlı geçer.Bir yılın yarısına yakını kıştır.Kış aylarında görülen kar örtüsü kasım ayından nisan ayının ortalarına kadar kalabilir.

 

Kültür ve Turizm

A)TARİHİ YAPILAR

İlçemiz çok eski bir tarihe sahip olup bugün birçok kalıntılara rastlanmakla birlikte,çoğu silinip kaybolmuştur.

1- Diyadin Kalesi

İlçe merkezinin güneyinde bulunur.1293(1877)1.Dünya savaşında Rusların,yine 1.Dünya savaşında Ermenilerin ellerine geçmiş olup büyük ölçüde hasar görmüştür.Günümüze kadar da korunmadığı için tahrip edile edile çok az bir kalıntısı kalmıştır.Çevresinde oturanlar taşları söküp ev yapmışlardır.

Evliya Çelebi'ye göre Diyadin Kalesi Azerbaycan Hükümdarı Ziyaeddin Sultan(Akoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan oğlu)tarafından yapılmıştır.Aslında kalenin yapılış tarzı kullanılan malzeme ve işçiliği yönünden Urartu eserlerine çok benzemektedir.Bir sınır kalesi olan Diyadin Kalesini Ziyaeddin yeniden onartmış,eklemeler yapmış,mecut kale içerisinde kendisine bir barınak ve hatta saray yaptırmıştır.

Seyyah Evliya Çelebi burayı gezdiği yıllarda,Diyadin Kalesinin;

Bir camii,altı yüz(600 toprak örtülü evi,bir hanı,bir hamamı,kırk elli dükkanı varmış.Fakat günümüzde o zamandan bugüne kalenin az bir kalıntısından başka birşey kalmamıştır.Diyadin kalesinin Arsaklalılar ve Akkoyunlulardan ayrı Karakoyunlular ve Osmanlılar da tamir etmişlerdir.

2-Meya(Günbuldu veya Günindi) Köyü Mağaraları 

Diyadin ilçesinden 15 km uzaklıkta olan Meya Köyünün 400 metre kuzeybatısında yer alan yüksek ve sıra kayalıklar içerisindedir.Sıra kayalık ile alt zemin arasında 100 ila 200 metrelik çakıllı ve çıkılması güç bir yamaç vardır.Bu yamacın üst ucundaki dik,yüksek ve sıra kayalara oyulmuş,sayısız yapıda odalar,barınma yerleri,mezarlar,tapınaklar,ibadethaneler,mağaralar ve saklanma yerleri vardır.Eski çağlarda burası dış baskın, işgal ve saldırılarda savunmaya çok elverişli bir şekilde yapılmıştır.

Mezar ve evlerin bulunduğu yerlerde toprak yapısı ve kayalar oldukça yumuşaktır.Oyulması ve işlenmesi çok kolaydır.

Aşağı durak yerinde önceleri çeşitli hayvan heykellerine,mitolojik yapılara ve süsleme eserlerine rastlanmasına rağmen şimdi onlardan pek az eser kalmıştır.Büyük bir kaya parçasına oyulmuş mihtap,haç işlenmiş taşlar,Müslüman ve yezidi mezarları,Hz.Ali'nin atının ayak izlerinin olduğu söylenen taşlar geriye kalan kalıntılardandır.

Maya Kalıntılarının az ilerisindeki sahabe mezarlığı tarihi izler taşır.Kırmızı Şehit(Şehid i Sor),Siyah Şehit(Şahid i Reş),Beyaz Şehit(Şehid i Çil) bu mezarların en tanınmışlarıdır.Ayrıca buradan şehre akıtılan bir de su tüneli vardır.

Maya mağaralarının bulunduğu dağın tepesi düzdür.Mağaralar,peri bacaları,odalar,kale,sığıntı ve barınma yerleri vesaire hepsi bu dağın orta kısmında,kayaların dibinde ve ortasındadır.

Kale kayaları dağın orta bir yerinde kayalara oyulmuştur.Güneye bakan pencereleri vardır.Bazı odaların kapısı ve pencerelerinin önünde balkon gibi bir kısım vardır.

Mağaraların gerisinde başka yerlere çıkan tünellerin olduğu söylemektedir.Bu tünelin Zifker Köyün(Batıbeyli),birinin Toklucak Köyüne,birinin de kalenin içine açıldığı……Bu gizli yollardan birine on beş yıl önce Toklucak köyünde rastlanmıştır.

3-Toklucak Kalesi

Toklucak köyünde bulunmaktadır.Toklucak kalesinin etrafı doğal bir yapıya sahip olmasına karşın,girişi ve kalenin içi büyük emekler ve insan gücüyle şekillenmiştir.Kalenin girişi kalenin tam zirvesinde yer alır.Girişte on iki on üç basamak ilerledikten sonra karşımıza çıkan üç kapı şu anda kapalı durumdadır.Bu kapıların birisinin suya gittiği,diğerinin zindanlara,öbürünün ise maya mağaraları ile bağlantılı olduğu söylenmektedir.

agri-diyadin4

B- DOĞAL GÜZELLİKLER

1-Kaplıcalar    

Diyadin,kaplıcaları ile tanınan bir ilçedir.Yaz aylarında çevre ilçe illerden gelenlerle kaplıcalarda bir canlılık yaşanır.Kaplıcalarda Belediyeye ait tesisler olduğu gibi özel barınma yerleri de vardır.Ayrıca yaz aylarında çadırlarda barınak olarak kullanılmaktadır.

Köprü,Davut,Yılanlı ve Tazekent adıyla anılan kaplıcalar İlçenin güneyinde bulunmaktadır.Halk yörede kaplıcalara çermik demektedir.

a)Yılanlı Çermiği  

Kaplıcaların merkezindedir.Öteki çermiklere göre daha şifalıdır.Hemen Murat Nehrinin kıyısındadır.Suyu alttan kaynar ve serindir.Sıcaklığı 37 dereceyi geçmez.Yıllar önce su kaynağında yılan görüldüğü için adına ''Yılanlı'' denmiştir.

Suyun yapısında kalsiyum,bikarbonat,sülfür,karbondioksit,kükürt vb.vardır.Kaplıca suyu romatizmaya,cilt hastalıklarına,sinir ve kadın hastalıklarına iyi gelmektedir.

Fakat kaplıca uzun yıllardan beri kullanılmayıp tesisler büyük düzeyde hasara uğramıştır.Yılanlı çermiği yanı başında akan Murat Nehri ile yalnızlığa terk edilmiştir.

b) Davut Çermiği

Yılanlı Çermiğinin kuzeydoğusuna düşer.Davut Köyünden gelen çeşme suyunun üzerinde olduğu için adına Davut Çermiği denilmiştir.Diyadin'in en çok rağbet gören çermiğidir.Özellikle yaz aylarında çevre illerden gelen yerli turistlerin burada konaklamaları sonucu,çermik en kalabalık günlerini yaşar.

Davut Çermiği dışarıdan gelen bütün konuklarını misafir edecek tesislere sahiptir.Bu tesislerin yanı sıra çadırlarda büyük rağbet görmektedir.

Davut Çermiğinin suyu kükürtlü olup bol minerallidir.Sıcaklığı 35-60 derece arasındadır.Kapalı ve sulu yaralara,mide hastalıklarına,romatizmaya şifa verir.Romatizmalı kişiler burada bulunan çamuru vücutlarına sürüp güneşte kuruttuktan sonra yıkandıklarında çermik suyunun daha etkili olduğu ve daha çok şifa verdiği görülür.

c)Köprü Çermiği

Yılanlı Çermiğinin 500 metre kuzeybatısındadır.Suyu birkaç yerden çılmaktadır.Sudan kireç ve kükürt bol miktarda çıktığından toprak üzerinde çıktığı yerlerde kireçler taşlanmış,traverter ve tepecikler oluşmuştur.Bu çermiğin su sıcaklığı diğerlerine göre (Yılanlı ve Davut Çermiğine göre) daha fazladır.Suyun çıktığı yerden 10-15 metre ilerde havuzlar yapılmıştır.Havuzların etrafı çevriliüzeri açıktır.

Havuzlardan birine bayanlar,ötekine erkekler girer.Ayrıca çermiği ailece kullanmak isteyenler için ise kiraya(saat olarak) verilen iki tane özel havuzu vardır.

Sonuç olarak kaplıcalar ilçemizin ekonomisine büyük katkıda bulunmaktadır.

2-Kudret Köprüsü

Köprü Çermiğinin hemen yanı başındadır.Çermiğin adı da buradan gelmektedir.Murat Nehri,önünde bulunan bu kayanın altını delip akmaya devam etmiştir.Bu kaya delinmiş olmasaydı,arada çok büyük bir göl meydana gelirdi.

Bu oluşan tabii köprü sayesinde nehrin iki tarafına ulaşım sağlanmaktadır.Köprünün yüksekliği 40 metre,eni 30 metredir.Köprü kayadan oluştuğu için yıkılma tehlikesi hemen hemen yok gibidir.Heybetli bir görünüşü vardır.Evliya Çelebi,Seyahatnamesinde burayı ''Gemab ıİbretnüma''diye adlandırmıştır.

3-Tendürek Dağı

Aladağın bir uzantısıdır.Diyadin ilçesinin güneydoğusunda bulunur.3533 metre yüksekliğindedir.

Yakın bir jeolojik zamanda sönmüş,taze volkanik dağlardandır.Volkanik koni şeklindedir.Büyük ve derin bir krateri vardır.

4-Murat Kanyonu

Murat Nehrinin kaynağından başlayarak Taşlıçay ilçesine kadar devam eder.Çok eski yıllarda suların aşındırmasıyla oluşmuş olan kanyon tam anlamıyla bir doğa harikasıdır.Murat Nehrini her iki yönde kuşatma altına alan kanyonların yüksekliği yer yer 60 metreyi bulmaktadır.

Kanyonların içinde oluşturulacak bir korulukla ilçe çok güzel bir piknik alanına kavuşabilir.

İlçamiz merkezindeki okulların genellikle piknik yeri olarak tercih ettiği yerlerin başında Murat Kanyonu gelmektedir.

5-Yıldırm (Koço ) Köyü Kalesi

Diyadin ilçesinin doğusuna düşer.İlçeye uzaklığı 7 km dir.İsmini yanı başında bulunan Yıldırım köyünden almıştır.Yüksek ve heybetli görünüşü ile her ne kadar ulaşılmaz görünse de tarihte kale olarak insanlara ev sahipliği yapmıştır.Etrafı tamamen doğal olan Yıldırım Köyü Kalesinin üst tarafında geçmişin izini taşıyan eski yerleşim yerleri ve kalıntılar bulunmaktadır.Kaleye sadece bir tek yönden geçiş olduğu için burası genellikle savunmaya yönelik kullanılmıştır.

agri-dinyadin5

TOPLUM HAYATI ve EKONOMİ

1)YAŞAYIŞ

İlçemizde geleneksel toplum hayatı devam eder.Ailenin bütün yükü ailenin reisi olan babanın üzerindedir.Kadın aile reisinden sonra gelir.Babanın ölümü halinde,kadın aile reisi sayılır.Kadın çoğu kez ev işleri ve çocukların yetiştirlimesinde etkilidir.

Normal ailelerde dahi kadın boş zamanlarında ev işleri ya da elişleriyle uğraşır.Dışarıda büro işlerinde(sekreter,memur vb.) çalışan kadın sayısı yok denecek kadar azdır.Çalışanları çoğu öğretmenlerdir.Genelde öğretmen olarak çalışan bayanlarda yabancıdır.Köylerde en ağır yük kadınların omuzundadır.Ekmek yapar, çamaşır yıkar,su taşır,yemek pişirir,çocuğa bakar,hayvanlara bakar….Ailede çocuk sayısı da oldukça fazladır.Çocuk sayısının fazla olmasının sebeplerinden biri de feodal bağların ilçe genelinde hala hüküm sürmesinden ileri gelir.

İlçenin geçim kaynağı tarım ve hayvancılığa bağlıdır.Bu durum yörenin kültürel yapısını da etkilemiştir. Geleneksel değerler,inanışları ve töreleri derinden etkiler.Beslenme şekillerinden kıyafetlere kadar bütün kültürel davranışlar kırsal hayat şeklinin izlerini taşır.

Diyadin ve çevresinde görülen önemli bir toplumsal özellik ise dışa kapalılıktır.Aşiret topluluklarının bugün bile toplumsal ve ekonomik açıdan kendi kendilerine yetme durumunda olmaları,ilçede hayatı durgunlaştırmakta ve ilçenin çevre ilçe ve illerde bağlantılarını zayıflatmaktadır.

İlçede;İslam dininde olmayan fakat dine bağlıymış gibi algılanan batıl inanışlar yaygındır.Bunun en büyük sebebi eğitimsizliktir.

Yörede aşiret örgütlenmesi katı kurallara bağlı değildir.Kimse kendi aşiretine bağlı insanlara bu olguyu zorla kabul ettirmeye çalışamaz.Bu anlamda birey tamamen özgürdür.Fertler kültür değerleri açısından topluma sıkı sıkıya bağlıdır.

Geçmiştem günümüze devam eden gelenekler şimdi de toplumun olmazsa olmazı olarak kendisini göstermektedir.Örneğin ölümlerde,düğünlerde,sünnetlerde vb.herkes üstüne düşen geleneksel yaptırmları eksiksiz olarak yerine getirir.Bu durum ilçe insanının arasındaki bağı oldukça güçlendirmektedir.

2)GEÇİM KAYNAKLARI ( TARIM VE HAYVANCILIK )

 Diyadin ekonomisi önce hayvancılığa sonra da tarıma dayalıdır.Hayvancılık ve hayvan ürünleri,ilçe ekonomisinin temelini oluşturur.Halk geçimini hayvan beslemekle sağlar.Tahıl,ihtiyacı karşılamak için ekilir. Dağlık yerlerde kurulmuş köylerde hayvancılık,düzlük alanlara yerleşmiş az sayıdaki köylerde de tarım ağır basar.Kısmen şeker pancarı üretimi yapılır.Murat nehrinin çevresindeki düzlükler tarıma daha elverişlidir.  

İlçede meyve sebze yetiştirilemez.En çok canlı hayvan,yün,deri,yağ ve peynir satılır.Bunların bir kısmı Ağrı'ya getirilerek pazarlanır.Daha önceki yıllarda M.T.A. tarafından ilçenin 35 km güneyinde kükürt rezervleri tespit edilmiştir.Çok sayıda koyun beslendiği için halı ve kilim dokumacılığı yaygındır.

Doğal zenginlikleri ve hayvan potansiyeline rağmen,bitişiğindeki Doğubeyazıt ile ekonomik yönden zıtlık gösterir.

En önemli geçim kaynağı hayvancılık ve ürünleri olmasına rağmen;verimsiz yerli ırkların et ve süt verimleri oldukça düşüktür.

Toprak ürünleri ikinci sırada yer alır.Yıllık 19 ton buğday,11 ton arpa üretilmektedir.Ancak entansif tarım yapılmaması ve sulama alanlarının zayıf olması üretimi düşürmektedir.Üretim ancak,ailenin ihtiyacını karşılayacak seviyededir.Ekonomik bakımdan ilçemiz geri kalmış olup gelişme gösterememiştir.Tek gelir kaynağı tarım ve hayvancılıktır.Az miktarda patates ekimi de yapılmaktadır.Aslında toprak patates ekimine çok elverişlidir.Murat Nehri ilçemiz topraklarının büyük bir potansiyele sahip olmasına zemin hazırlamıştır.Proje aşamasında olan Murat Barajı çalışmaları neticelendirildiğinde tarım sektöründe büyük bir canlılık olacaktır.Başta şeker pancarı üretimi olmak üzere tarımsal verim artışı beklenmektedir.Özelikle Jeotermal projesinin durumu niteliğindeki seracılık projesinin hayata geçirilmesi ilçe ekonomisine büyük katkı sağlayacaktır.

agri-diyadin6

Diyadin'deki kapılcalar da ekonomiye az da olsa katkıda bulunmaktadır.Özellikle yaz aylarında iç turizmde büyük bir canlılık yaşanır.Komşu il ve ilçelerden gelen konuklar kaplıcalar bölgesinde bulunan otel pansiyon ve çadırlarda ağırlanır.

Kaplıcaların çeşitli hastalıklara iyi gelmesi(romatizma,cilt hastalıklarıvb)ilçeyi daha da cazip hale getirir.İlçemizde bulunan Meya Mağaraları,Toklucak Kalesi,Hacıhalit Köyü Gölü gibi doğal güzellikler ve tarihi yapılar gerekli çalışmalarla ilçe turizminde önemli bir yere sahip olabilir.

İlçemizde yapılmış olan kükürt(Kuru Buz) fabrikası ile ilçe girişinde bulunan jeotermal otelin kapalı olması veye gerektiği gibi işletilememesi ilçe ekonomisini büyük ölçüde etkilemektedir.

Yedi yıl önce temeli atılıp yapımına başlanan Diyadin Sanayii Sitesinin tamamlanamaması bu alanda yetişmiş olan gençlerin,ekonomiye kazandırılmamalarında etkili olmaktadır.Sanayi sitesinin tam anlamıyla faaliyete geçmesi durumunda mevcut çalışanların daha rahat bir çalışma ortamına kavuşacağı ve gençlere, meslek edindirmeye yönelik katkı sağlayacağı düşünülmektedir.      

Ayrıca sanayinin içinde olması gereken iş sahiplerinin ilçenin değişik yerlerinde mekan sahibi olmaları bu alanda hizmet vermelerini güçleştirmektedir.

İlçede bayanların ekonomiye katılımları hemen hemen yok gibidir.Bunda ilçede hakim olan gelenek, görenek,örf ve adetler etkili olmaktadır.Herhangi bir iş kolunun olmaması ise gençlerin zamanlarını ya kahvehanede geçirmelerini ya da iş imkanı bulunan illere göç etmelerini zorunlu hale getirmiştir.

EĞİTİM VE ÖĞRETİM

Okul Öncesi Eğitim

İlçemizde özellikle son yıllarda bazı okulların kendi bünyesinde yapmış olduğu çalışmalar sonucu okul öncesi eğitim yaygınlaşmaya başlamıştır.Fakat bu uygulama bütün okullarımızda görülmediği için yetersiz kalmıştır.

Okulların norm kadrosunda ana sınıfı öğretmenlerinin olmayışı bu yetersizlikle başlıca sebep olarak görülebilir.okul öncesi eğitim faaliyetlerini sürdüren okullar ise bu açıklarını meslek liselerinin okul öncesi eğitim bölümlerinden mezun olmuş lise düzeyindeki sözleşmeli usta öğreticilerle karşılamaya çalışmaktadır.gİlçemizde okul öncesi eğitime yönelik herhangi bir Ana Okulunun ve kreşin olmayışı ve okul öncesi eğitimin ilçe insanı arasında yaygın olmaması(hatta gereksiz olarak değerlendirmesi) çocukların bu eğitimden yoksun kalmasına sebep olmaktadır.

Sonuç olarak,son yıllarda Okul Öncesi Eğitim geleniğinin yaygınlaşıp görülmeye başlanması eğitim açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilmektedir.

İlçemizde İlköğretim ve Orta Öğretim

İlçemizde eğitim ve öğretim etkinlikleri okul öncesi eğitim,ilköğretim,orta öğretim ve örgün eğitim düzeyinde devam etmektedir.

Ağrı ili ve bağlı diğer ilçeler arasında eğitim-öğretim seviyesinin ve başarının en yüksek olduğu yer Diyadin ilçesidir.

Milli eğitim teşkilatı ilçemiz kuruluşundan bu yana ilköğretim müdürlüğü olarak 1985 yılına kadar devam etmiş bulunmaktadır.

01.01.1985 tarihinden sonra İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü invanını almıştır.İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüz,İlçe Kaymakamlığına bağlı koordineli bir şekilde çalışmalarına devam etmektedir.

 İlçemizde ilk ve orta dereceli okullar öğrenci mevcudunun fazlalığı ve bina yetersizliğinden dolayı genellikle ikili öğretim (Sabahçı ve öğlenci) yapmaktadır.Köylerimizdeki okulların yetrsiz olması sebebiyle yapılan taşımalı eğitim merkezdeki oklulları yüküne yük katmaktadır.

Örgün Eğitim(Halk Eğitim)

ilçemizdeki Örgün Öğretim Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünce açılan kurslarla devam etmektedir.ilçemizde Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü 1983 yılında hizmet vermeye başlamıştır.

Müdürlüğün kendisine ait hizmet binası yoktur.Hükümet Konağı'nın 4. katında hizmet etmektedir.  

turkyo-epson-yazıcı

 

EPSON STYLUS Photo R1400

No tags for this post.

Leave a Reply