Başka Dillere Tercüme

EnglishFrenchGermanItalianPortugueseRussianSpanish

Giriş

Türkiye'nin illeri

Genişlet | Daralt

Bumerang

Bumerang

Web Tasarım Kampanya

 

mersin-tarsus

Doğal Yapısı

JEOLOJİK DURUM

Tarsus aşağıda gösterilen Jeolojik zamanlara ait formasyonlardan teşekkül etmiştir.

a) Kuaterner – Dördüncü zamanlara ait kalker tüflerinden (Traverten) meydana gelen bu oluşmalar kolaim karbonat ihtiva eden yer altı sularının satha kadar çıkarak teressüb etmesiyle diajenik bir tarzda teşekkül etmiştir. Söz konusu teşekkülat İçel iline bağlı erdemli kasabasından başlar: Adana ilinin kuzeyinde kurttepe mevkiine kadar bir şerit halinde uzanır. Bu teşekküle genellikle kalış adı verilmektedir. Sarımsı, gri ve beyaz renkte olan bu kalker tüfü (traverten) yapı temelli zemini bakımından sağlam ve en uygun alandır.

b) Alüvyonlardan meydana gelen sahalar genellikle berdan çayının bıraktığı çökeklerdir. Bu teşekküller kil, kum, çakıl karışımından ibaret olup ovaya doğru inildikçe alüvyonların kalınlıkları artmaktadır. Orta sıklıkta bir yapıya sahip bulunan alüvyonlar, yapı temeli zemini bakımından uygun mütelea olunurlar.

c) Alüvyon üzerinde eski moloz örtüşü sahalar alüvyonlardan ibaret olup, Bu sahalar      üzerin de eski bir moloz dolgusu bulunmaktadır. Tarsus eski bir belde olduğundan evvelce burayayerleşmiş olan milletlere ait kalıntı ve anıtlara rastlanmaktır. Bu sahalar yapı temeli zemini bakımından uygundur. Ayrıca söz konusu sahalar üzerinde moloz dolgusu bulunduğundan yapı temellerinin sağlam zemine oturtulması gerekmektedir.

DEPREM DURUMU

Etüt alanı sismik bakımından 3. dereceye alınmıştır. Zira Adana'nın doğusunda, Kadirli Misis üzerinden geçen Kuzey – Güney istikametinde uzanan aktif fay hattının tesir sahası içerisinde kalmaktadır. Tarsus'ta yapılacak yapıların deprem yönetmeliği esaslarına göre uyulması gerekmektedir.

Coğrafi Konumu

Mersin'in doğusunda yer alan Tarsus, ilin en büyük ilçesidir.Doğuda Pozantı ve Karaisalı (Adana), Batı da Mersin, Ulukışla (Niğde), Ereğli (Konya) ilçeleri, güneyde Akdeniz ile çevrilidir.

ÜLKE VE BÖLGESİNDEKİ YERİ

İdari Bölünüş ve Coğrafi Yapısı

Tarsus, ülke güneyinde, Akdeniz bölgesi'nde, Mersin iline bağlı bir ilçe merkezidir. Mersin ili, Akdeniz bölgesi'inin, Çukurova bölümünün batısında yer alır.32,56 ve 35 derece 11 derece doğu boylamları ile 37 derece 01 derece kuzey enlemleri arasın da bulunan il doğu Akdeniz havzası'nın büyük bir bölümünü kaplar. 15.803 km2'lik yüzölçümüyle Türkiye topraklarının %2 sini kaplayan il, doğudan Adana, kuzey doğudan Niğde, kuzey ve kuzeybatıdan Konya, batıdan Antalya ile çevrelenmiş durumdadır.

Güneyden Akdeniz ile kuşatılmış bulunan il, kuzeyden Batı ve Orta Toros dağları'nın yüksek plato ve zirveleriylei Anadolu'nun iç kesimlerinden ayrılmaktadır. 1990 yılı nüfusu 1.266.995 kişi olan ilin merkez ilçe dahil; anamur, Aydıncık, Bozyazı, Çamlıyayla, Erdemli, Gülnar, Mut, Silifke ve Tarsus olmak üzere ilçe sayısı 9' dur.

Tarsus merkez ilçeden sonra ilde nüfusça en kalabalık ilçe durumundadır. Nüfus yoğunluğu olarak km2' ye il genelinde 80 kişi düşerken, bu merkez ilçede 309 kişi, Tarsus'ta 144 kişi yi bulmaktadır.

Tarsus; ilin doğusunda konumlanırken, batısında merkez ilçe kuzeybatısında Çamlıyayla ilçesi, doğusunda Adana ili, kuzeyinde Niğde ili ile çevrilidir.

mersin-tarsus2

Tarsus'un Tarihçesi – TARİHİ GELİŞİM

Tarsus' ta 1934 yılları arasında Gözlü Kule Höyüğünde yapılan kazılar bu yörede ilk yerleşmenin Neolitik dönemle başladığı ve Orta Tunç çağa değin kesintisiz sürdüğünü ortaya koymuştur. Kent önceleri Toros adıyla anılmış sonradan bu ad Latince de Tarsus olmuş ve zamanımıza kadar da gelmiştir. Tarsus'u ilk kez kimin kurduğu konusunda çeşitli söylenceler vardır. Bunlar' ın en yaygın olanı, kentin Asur Hükümdarı Sardanapal'ın kurduğudur. Yöreye I.Ö. VII-VII.yy' da geldikleri sanılan Yunanlıların burada bir yer yerleşmeyle karşılaştıkları kesindir.

Bir süre Asur egemenliği altında kalan yöre daha sonra prenslerin, İskender in eline geçti. İskender' den sonra Tarsus, tüm Kilikya ile birlikte Selökin der' in payına düştü. I.Ö. 246'da Mısır yönetimine geçtiyse de bir süre sonra geri alındı. I.Ö. 66 da Kilikya bir Roma vilayeti olunca, Tarsus' ta bunun merkezi durumuna getirildi. Tarsus' a tarihi bir önem kazandıran Cydunus(Tarsus Çayı) o dönemlerde kentin içinden geçmekteydi. Kleopatra ve Romalı komutan Marcus Antonius, Tarsus' a bu ırmak yoluyla gelmişlerdir.

Tarsus Hıristiyanlığın kurucularından Aziz Paul us'un doğduğu kent olarak da önem taşır. Ayrıca ünlü coğrafyacı Strabon I.Ö.I. yy da Tarsus' ta dil bilginleri filozof ve yazarların yaşadığını yazar. Tarsus' un tarihi, Müslümanlığın ortaya çıkışından kısa süre sonra, hareketli bir aşamaya girdi. Miladi 639 Hicri 17 Yılında Müslümanlar Tarafından Feth edilmesi ile Tarsus, Bizanslılardan Müslümanların eline geçmiş oldu. Tarsus Müslümanların Feth etmesi ile beraber çok sayıda el değiştirmiştir. Ta ki Hicri 761 / Miladi 1360 Yılına kadar bu el değiştirmeler olmuştur. Abbasi ve Emeviler dönemlerinde Özellikle Halife Memun döneminde Tarsus kentinde ilmi çalışmalara çok önem kazandırılmıştı.

965' te Bizanslılara geçen Tarsus bu dönemde Antakya Prensliğine bağlandı. 1083 yılında Anadolu Selçuklu Devletinin Kurucusu Süleyman Kutalmış tarafından Feth edilmişti. 1133'te Ermeni Prenslerinden Leon' un eline geçti. 1137' de Bizans imparatoru Yoannes Komneos, Tarsus' u geri geri aldıysa da, 1172 – 1173' te yöre yeniden Ermeni egemenliğine girdi.

Tarsus, 1300.yy 'dan sonra Memluklar' in ve zaman zaman da Ramazanoğulları ile Dulkadiroğluları beyliklerinin yönetimine geçti. Hicri 761, Miladi 1360 yılı Temmuz-Ağustos aylarında Memlükler, Ramazanoğulları ve Dulkadiroğulları beyliklerinin yardım ve teşvikiyle Halep ( veya Şam ) valisi Seyfeddin Bay Demir-el Harizmi'nin komutanlığında bir daha Ermenilere bırakılmayacak şekilde Tarsus tekrar alınır. 1516 da ise, Yavuz Sultan Selim' le Osmanlı topraklarına katıldı.

Tarsus 1571 de Kıbrıs Eyaletine bağlı bir sancak merkezi olduysa da, bir süre sonra Adana eyaleti sınırlarına alındı. 1832 de Osmanlı güçlerini yenen mısırlı İbrahim paşa, Adana ve çevresini ele geçirdi. 1839 da yeniden Osmanlı topraklarına katılan Tarsus, 1867 de Halep vilayeti Adana sancağının 1877 de ise Adana vilayeti Adana sancağının bir kazası oldu.

Şemsettin Sami Tarsus'a İlişkin Şunları Yazmaktadır : Adana vilayetine bağlı Mersin Livasının bir kazasıdır. ( 1900 yıllarında ki kayda göre ) Kentin, 31 camisi, 19 medresesi 2 tekkesi, çeşitli dinsel topluluklara bağlı 5 kilisesi, ( 2007 de ise 1 kilise vardır ) 1 bedesteni, 10 hanı, 2 hamamı 24 okulu, 7 değirmeni ve 6 pamuk fabrikası vardır. Tarsus, Namrun ve Gülek nahiyeleriyle 180 köyden oluşur. Tüm nüfusu 41606' dır ( 2007 Genel Sayımına göre 229.921 ) Nüfus'a Sahiptir.

mersin-tarsus2

Ali Cevad ise Tarsus' u Şöyle Anlatır : Kazanın Kusdemir, Kusun, Canip şehir, Namrun, Ulaş, Gülek ve Tekeler aslı 7 nahiyesi ve 161 köyü vardır. Kazanın tüm nüfusu 40410 dur. Mersin 1888' de Adana' ya bağlı bir sancak olunca Tarsus' ta bunun tek kazası olarak yönetsel durumunu korudu. I. Dünya Savaşı sonrasında Fransız işgaline uğrayan Tarsus da buna bağlı bir ilçe merkez durumuna geldi. Tarsus Müslümanlar içinde mukaddes bir şehirdir.

Tarsus' ta bir çok kutsal abideler vardır. Danyal Peygamber' in Kabri Tarsus' ta dır. Makam Cami'sinde. Miladi 633, hicri 218 yılında Halife Memun Bizanslılarla Savaşmak için Tarsus'a geldiğinde, bu gün Şeker Pınarı diye bilinen yerde yemiş olduğu yemekten zehirlenerek Vefat edince Ulu Caminin doğu kısmında bulunan Babası Halife Harun Reşit'in sadık hizmetkârı olan Hakan'ın evine defni yapılmıştı. Bu gün Halife Memun'un Kabri, Şit ve Lokman a.s Makamları Ulu Cami de bulunmaktadır. Bilâli Habeşi'nin de Makamı var, ayrıca adına bir de küçük mescit yaptırılmıştır. Küçük Minare Cami Avlusunda ise Tarsusta 18 yıl Kadılık Yapan Kasım bin Selam'ın, A.Kadir Geylani'nin Torunu, ve Tolunoğulları Devleti hükümdarı Ahmet b. Tolun'un Kabri bulunmaktadır.

Tarsus' un geçmişi ne ait bilgilerin ilmi bir şekilde derlenip ortaya çıkarılması Arkeolog ve tarihçelere düşen bir görev olmaktadır.

Ekonomisi

Tarsus, günümüzde Mersin'in ticaret ve sanayi merkezidir.Tarsus'un ekonomisinde tarım önemli gelir kaynağıdır. 202.400 hektarlık toprağının 104.902 hektarı tarım arazisi, 62.786 hektarı orman ve fundalık, 4.080 hektarı çayır ve mera, 30.632 hektarı tarım dışı arazidir. Tarım alanlarının büyük bölümünün sulanması, gübrelenmesi ve yeni tekniklerin uygulanması ile toprağın verimi artılmakta, ürünler iyi değerlendirilmektedir.

Mersin ilinin en verimli ve en geniş tarım arazisi, Tarsus'un ovalık yöresindedir. Bununla beraber iklimin tarıma elverişli olması bu arazilerde her çeşit tarımın yapılmasını sağlamaktadır. Ovalık arazilerde de, ilkbaharda turfanda sebze ve meyveler, daha sonra sebze, kiraz ve üzüm ekilmektedir.

Kış mevsiminde ise portakal, mandalina ve limon meyvelerinden başkakışlık sebzeler ekilir. Pamuk, susam ve soya gibi yağlı tohumlu bitkilerden tahılların her çeşidine kadar tarla ürünlerinin ekimi bu verimli arazilerde yapılır.

Tarsus'un bazı köylerinde kurulan sığır ıslah istasyonlarında çok verimli Holstayn tipi sığırlar yetiştirilmektedir.

Sanayi yönünden de Mersin'den sonra gelişmiş ilçesi Tarsus'dur. İlçe'nin tarım ürünlerini değerlendiren sanayi kuruluşları dışında, ülke ekonomisi için önemli olan tarım aletleri, makine yedek parçaları, takım tezgahları yapan fabrikalar, şekerli yiyecek imalathaneleri, tuğla ve seramik fabrikaları vardır.

mersin-tarsus3

Kültürel Yapısı

Kleopatra Kapısı

Antik Çağın büyük metropolleri arasında yer alan şehrin surlarından Dağ kapısı,ve Adana Kapısından başka geriye kalan tek kalıntıdır.Günümüzde birkaç kez onarım geçiren bu tek girişli kapı,büyük ihtimalle daha eski bir kapının üzerine Bizans döneminin başlarında inşa edilmiş olmalıdır.Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Tarsus'u anlatırken bu kapıdan "İskele Kapısı" adıyla söz etmektedir. Kapının yapımında Horasan harcı kullanılmıştır.Kapının kenarı at nalı şeklinde ve yerden yüksekliği 6.17 m,derinliği ise 6.18 metredir.Tarsus'un 18.yüzyıl sonralarına kadar oldukça sağlam kalan üç kapılı surları,1835 yılında Mısırlı İbrahim paşa tarafından yıktırılmış ve sadece iki ayak üzerinde tek kemerli deniz kapısı kalmıştır. Mısır'ın ünlü Kraliçesi Kleopatra'nın sevgilisi Romalı Antonyus ile Tarsus'ta buluşmak üzere geldiklerinde,o zamanın Limanı olan Gözlü Kule'de büyük bir törenle karşılanmışlar ve Deniz Kapısından Şehre geldiği söylenir.Bu sebeple Deniz kapısına Kleopatra Kapısı'da denilmektedir.

Donuktaş

Horasan harcı ile yapılmış olan anıt, bir mabet hissini vermektedir. Araştırmacı Langlos ise buranın Asur kralı "Sardonapol"a ait mezar olduğunu kaydet mektedir.Ancak Tarsus'ta ki en eski anıt diye bilinen Donuktaş 'ın kim tarafından ve ne olarak yapıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Donuktaş ilçenin güney doğusun  da Tekke mahallesinde bulunmaktadır.

Gözlü Kule

Eski bir höyük olan bu yerden bir çok devirlere ait eserler çıkarılmıştır.  1934 – 1949 yıllarında Miss Hety Goldman tarafından yapılan ilmi araştırmalardaburanın Kalkotilik, Hitit, Helenistlik, Roma ve İslam medeniyetlerine sahne olduğu anlaşılmıştır.-

Jüstinyen Köprüsü

Roma imparatoru Jüstinyen tarafından yaptıe arılan bu köprü baş köprüsü diye anılmaktadır. 

Eshab-ı kehf Mağarası (Yedi Uyurlar)

Eshâb-ı Kehf

Dünya'nın birçok yerinde makamı bulunan "yedi uyurlar" inanışının merkezi Tarsus'taki Eshâb-ı Kehf Mağarasıdır. Eshâb-ı Kehf, mağara arkadaşları manasına gelmektedir. Tarsus eşrafından yedi imanlı genç ve bir köpeğin birlikte sığındığı bu mağara devrin putperest kralının zulmüne karşı direnişin timsali olmuştur. Kur'an-ı Kerim'in Kehf suresinde geçen kıssaya göre Yemliha, Debernuş, Kafeştatayyuş, Makselina, Mernuş, Mislina, Şazenuş ve köpekleri Kıtmir bu mağarada 309 yıl uyumuşlardır. Uyandıkları vakit Yemliha'nın ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla Tarsus'a gönderilmesi neticesinde hadise ortaya çıkmıştır.Mağara, Tarsus'un kuzeybatısında 14 km mesafede, Dedeler Köyü yakınında bulunmaktadır.Hıristiyanlarca da kutsal kabul edilen mağaraya 15-20 basamaklı merdiven ile inilip çıkılmaktadır. Ayrıca yöremizde anlatılan bir efsaneye göre Karacoğlan, Eshâb-ı Kehf mağarasına girmiş, bir daha çıkmamıştır.Bu itibarla Karacoğlan'ın gerçek mezarının nerede olduğu bilinmemektedir.

Eshab-ı Kehf Mağara Girişi

Altından Geçme

Bir Roma Hamamının toprak üstünde kalan bir kısmıdır. Eski cami yanında bulunan bu harabe nin kemer kısmı geçit olarak kullanıldığından, halk dilinde  "Al-tından Geçme" diye anılmaktadır. 

mersin-tarsus5

Saint Paulus kuyusu

Tarsus' ta doğmuş olan St Paul'un Hıristiyanlık aleminde önemi büyüktür. St Paul' e ait olduğu söylenen kuyunun şifalı olduğuna inanılmaktadır. Bir çok turistin uğrak yeri olmaktadır. 

Şelale İskender Hamamı ve Roma Mezarı

Büyük İskenderin İran ve Hint  seferine giderken Tarsus'a uğradığı ve bir müddet burada kaldığı bilinir. Şelale  civarında Roma'lılardan kalma bir mabed harabesi ve şelalenin döküldüğü yerde  mağara (Nekropol) mevcuttur. Gine Romalılardan kalma su yolları ve kanalizasyon'lara rastlanmaktadır.

Eski Camii

Çarşı başındaki bu camii aslında bir ermeni kilisesi olarak inşa edilmiştir. M.S. 1102 yılında St Paul katedrali olarak inşaa edildiğide söylenmektedir.

Ulu Camii

1579 yılında Ramazan oğulların' dan piri paşa'nın oğlu İbrahim bey tarafından yaptırılmıştır. Camii nin yanındaki tek serafeli minare ise camiden 217 yıl önce inşaa edilmiştir. Camii ' nin doğu kısmına bitişik türbede Hz. Şit, Lokman Hekim, Halife Memun'un mezarları vardır.

Saat Kulesi

Ulu Camii'nin yanında bulunmaktadır.

Kırk Kaşık İmarethanesi : Ulu camii civarında olup,XVI yy' da Ramazanoğlu ibrahim bey tarafından yaptırılmıştır. Uzun yıllar aşevi ve medrese olarak kullanılmıştır.

Eski Hamam

1786 da Ramazanoğullarınca yaptırılmış eski hamam için birde efsane söylenmektedir. Yılanlar Sultanı Şah Meran'ın başı bu hamam'ın halvet odasın  da kesilmiş ve kanlar duvara sıçramış, bu gün duvarda görülen kırmızı lekelerin buna   işaret ettiği söylenmektedir. 

mersin-tarsus6

Tarsus Müzesi

1557 de inşa edilmiş olan Kubat Paşa Medresesi uzun süre harab bir durumda iken essaslı onarılmış ve 1970 de müze haline getirilmiştir.

Makam' ı Şerif Camii

Şehir merkezinde bulunan camii 1650 de inşaa edilmiştir.

 

Melik Tahir Camii (Küçük Minare)

Eskiden kalma içinde iyi durumda kalabilen bu yapıda 1873 te inşaa edilmiştir. Bunların dışında inşaa tarihleri bilinmeyen Yeni  Hal Camii, Bilal-i Habeşi mescidi. Demirkapı (Güzeyloğlu) camii, iskiliç Kemal Paşa camii gibi eski dini yapılar hala kullanılmaktadır.   

İklim, Bitki Örtüsü

Mersin il alanı itibariyle iklim yörelere göre farklılık göstermektedir. İlin kıyı kesimlerinde(ki buna Tarsus dahil) Akdeniz iklimi, iç kesimlerinde ise karasal iklim hakimdir.

Tarsus'un iklimi tipik akdeniz iklimi olup yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır.Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü meteroloji istasyonu verilerine görebölge ye düşen 46 yıllık yağış ortalaması 616.7 mm'dir.

Ortalama yıllık yağış miktarınınyaklaşık %78 i Kasım ile Mart ayları arasın da % 22'si Nisan – Ekim ayları arasında meydana gelmektedir. Söz konusu meteroloji istasyonu verilerine göre elde edilen ortalama yağış değeri Tablolarda verilmiştir.

Devlet Meteroloji İşleri Genel Müdürlüğü (DMİ) den Adana ve Mersin için saptanan standart zamanlardaki maksimum şiddetli yağışlara ait tekerrür analiz hesapları incelenmiş Tarsus için Mersin değerinin kullanılması uygun bulunmuştur.

Devlet Meterolojisi işleri Genel Müdürlüğü'n den Tarsus için tahmin edilen aylık ortalama en yüksek ve en düşük sıcaklık değerleri tablolarda gösterilmiştir.

turkyo-apple-pc

 

iMac 21.5"" Core i3 3.2GHz/4GB/1TB/Radeon HD 5670/SD

No tags for this post.

Leave a Reply