Başka Dillere Tercüme

EnglishFrenchGermanItalianPortugueseRussianSpanish

Giriş

Türkiye'nin illeri

Genişlet | Daralt

Bumerang

Bumerang

Web Tasarım Kampanya

 

isparta-yalvac1

Yalvaç Hakkında

Akdeniz Bölgesi’nde, Isparta İli’nin bir ilçesi olan Yalvaç, doğuda Konya ilinin Akşehir, batıda Senirkent ve Afyon ilinin Çay ilçesi, kuzeyde Sultandağı, güneyde ise Şarkikaraağaç ve Gelendost ilçeleri ile çevrilidir. Isparta’nın kuzey köşesinde yer alan Yalvaç, dağlık alanlarla kaplıdır. İlçenin güney, batı ve kuzeydoğusunda Karakuş Dağları, güneydoğu ve kuzeybatısında da Sultan Dağları bulunmaktadır. Her iki dağ sırası ilçenin kuzeyinde kesişmektedir. Sultan Dağlarının en yüksek noktası Topraktepe (2.519 m.), Karakuş Tepesi de (1.992 m.) ilçe sınırları içerisindedir. Ayrıca ilçe topraklarının güneyini Anamas Dağının (Güllüce) kuzey uzantıları, güneybatı kesimini de Kirişli Dağı engebelendirir. İç kesimlerde de Hoyran ve Gelendost Ovalarının uzantıları olan ovalar yer almaktadır. İlçe topraklarını Hoyran ve Doğanoğlu (Yalvaç) dereleri sulamaktadır. Ayrıca Doğanoğlu deresinin kollarından Sücüllü deresi üzerine de sulama amaçlı Yalvaç Barajının küçük yapay gölü yapılmıştır. Denizden ortalama yüksekliği 1.100 m.dir. İl merkezine uzaklığı 105 km. olan ilçenin yüzölçümü 1.415 km2 olup, toplam nüfusu 88.819’dur.

İklimi; Akdeniz iklimi ile kara iklimi arasında geçiş özelliği taşır. Yazları sıcak ve kurak, kış ayları ise soğuk ve yağışlıdır.

İlçenin ekonomisi, tarım, hayvancılık, su ürünleri, turizm ve el sanatlarına dayalıdır. Yetiştirilen başlıca ürünler, buğday, arpa, şeker pancarı, patates, soğan, baklagiller, haşhaş, elma, armut, üzüm ve kirazdır. Son yıllarda yapılan örtü altı sebzecilikte ise marul, taze soğan, ıspanak, maydanoz, domates, biber, patlıcan ve salatalık yetiştirilmektedir. Hayvancılıkta sığır, koyun yetiştirilmektedir. Ayrıca Ankara keçisi de yetiştirilmektedir. Sanayi çok fazla gelişmemekle birlikte, kiremit, metal eşya üreten, orman ürünleri işleyen ve dericilik üzerine kuruluşlar bulunmaktadır. Halıcılık da ekonomide önemli bir yer tutmaktadır. İlçe topraklarında zengin sayılmayan linyit yatakları bulunmaktadır.

Antik Çağda Pisidia Bölgesinin önemli kentlerinden olan Yalvaç’ın (Antiocheia) oldukça eskiye dayanan bir geçmişi bulunmaktadır. Yörede bulunan Teknepınar Höyük’de (Teknepınar) Geç Neolitik; (MÖ 5500-4500); Kuyucak Höyük (Kuyucak) ve Yarıkkaya Höyük’de (Yarıkkaya) Erken Kalkolitik döneme (MÖ 3000-1200); Kırkuyusu Höyük (Dedeçam), Çamlıca Höyük (Kozluçay), Dörtyol Höyük (Bağkonak), Yağcılar Höyük (Yağcılar), Tokmacık Höyük (Tokmacık), Altınoluk Höyük (Tokmacık), Akçaşar Höyük (Akçaşar), Kurusarı Höyük (Kurusarı), Sücüllü Höyük (Sücüllü), Çamharman Höyük (Çamharman), Ayvalı Höyük (Ayvalı), Terziler Höyük (Terziler), Mısırlı Höyük (Mısırlı), Ağıl Höyük’de (Kumdanlı) Tunç Çağına (MÖ 3000-1200) ait buluntularla karşılaşılmıştır.

Hitit tabletlerinde (MÖ l800-l200) bugünkü Yalvaç’ın da içinde bulunduğu bölgenin adı Pitaşşa olarak geçmektedir. Hitit (MÖ l800-1200), Frig (MÖ 750-690), Lidya (MÖ 690-547) ve Pers (MÖ 547-334) , Makedonya, Seleukoslar, Pergamon Krallığı, Roma ve Bizanslılar yöreye hakim olmuşlardır. Romalılar yöreyi MÖ.102-49 yılları arasında Kilikia Eyaletine, daha sonra da Asia Eyaletine bağlamıştır. Galat Kralı Amyntas, Pisidia ve otoriteyi kurması için M.Ö. 39 yılında bölgeye kral olarak atanmış ve M.Ö. 25 yılında öldürülünceye kadar bu görevini sürdürmüştür. Amyntas’ın ölümünden sonra krallığın toprakları Roma İmparatoru Augustus (M.Ö. 27-M.S. 14) tarafından Galatia Eyaleti haline getirilmiştir. Bu eyaletin sınırları zaman içinde değişmiş olsa da Pisidia bölgesi içinde kalmıştır. Pisidia bölgesinde özellikle İmparator Augustus döneminde Roma egemenliğinin simgesi olan koloni kentleri kurulmuştur. Bunlardan en önemlisi Yalvaç ilçesi içindeki Pisidia Antiokheia kentidir.

 isparta-yalvac2

Sultan Dağları’nın güneyinde, bugünkü Yalvaç’ın yaklaşık 1 km. kuzeyinde kurulmuş olan Antiokheia, bir Seleukos kolonisidir. Kentin kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Kentin Seleukos I (MÖ 312-280) veya oğlu Antiokhos I (MÖ 280-261) tarafından kurulduğu sanılmaktadır. Apameia Barışı sırasında (MÖ 190-188) kent Magnesia ad Meandr’dan (Ortaklar) getirilen kolonistler tarafından kurulmuş ve kente Romalılar tarafından bağımsızlık verilmiştir. Kent bu durumunu MÖ 39 yılında Amyntas yönetimine girinceye kadar korumuştur. MÖ 39 yılından Galat Kralı Amyntas’ın öldürüldüğü MÖ 25 tarihine kadar kralın egemenliği altında kalan kent daha sonra Galatia Eyaleti içine alınmıştır. MÖ 25 yılında İmparator Augustus zamanında Colonia Caesarea adıyla Roma kolonisine dönüştürülen kent bu statüsünü yaklaşık iki yüz yıl korumuştur. Kentin ekonomik durumu MS.III. yüzyılda en üst düzeye çıkmıştır. Bugün kent üzerinde sütunlu cadde, Augustus Tapınağı, Tiberius Alanı, Propylon (Anıtsal Giriş), Roma Hamamı, Nimfeum (Çeşme), Bouleuterion (Toplantı Binası), Tiyatro ve kilise kalıntıları bulunmaktadır. Roma egemenliği M.S. 395’e kadar sürmüş, bu tarihten sonra bölge Bizans topraklarına katılmıştır. Antiocheia MS.III. yüzyılın sonunda kurulan, Pisidia eyaletinin metropolisi olmuştur. Kilise kayıtlarından anlaşıldığına göre kent Bizans döneminde de önemine korumuştur. Bizans egemenliği sırasında 714 yılında Emeviler, 771 yılında Abbasiler tarafından istilaya uğrayan Isparta ve civarı, kısa sürede Bizanslılar tarafından geri alınmıştır.

Malazgirt Savaşı’ndan (1071) sonra Oğuz boyları bölgeye yayılmaya başlamıştır.Ancak Bizanslılar ile Anadolu Selçukluları sürekli çatışmış, Isparta yöresi de her ikisi arasında sürekli el değiştirmiştir.Yalvaç ve çevresinde devam eden Türk Bizans mücadelesi Selçuklu Sultanı II. Kılıçarslan ve Bizans İmparatoru Manuel Komnenos’un orduları arasında yapılan Miryokefalon Savaşını (1176) Selçuklular kazanmıştır. 1300 yıllarında Hamitoğulları Beyliği hakimiyetine giren Yalvaç, beyliğin ikiye ayrılmasından sonra Dündar Bey’in tarafında kalmıştır. İlyas Bey zamanında Yalvaç, Karamanoğulları tarafından ele geçirilmiştir. İlyas Beyin oğlu Kemaleddin Hüseyin Bey de 1380 yılında Osmanlı Padişahı I. Murad ile yaptığı anlaşma sonucunda 80.000 altın karşılığında Yalvaç ve Karaağaç bölgesini, Osmanlı egemenliğine bırakmıştır. Ankara Savaşı’ndan (1402) sonra Osmanlı Devletinin içerisinde bulunduğu zor durumdan faydalanarak Hamidoğulları eski topraklarını ele geçirmişledir. Çelebi Mehmet’in l4l4 yılında Karamanoğulları’ndan bölgeyi tekrar geri almıştır. Bundan sonra Yalvaç ve çevresi merkezi Kütahya olan Anadolu eyaletinin bir sancağı olmuştur. Ancak Osmanlılarla Karamanoğulları arasındaki çekişme sürmüş, yöre her ikisi arasında el değiştirmiştir. Sultan II.Murat döneminde (1421-1451) Yalvaç’ın da içerisinde bulunduğu Hamideli sancağı kesin olarak Osmanlı topraklarına katılmıştır.

XIX.yüzyıl sonlarında Yalvaç, Konya vilayetinin Hamid sancağına bağlı bir kaza olarak yönetilmiştir. I.Dünya Savaşı’ndan sonra Konya’daki delibaş İsyanından Yalvaç da etkilenmiştir. Cumhuriyetin ilanından sonra Isparta’ya bağlanmış ve ilçe konumunu sürdürmüştür.

Yalvaç Tarihi

Tarih öncesi devirlerden başlayarak Yalvaç ve çevresinin önemli bir yerleşim merkezi olduğu görülür. Yalvaç'ta yapılan tarih öncesi araştırmalar sonucunda bir çok yerleşme yeri tespit edilmiştir. Bununla beraber Geç Neolitikten daha eskiye inen bir yerleşme merkezi henüz bulunmamıştı. Teknepınar ve Kuyucak Höyüklerinden elde edilen keramikler, obsidyen ve çakmak taşından yapılmış muhtelif aletler buralarda oldukça yoğun bir Geç Neolitik Çağ yerleşmesinin varlığına tanıklık eder. Yalvaç'ın Kalkolitik çağda iskan gördüğünü Yarıkkaya ve Kayadibi höyüklerinde göze çarpan pişmiş toprak buluntular kanıtlanmaktadır. Dr. Mehmet Taşlıalan'ın Yalvaç'ın Tarihçesi adlı araştırmasında verilen bilgiler Yalvaç'ın Tunç çağında da önemli bir yerleşim merkezi olduğunu göstermektedir. Anadolu'da M.Ö. 3200-1200 yılları arasında tarihlenen Tunç Çağında, Anadolu'nun birçok yerinde ve göller bölgesinin hemen her kesiminde olduğu gibi, Yalvaç yöresinde de çok sayıda yerleşme yeri olduğu yapılan araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır. Elde edilen malzemelerin değerlendirilmesi sonucunda kırka yakın Tunç Çağı yerleşim merkezi tespit edilmiştir. Yalvaç yöresinde ilk ve orta Tunç Çağlarında yerleşme yerlerinin yoğun olmasına karşılık son Tunç Çağında yerleşmenin oldukça azalması dikkat çekmektedir. M.Ö. 546 yılında Lidya Kralı Kroissos'un Pers Kralı Kyros'a yenilmesinden sonra, tüm Anadolu toprakları gibi Pisidia'da Pers idaresi altına girmiştir. Ne var ki Pers işgalini gösteren herhangi bir kanıt, diğer Pisidia şehirlerinde olduğu gibi Yalvaç yöresinde de ele geçmemiştir. Ancak W. Ramsak, Kilikya'dan batıya hareket eden Pers Kralı Xerxes'in M.Ö. 481 yılında Suğla ile Beyşehir göllerinin doğusunda Antiocheia üzerinden geçerek Eğirdir Gölünün kuzeyinde Uluborlu ve Dinar'dan Sardes'e gittiğini yazmıştır. Makedonya Kralı Büyük İskender M.Ö. 334'de başladığı Anadolu seferiyle Pers'lerin egemenliğine son verir. Yalvaç'ın o dönemdeki adı Pisidia Antiocheia olarak geçmektedir. Antiocheia'nın M.Ö. 300-280 yılları arasında l.Antiokhos tarafından Seleukos kolonisi olarak kurulduğu sanılmaktadır. Yalvaç'ın tarih boyunca Menar, Pisidia, Antiocheia, Colonia Caesarea, Tochia ol Antiochia, Colonia Caesarea Antiocheia isimleriyle anıldığı görülmektedir. l.Antiokhos'un ölümünden sonra Antiocheia, Bergama Kralı l.Attalos (M.Ö. 241-197) tarafından alındı. Bergama Krallığı Seleukos'larda sık sık çarpışmaya girdiler. Seleokos'ların eline tekrar geçen bölge M.Ö. 189 yılında Romalıların istilasına uğradı. Romalılar, Bergama Kralı lll. Antiokhos ile barış yaparak aldıkları toprakları Bergama Krallığına verdiler. M.Ö. 133 yılında Bergama Kralı toprakları tekrar Romalılara bıraktı. Bu olaydan sonra Romalılar, "Asya Teşkilatını" kurdular. İmparator Konstantin 311 yılında Hıristiyanlığı serbest bırakmış ve dinin yayılmasına yardımcı olmasıyla, Hıristiyanların büyük şehirlerde birer metropolitliği oluşturdu. Antiocheia’nın da 325-787 yılları arasında muhtelif yerlerde yapılan meclis veya konsüllere bir metropolit ile katıldığı biliniyor. Bu dönemde Antiocheia'ya metropolitlik olarak, Neopolis (Şarkikaraağaç) Sozopolis (Uluborlu) ve Nikopolis bağlı idiler. Hıristiyanlık tarihinin önemli bir olayı da 46 yılında St.Paul ve St.Barnabas'ın Antiocheia’ya gelerek dini yaymak istemeleridir. St. Paul'un Anadolu'ya yaptığı üç seyahatinde Antiocheia’ya uğraması kentin hristiyanlık alemi için oldukça önemli bir yere sahip olduğunu göstermektedir. Bu dönemde Hıristiyan Bizans'ın düşmanı Müslüman Araplar olmuştur. Araplar Anadolu'ya sayısız akın yapmışlardır. Antiocheia’ya yapılan akınların en şiddetlisi, Halife Velid devrinde oğlu Abbas tarafından 713 yılında yapılandır. Yakılan ve yıkılan şehirden binlerce esir alınarak geri dönülmüştür. 1071 Malazgirt Zaferi ile Anadolu Akınlarına başlayan Selçuklu Türkleri zaman zaman bazı toprakları ele geçirmiş daha sonra bırakmak zorunda kalmışlardır. Antiocheia savunmaya elverişli bir merkez olduğundan, l. Haçlı orduları Selçuklu saldırılarına karşı buraya sığınmışlardır. 1101 yılında Bizans'a aittir. Yalvaç (Antiocheia) ve çevresinde devam eden Türk-Bizans mücadelesine rağmen 1176 yılına kadar taraflar birbirlerine kesin üstünlük kuramamışlardır. Önemli bir olayda ll. Haçlı seferleri sırasında olmuş, Fransız Kralı Louis ile Türkler arasında Antiocheia'da yapılan savaşta (1148) Bizanslılar geri çekilmek zorunda kalmalarıdır. 1176 yılında Sultan ll. Kılıçarslan ile Bizans İmparatoru Manuel Kommenos arasında Kumdanlı boğazından yapılan Myriokephalon Savaşı ile Yalvaç kesin olarak Türk egemenliğine girmiştir. Yalvaç bir Türk beyinin adıdır. Malazgirt Savaşından sonra Türklerin Batı Anadolu'ya yayılmaları sırasında, Oğuz boylarından Emir Boyu Yalvaç Bey önderliğinde, Antiocheia'ya yerleşmişler ve kent bundan sonra Yalvaç adını almıştır. 1243 Kösedağı savaşından sonra İlhanlıların kontrolüne giren Yalvaç, 1280 yıllarında kurulan Hamitoğulları Beyliği sınırları içinde kalmıştır. 1380'de l. Sultan Murad zamanında Osmanlı Devleti egemenliğine girmiştir. 1840 yılında kaza olarak Konya'ya bağlanmış, 1864 yılında Belediye teşkilatı kurulmuştur. Yalvaç, Cumhuriyetin ilanından sonra Isparta'ya bağlanmış ve her geçen gün gelişen bir ilçe durumuna gelmiştir.

isparta-yalvac3

Yalvaç Nerede?

Ulaşım

Isparta ili sınırlarındaki Yalvaç, il merkezine 105 km uzaklığında, Süleyman Demirel Havalimanına 121 km uzaklığındadır.

Karayolu:Karayolu ile, Ankara'dan Yalvaç'a, Afyon-Isparta üzerinden gelinebildiği gibi, daha kısa olarak Ankara-Akşehir-Yalvaç güzergahı da seçilebilir.

Demiryolu:Demiryolu ulaşımı için ile Isparta istasyonu ile Eğirdir istasyonu kullanılabilir.

Havayolu: Keçiborlu ilçe sınırlarındaki Süleyman Demirel Havalimanının Yalvaç'a uzaklığı 121 km.dir.

Eğitim ve Kültür

Yalvaç'ta 1921 yılında ortaokul açılmış olduğu ve ortaokul açılmadan önce idadi ve Rüştiye mektepleri bulunduğu bilinmektedir. Yalvaç'ta eğitim öğretim faaliyetleri ülke standartlarına yakın düzeyde gelişim göstermiştir. 1921 yılında zamanın Kaymakamı Abdurrahman bey zamanında inşa edilen ortaokul uzun yıllar ilçeye hizmet vermiştir. 1940 yılına kadar yatılı olan okul, çevrede ortaokul sayısının az olması sebebiyle büyük hizmet vermiştir. İlçede 16.03.1957 tarihinde 69 öğrenciyle özel lise açılmıştır. Özel lisenin açıldığı tarihte Yalvaç ilçesinin eğitim ve öğretim durumuna bakacak olursak şu tabloyu görürüz: Özel lise ortaokul 10 öğretmen 456 öğrenci; Devrim, Alemdar, Gazipaşa, Uyanış ve Salur ilkokullarında 27 öğretmen 1322 öğrenci bulunmaktaydı. Köylerde de 35 ilkokul, 67 öğretmen ve 4166 öğrenci bulunduğu kayıtlardan anlaşılmaktadır. Bugün Yalvaç'taki eğitim durumunu değerlendirdiğimizde büyük atılım içinde olduğunu görürüz. Özellikle son yıllarda Yalvaç’ta Anadolu Lisesi, Anadolu İmam Hatip Lisesi, Teknik Lise, Yabancı Dil Ağırlıklı Lise (Süper Lise) açılması, Atatürk Lisesi'nin Bilgisayarlı Eğitime dahil edilmesi, yeni okul binalarının yapılması, okulların malzeme yönünden desteklenmesi eğitimde hamle sayılacak niteliktedir. Yalvaç ilçesinde ilköğretim kurumu olarak; 32 ilkokul, 15 ilköğretim okulu vardır. Bu okullarda 8179 öğrenci öğrenim görmekte, 304 öğretmen, 11 memur ve 66 hizmetli görev yapmaktadır. İlçe merkezinde bulunan ortaöğretim kurumları ise şunlardır: Atatürk Lisesi ve bünyesinde Yabancı Dil Ağırlıklı Lise sınıfları, Anadolu Lisesi, Kız Meslek Lisesi, İmam Hatip Lisesi, Anadolu İmam Hatip Lisesi ve Çok Programlı Lise bünyesinde; Ticaret Lisesi, Çıraklık Eğitimi, Teknik Lise, Endüstri Meslek Lisesi bulunmaktadır. İlçeye bağlı kasabalarda ise; Körküler, Tokmacık, Kumdanlı ve Bağkonak'ta lise vardır. Yalvaç ilçesi genelinde, ortaöğretim kurumlarında 2373 öğrenci öğrenim görmekte olup, 139 öğretmen, 10 memur, 39 hizmetli görev yapmaktadır. Ayrıca ilçede kurum olarak Halk Eğitimi Merkezi, Öğretmen evi, 2 adet Dershane ve bir adet Sürücü Kursu Milli Eğitime bağlı olarak hizmet vermektedir. Yalvaç Halk Eğitimi Merkezi'nin kendi binasının inşaatı devam etmektedir. Merkez, kasaba ve köylerde, Bilgisayar, kalorifer ateşçiliği, Biçki-Dikiş, Giyim, Makine Nakışı, Kuaför, Trikotaj kursları açılmakta ve genel kültür etkinliklerine yer verilmektedir.

isparta-yalvac4

Ekonomik Durum

Yalvaç ilçesinin gelir kaynakları, geçmişten günümüze tarım, hayvancılık, su ürünleri ve el sanatları olarak sıralanabilir. İlçede ekilebilir tarım arazisini 48.811 hektar olup, bunun 9.939 hektarında sulu, 38.872 hektarında kuru tarım yapılmaktadır. Sulu tarım olarak, meyvecilik, sebzecilik, şeker pancarı, yonca, korunga ve mısır gibi ürünler ekilip dikilmektedir. Meyvecilikte başta elma olmak üzere armut, elma, kayısı, erik şeftaliden 36.954 ton ürün elde edilmekte olup, meyve için toplam ekin alanı 4.100 hektardır. Sebze olarak da başta domates, biber, fasulye olmak üzere 11.170 ton ürün elde edilmekte olup, toplam sebze ekim alanı 900 hektardır. Endüstri bitkileri, şeker pancarı, ayçiçeği, aspir, kuru soğan, haşhaş, patates, sarımsak olarak 28.136 ton ürün elde edilmekte ve toplam 1.147 hektar alanda ekim yapılmaktadır. Yem bitkileri, yonca, korunga, burçak olmak üzere 725 hektar alanda ekilmektedir. Yeşil ot 17.545 ton, kuru ot 1598 ton, tohum ise m 8,5 ton elde edilmektedir. 2100 hektar bağ alanı mevcut olup, 25.125 ton yaş üzüm elde edilmektedir. Kuru tarımda ise hububat ve bakliyat ekimi yapılmaktadır. Hububat (Buğday, Arpa, Yulaf) 21.080 hektar ekim, 55.819 ton üretim; Bakliyat (Nohut, Mercimek, Kuru Fasulye, Fiğ) 18.010 hektar ekim, 26.160 ton ürün kapasitesine sahiptir. İlçede hayvancılık da önemli bir gelir kaynağıdır. 1995 yıl sonu envanterine göre; 18.889 adet Büyükbaş, 110.860 adet Küçükbaş, 50.100 adet kümes hayvanı, 4015 adet arı kovanı mevcuttur. İlçedeki hayvan varlığından; 329.3 ton et, 11.230 ton süt, 89 ton tereyağı, 1353 ton beyaz peynir, 65 ton yapağı elde edilmiştir. Ayrıca 2.800.000 adet yumurta 51 ton bal üretimi olduğu tespit edilmiştir. Eğirdir Gölünün bir bölümünün Yalvaç ilçesi sınırları içerisinde bulunması ilçede balıkçılığı da gelir kaynakları arasına sokmuştur. Hoyran Gölü avlağı Aşağı Tırtar, Taşevi ve Aşağı Kaşıkara köylerinin yüzde yirmisine geçim kaynağı olmaktadır. 1994 yılında bu avlaktan 65.670 kg. levrek ve 3,5 ton Sazan balığı avlanmıştır. Bölgede iki adet su ürünleri kooperatifi bulunmaktadır. Avlanan balıklar bu kooperatifler aracılığıyla pazarlanmaktadır. Ayrıca su ürünleri işleyen özel bir işletme de mevcuttur ve günde 1,5 ton balık işlemektedir. İlçede tarıma, hayvancılığa ve su ürünlerine dayalı orta ve küçük işletmeler vardır. Un imal eden bir adet fabrika ve mahalli değirmenler vardır. Uyaroğlu Un Fabrikası'nın kapasitesi 1300 kg/saattir. Hüyüklü Kasabasında bir adet peynir mandırası mevcut olup, söz konusu mandıra yüzde yüz kapasite ile çalışmakta olup, günde 6 ton süt işleyip 450 kg kaşar peyniri üretmektedir. Eyüpler Köyü Kalkınma Kooperatifi'ne ait günde 2 ton süt işleme kapasiteli bir mandıra vardır. Ancak yılda 40 gün çalışarak 4 ton peynir üretmektedir. El sanatlarının başında gelen işkolu ise Dericiliktir. Pisidia Antiocheia ahalisinin asıl uğraşısı olan ve dış pazarlarda dahi aranan Deri mamulleri bugünde aranan ürünler durumundadır. İlk Yalvaçlılar deriyi ilçenin bugün içinden ve Eğirdir Gölü'ne dökülen Sel Çayı'nda işlerlerdi. Sel Çayı Sultan Dağlarından doğarak yöreye hayat saçarken deri işlemeciliğinde de yararlı olduğu gerçeği ortaya çıkmıştır. Zira Yalvaç'ta pek çok durgun ve akarsu olduğu halde ancak ve ancak Sel Çayı'nın suyu deri işlemesine elverişli oluyordu. Bu konuda da biliyoruz ki Sel Çay'ında bazı kimyasal madde bileşimleri deri işlemeye elverişlidir.

Antiocheia Antik Kenti

Antiocheia; Isparta iline bağlı Yalvaç ilçesinin yaklaşık 1 Km. kuzeyinde ve Sultan dağlarının güney yamaçları boyunca uzanan verimli bir arazide kurulmuş, Pisidia bölgesinin başkentidir. Antiocheia'da Apollonia gibi bir Seleukos kolonisidir.Seleukos soyundan Antiocheia tarafından (M.Ö. 281-261) yıllarında kurulmuştur. Kente kurucunun adına izafeten 'antiocheia' adı verilmiştir.

M.Ö. 25 yılında Pisidia bölgesinde ilk ve en büyük askeri koloninin Imparator Augustus tarafından kurulmasından sonra şehir imparator tarafından bir Roma askeri kolonisi olarak yeniden kurulmuştur. Augustus Antiocheia'ya Roma' dan 3 bin romalıyı getirterek yerleştirmiş, Yedi mahalle ismini bu kente vermiş ve ayrıca yaptığı işlerle ilgili 'res gestae' bir latince metinde bu kente ithaf edilmiştir. Bu nedenle antik Roma kenti ile Antiocheia kardeş bir şehir olarak tarihte önemli bir yere sahip olmuştur. Bizans döneminde özellikle M.S. 1 yüzyıl başlarında St. Paul ve St. Bernabas'in yeni dini yaymak için Anadoluya yapmış oldukları üç önemli misyoner seferinin ilkinde Antiocheia'yi merkez seçmeleri oldukça dikkat çekici olup, bu dönemde de şehir önemini korumuştur.

isparta-yalvac5

Kentin Bölümleri

Şehre ana giriş Batı Kapısından yapılır. Cardo Maximus adı verilen cadde dar ve düz sokaklara açılır. Kent iki ana meydandan (Augustus ve Tiberius) oluşmaktadır.Bu meydanlar şehrin doğusunda ve odak merkezinde bulunmaktadır.

Antiocheia'yı oluşturan tarihi yapılardan surların tamamı 3000 metre civarındadır. Hellenistik Devirde inşa edilen ihtişamlı Surlar, Roma ve Bizans Çağı'nda genişletilerek onarılmıştır. Kentin girişinin güvenliğini sağlayan Batı Kapısı(İ.S. 212) zırh ve silah kabartmaları ile bezenmiştir. Bu kabartmalar antik kentin gücünü simgelemekteydi. Kentin en yüksek kutsal alanına, İmparator Augustus'un adına yapılan ihtişamlı ''Augustus Tapınağı'', mimari tarzının inceliği ile tüm kutsal güçleri canlandırmaktadır. Propylon(Anıtsal Giriş,İ.S.1.y.y.),Augustus Alanı ile Tiberius Alanı'nın kesiştiği yerde konumlandırılmıştır. Tiberius Alanı(i.S.!5-40), Sütunlu Caddenin doğu bitiminde yer almaktadır.Galeride dükkanların yer aldığı bölümlerden bol miktarda cam, pişmiş toprak ve bronz malzeme ele geçirilmiştir.Kentin en önemli bölümlerinden olan Sütunlu Cadde(i.S.1.y.y.), Tiberius Alanına kadar uzanmaktadır. Antik Tiyatro(İ.S.4.y.y.), kent merkezine yakın bir tepenin yamacına inşa edilmiştir.Tiyatro üç ana bölümden oluşmaktaydı. Tiyatro, diğer antik tiyatroların sahip olmadığı 56 metre uzunluğunda, 8 metre genişliğinde bir tünele sahiptir.Tahminen 5.000 kişilik olan Tiyatro kabartma desenlerle bezenmiştir.

 

Kentin kuzey-batı köşesinde yer alan Roma Hamamı(İ.S.1-2.y.y), diğer hamam mimarilerine uygun tarzda inşa edilmiştir. Hamamda, soğukluk, sıcak ve ılık kısımları, soyunma ve servis bölümleri, su testileri ve depolar yer alırlar. Sultan Dağları'nın eteklerinde ve Akropolün batısında yer alan Stadium, Hellenistik Dönemde inşa edilmiştir. Atletizm, güreş ve boks gibi sportif aktivitelere sahne olan yapı fanatikler tarafından tahrip edilmiştir.Gladyatörlerin ve vahşi hayvan oyunlarının oynandığı Stadium, Roma Dönemi için oldukça önemli bir görünüme bürünmüştür.

İnanç Turizminin en önemli değerlerinden, Antiochia'nın ilk ve en büyük kilisesi olan St. Paul Kilisesi, Roma Hamamı'nın 200 metre güneyinde yer almaktadır. Yapı bazilikal planlıdır.Kilisede yapılan araştırmalar, daha önce inşa edilmiş küçük boyutlardaki bir Kilisenin varlığını ortaya çıkarmıştır. Kilisenin taban mozaikleri ile sütunlu bir duvarın görünümü oldukça etkileyicidir.Bu küçük Kilisenin altında da yer alan ve Kiliseden daha küçük boyutta bir Sinagog tespit edilmiştir. Kilisenin içinde çok sayıda mezar ve iskelet kalıntılarına rastlanmıştır. Kilisenin tabanı özel dizaynlı mozaiklerle bezelidir. Kilisede yer alan kitabelerde Optimus Ortodoks liderlerinin adı geçmektedir. Anılan kişi İ.S.375-381 yılları arasında Antiochiea'da piskoposluk yapmıştır.

Antik kentin simgesi olan Su Kemerleri, Roma Çağı'nda inşa edilmiştir. Kentin kuzey yönü boyunca uzanan Su Kemerleri 10 km. uzunluktaki su yolu ile sağlanmıştır. Antik Kente şifalı suları taşıyan su kemerleri aradan geçen binlerce yılın yıkım ve harabiyetine meydan okurcasına dimdik ayaktadır.

Men Kutsal Alanı

Tanrı Men M.Ö.3. binden itibaren ibadet edilen Eski Anadolu Ay Tanrısıdır ve zaman zaman değerli sikkeleri süslemiştir. Men Kültürü'nün en önemli merkezleri arasında yer alan Antiocheia Antik Kenti, Tanrı Men'e sunulmuş pek çok eserle donatılmıştır. Ay Tanrısı Men adına inşa edilen Men Kutsal Alanı, Yalvaç ilçesine 5 km. uzaklıkta inşa edilmiştir. Tapınak M.Ö. 4 yüzyıla tarihlenir. Tapınağın dışında 2 kilise, stadium ve evler yer almaktadır.

Limenia Adası

Yalvaç'a 25 km. uzaklıkta, Hoyran Gölü içerisinde bulunan Limenia Adası, ziyaretçiler için mistik havanın estiği benzersiz bir tarihi mekandır. Adanın etrafı surlarla çevrilidir. Adanın kayalık yamaçlarında bulunan Kaya Mezarları, konumları ve mimari tarzları ile göze çarpmaktadır. Adanın içinde bulunan bir başka tarihi değerde Meryem Ana'ya ait bir Manastırdır.

Kaya Mezarları

Hoyran Gölü'nün hemen yanında yükselen kaya yüzeyinde boyutları farklı kaya mezarları bulunmaktadır. Bunlar arasında alınlıklı olan mezar en ilgi çekici olanıdır. Phrygia kaya mezarlarının farklı biçimlerini burada görmek mümkündür.

Camiler

Devlethan Cami

Kesin yapılış tarihi bilinmemekle beraber 14.yy. eseri olduğu tahmin edilmektedir.

 

 

Yeni Cami

Devlethan Cami'nin hemen önünde yeralan cami 19.yy. eseri olup, yaklaşık kare plana sahiptir.

Eski Hamam

Yalvaç'ın nadide eserlerinden bir tanesi de, Osmanlı geleneklerini yansıtan Eski Hamam'dır.İlçenin Kaş mahalle mevkiinde yer alan Eski Hamam'da, soyunmalık, soğukluk, sıcaklık, su deposu ve külhan gibi bölümler yer almaktadır.

Tokmacık Fosil Yatakları

Tokmacık kasabasında 1994 yılında yapılan kazılarda 9 milyon yıl öncesine ait bir gergedan fosili bulunmuştur. Süleyman Demirel Üniversitesi'nden Prof. Fuzuli Yağmurlu başkanlığında devam eden kazılarda çıkan 9-10 milyon yıl önce yaşamış hayvanlara ait fosiller, 1995 yılında açılan Tortonion müzesinde sergilenmektedir.

Mağaralar

Akar-Donar Mağarası

Dedeçam köyünün 3 km. güney doğusunda Koçyata tepenin kuzey yamacındadır. Dikey ve kuru mağaradır.

Ayı ini Mağarası

Sultan dağlarının güney eteklerinde, Yalvaç'ın kuzey-dogusunda, Nazilli deresinin yukarı bölümündedir. Yatay ve kuru mağaradır. Büyük bir ihtimalle erken Bizans döneminde muhtelif amaçlarla kullanılmıştır. İçerisinde su sarnıçları bulunmaktadır.

Değirmen Önü Mağarası

Kozluçay kasabasının 1 km. kuzey-doğusunda Su geçidi deresinin yakınındadır. Yatay ve kuru mağaradır.

turkyo-eizo5

 

EIZO® ColorEdge SX2462WFS-BK

No tags for this post.

Leave a Reply