Başka Dillere Tercüme

EnglishFrenchGermanItalianPortugueseRussianSpanish

Giriş

Türkiye'nin illeri

Genişlet | Daralt

Bumerang

Bumerang

Web Tasarım Kampanya

isparta-egirdir1

EĞİRDİR TARİHİ

Eğirdir ve çevresinin Arzava Krallığı M.Ö. 2000-1200 döneminden beri meskun olduğu buluntulardan ve kayıtlardan anlaşılmaktadır. Eğirdir Gölü güney ucu merkez olmak üzere Burdur Gölüne kadar olan bölgeye İlkçağda Askania adı verildiği sanılmaktadır. Eğirdir Gölünün güney ucu kıyıları kuşkusuz bölgedeki ilk kentçiklerden birinin ya da birkaçının yeriydi.

Bu yöreye Luwi uygarlığı çağında Askawana yani Ada Ülkesi adı verilmiştir. Yöre, Arzava Krallığından sonra M. Ö. 1200 yıllarında Friglerin egemenliğine girdi. Daha sonra M. Ö. 687-547 yılları arasında Lidyalılar tarafından işgal edildi. Eğirdir kentinin Lidyanın son hükümdarı Kroisos B.Ö.560-547 tarafından kurulduğu ve ilk adının da Krozos olduğu sanılmaktadır. Şehrin iç kalesi de Lidyalılar tarafından inşa edilmiştir.

Eğirdir M. Ö. 540 yılında Pers İmparatorluğu tarafından zapt edilmiş yaklaşık 200 sene adı geçen imparatorluğun egemenliğinde kalmış daha sonra Seleukos egemenliği altına girmiştir. Yöre Seleukoslar tarafından M.Ö. 188 yılında Apamea (Dinar ) antlaşmasıyla Romalılara bırakılmıştır. Roma döneminde Prostanna adıyla anıldığı görülmektedir. Prostanna bugünkü şehrin güneybatı kısmında Camili Yaylada yer alıyordu. Kent Ptolemaiosda Orta Pisidiada Hierocleste Timbriada ( Mirahor ) ile Konane (Gönen) arasında gösterilmektedir.

Prostannanın M.Ö. 1. yüzyıldan itibaren görülmeye başlayan ve M.S. 214 e kadar basıldığı bilinen sikkelerinde bugün Eğirdir Sivrisi olarak bilinen Viarus dağının kabartması yer alıyordu. Prostanna ile ilgili en eski belge Asia eyaletlerinden bir quaestor propraetor şerefine dikilen ve M.Ö. 113 yılına tarihlenen bir kitabedir. Roma dönemine ait olan ve Eğirdir in Bedre köyü yakınında bulunan bir sınır taşı da Parlais ile Prostanna arasındaki sınırı belirlemektedir. Prostanna ile Limnai ( Hoyran ) Hristiyanlığın önemli merkezleriydi. 381 yılından sonra her iki piskoposluk birleştirilmiştir. Eğirdir ve çevresinde 395 te Bizansın egemenliğine girmesinden sonra şehrin orta çağda Akroterion şeklinde

isimlendirildiği görülmektedir. Akroterieon, Hellen dilinde herhangi bir nesnenin en uçtaki ya da en üstteki bölümünü anlatır. Kentin böyle adlandırılması arkasındaki Eğirdir Sivrisinin tüm yörede göze çarpan doruğundan kaynaklanıyordu.

Bizans egemenliğinin son dönemlerinde şehrin adı Akrotiri olarak geçiyordu. Eğirdir Bizansın Anatolikon Theması sınırına dahildi. Yöredeki ilk Türk yerleşiminin 1071 den birkaç yıl sonra gerçekleştiği sanılmaktadır. 1097 Dorilaion ( Eskişehir ) Savaşından sonra Türk boyları Haçlı – Bizans baskısı altına Anadolu içlerine çekilmişlerse de kısa bir süre sonra 1176 Myriokafolon zaferiyle yeniden çevreye yerleşmeye başlamışlardı. Anadolu Selçuklu hükümdarı 3. Kılıçarslan 1204 yılanda çevredeki şehirlerle birlikte Eğirdir i de Selçuklu egemenliği altına aldı. Şelçuklu sultanlarının doğal güzellikleri sebebiyle yaklaşık olarak 75 yıl sayfiye şehri olarak kullandıkları Eğirdir in bu dönemde Cennetabad olarak isimlendirildiği bilinmektedir.

Anadolu Selçuklu Devletinin sona ermesinden sonra Teke Türkmenlerinin İğdir boyuna mensup olan Felekeddin Dündar Bey Hamidoğulları Beyliğini kurdu ve önce Uluborluyu daha sonra 1310 yılında Eğirdir i beylik merkezi yaptı. Eğirdir 1324 – 1327 arasındaki 3 yıllık İlhanlı egemenliği dönemi hariç tutulacak olursa 1391 yılına kadar 78 yıl süreyle Hamidoğulları Beyliğinin başkenti olmuştur. Hamidoğulları döneminde Eğirdir e hakim olan ahi kültürü İbni Batuta tarafından şehri çok nüfuslu güzel çarşı ve pazarları olan iyi sulanmış meyve bahçeleriyle çevrili olması buraya gelen yoların kolay savunulabilmesi sayesinde Eğirdir Hamidoğulları gibi küçük bir beyliğin egemenliği döneminde parlak bir hayat sürmüştür. Hamidoğulları Beyliğinin sonla ermesi ile Eğirdir beyliğin diğer topraklarıyla birlikte Osmanlı egemenliğine geçti.Osmanlıların ilk egemenlik dönemi çok kısa sürdü. Timur Ankara Savaşından sonra Anadolu yu istilası sırasında Eğirdir e gelerek kendisine boyun eğmeyen şehri ve halkın sığındığı Nis Adasını kuşatarak zaptetti ve bölgeyi 1402 yılında Karamanoğlu ll. Mehmet Bey e verdi.

isparta-egirdir2

1415 yılında tekrar Osmanlı egemenliğine giren yöre kısa bir süre sonra yeniden Karamanoğlu egemenliğine geçti. Bir dönemde Karamanoğlu ll. Alaaaddin Ali Bey zamanında şehirde basılan sikkelerde Eğirdir adının kullanılmış olduğu dikkati çekmektedir. Osmanlı egemenliği döneminde yörenin devlet sınırlarından uzak kalması savunma ihtiyacının ortadan kaldırmıştır. Bu dönemde şehrin surları onarım görmemiş yıkılmaya yüz tutmuş beylik dönemindeki canlı hayat sönmeye başlamıştır. Osmanlı döneminde 1402 – 1501 1522 ve 1568 yıllarında yapılan tahrirlerin yer aldığı defterlerde ve katip Çelebi nin Cihannüma isimli esirinde Eğirdir Hamid Sancağının kazaları arasında görülmektedir. Bu dönemde Eğirdir Hamit ilinin kalesinde Hisar Erleri bulunan surlarla çevrili tek şehridir. Bu surlar 17.yüzyılda hatta 18.yüzyılın başlarında Fransız seyyah Paul Lucas ın belirttiğine göre hala sağlamdı. Osmanlılar döneminde zaman zaman Hamideli Sancağının merkezi olan Eğirdir Tanzimattan sonra Konya Vilayeti Hamid Sancağına bağlı bir ilçe merkezi oldu. Eğirdir Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan sonra da Osmanlı Devleti zamanındaki ilçe statüsünü sürdürmüştür.

1899 ve 1914 yıllarında Isparta yöresinde meydana gelen şiddetli deprem Eğirdir de büyük bir tahribat oluşturmamıştır. Cumhuriyet Döneminde Eğirdir de meydana gelen büyük olaylardan birisi de 4 Mayıs 1959 daki büyük yangındır. Bu yangından sonra Eğirdir yeni baştan imar edildi.

Eğirdir ; Isparta iline bağlı, 2000 yılında yapılan nüfus sayımına göre ilçe merkezinde 17.000 nüfusun yaşadığı, Alternatif Turizm Cennetidir. Eğirdir, doğa yürüyüşü, tırmanışlar, kamp faaliyetleri, amatör avcılık, yamaç paraşütçülüğü, mağaracılık gibi dağcılık faaliyetleri ile yaz ve kış sporlarının yapılabileceği tüm imkanlara sahiptir.

Ortadoğu nun en büyük Kemik Hastalıkları Hastanesinin 1000 yatakla hizmet vermesi, Dağ Komando Okulunun bulunması sebebiyle ülkemizin çoğunlukla uğrak yeri sayılır. Ayrıca bunların dışında Eğirdir ülkemizin bir elma deposudur. Bugün ülkemizde iç ve dış pazarda söz sahibidir. Starking ve Golden elmasının tat ve aromasının özel bir yeri vardır.

Eğirdir gölünün , su ürünlerinde de ayrı yeri vardır. Bunlar; Tatlı su levreği, sazan ve özellikle de istakozdur.

Eğirdir de ; güneş sıcak; rüzgar ferah; göl berrak; mavi ve yeşil en can alıcı şekildedir. Anadolu misafirperverliği en üst düzeydedir. Eğirdir keşfedilmemiş doğal güzellikler sunan çevre ve coğrafya fuarı gibidir. Tüm imkanlarımızı hayallerinizi gerçekleştirmek için kullanımınıza açtık.

Botanik parklarını anımsatan eşsiz ormanlarımız, doğal plajlarımız, harika kıyı şekillerimiz ve doyumsuz manzaralar içinde evinizin rahatlığını sunan konaklama tesislerimizde güzel bir tatil için sizleri Eğirdir e bekliyoruz.

Dağcılık, doğa yürüyüşü, rüzgar sörfü, mağaracılık, yamaç paraşütü, tırmanma, bisiklet turu, kayak Gibi tüm doğa sporlarını yapabileceğiniz bu turizm cenneti sizi ağırlamaktan mutluluk duyacaktır.

COĞRAFİ KONUM

Eğirdir ilçesi 37 derece 50 410 – 38 derece 16 55 kuzey enlemleri 30 derece 57 43 – 30 derece 44 39 doğu boylamları derecelerinde bulunmaktadır. Güneybatı Anadolu da Göller Bölgesi yöresinde 1414 km2lik alan üzerinde; Türkiye nin 4. büyük gölü olan Eğirdir Gölünün doğudan batıya uzanan kıyılarında kurulmuştur. Isparta il sınırları içerisinde olan ilçe kuzeyden Yalvaç ve Gelendost ilçeleri, doğudan Şarkikaraağaç ve Aksu ilçeleri, güneyden Sütçüler ilçesi, güneybatıdan Burdur ili, batıdan Isparta merkez ve Atabey ilçeleri ile kuzeybatıdan Senirkent ilçesiyle komşudur.

isparta-egirdir3

YÜZEY ŞEKİLLERİ

İlçenin kuzey kesiminde oldukça büyük bir alanı kaplayan Eğirdir Gölü ile göl alanını Isparta çöküntü alanından ayıran dağlar, yüzey şekillerinin esasını oluşturur.

Dağlar: Kuzeybatıda Barla Dağı ( 2799 m.), batıda Davras Dağı ( 2635 m. ), doğuda ise bu kesimi kuzey – güney doğrultusunda kesen Dedegöl Dağı ( 2992 m. )yer alır. Eğirdir Gölünün büyük bir bölümü ile Kovada Gölünün büyük bir bölümü ile Kovada Gölünün tümü ilçe sınırları içerisinde yer almaktadır. Ovalar gittikçe genişleyerek Eğirdir Gölüne dökülen derelerin vadi tabanlarında toplanmıştır.

Eğirdir ilçesinin genelinde, topraklar 3. Jeolojik zamanda teşekkül etmiş, beyaz tebeşir kalkerden meydana gelmiştir. Arazi oldukça dağınık ve engebelidir. Dağlar üzerinde önemli yaylalar yer almaktadır. İlçenin üzerinde bulunduğu plato, bayırları, dağları, dalgalı arazileri, gölleri ve birkaç dar alüviyal düzlüğü ihtiva eden parçalı görünümdedir.

Toprakları killi ve kalkerlidir. Meyil yüzde 40 a kadar değişmektedir. Dağların arasında bazı önemli düzlükler yer almaktadır. Bunların en önemlisi Boğazova düzlüğüdür. Dağlar kısmen ormanlıktır. Genel olarak Kızılçam, Karaçam hakim olup; ayrıca meşe, ardıç, sedir, köknar topluluklarına rastlanmaktadır. İlçenin en önemli platosu ise Barla platosudur. En önemli akarsuyu Aksudur.

İklimi: Eğirdir ilçesinin deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 918 metredir. İlçe, iklim bakımından Akdeniz ve İç Anadolu iklimleri arasında bir geçiş alanında yer almaktadır. Bu iklim tipine bağlı olarak, ilçede ne Akdeniz in yağışlı, ne de İç Anadolu nun kurak iklimi söz konusudur. Yıllık sıcaklık ortalaması 11,9 derece , yıllık yağış ortalaması ise 705 milimetre civarındadır.

isparta-egirdir4

EĞİRDİR GÖLÜ

Göller Bölgesinin en büyük doğal zenginliklerinin başında Eğirdir Gölü gelmektedir. Isparta ili sınırları içinde yer alın ve kuzey – güney uzanımlı büyük bir çöküntü alanının kuzey sınırında oluşmuş tektonik bir göl olan eğirdir Gölü, ortalama 475 kilometrekarelik yüzölçümü ile Türkiye nin 4. büyük gölüdür. Hacmi ise 4.000.000.000 metreküp tür. Deniz seviyesinden 918 metre yükseklikte bulunan göl, ortalama 10 metre (Numann – 1958), en derin yerinin de 11-12 metre olduğu söylenmektedir. Eğirdir Gölünün en derin noktası 16,5 metredir. Kuzey – güney uzunluğu 48 km olan gölün, doğu – batı genişliği 2.6 – 16 kilometre arasında değişmektedir. Kuzeyde kalan ve daha küçük bir alanı kaplayan bölümüne Hoyran ;Gölü, güneyde kalan bölümüne Eğirdir Gölü denir. Her iki bölüm Hoyran Boğazı ile birleşir.

Zengin balıkçılık potansiyelinin yanı sıra, sulama ve enerji üretimi bakımından da önem taşımaktadır. Gölden çevredeki tarım alanlarının sulanmasında yaralanıldığı gibi, bir regülatör ve kanalla Kovada l ve ll hidroelektrik santrallerinin su ihtiyacı da karşılanmaktadır. 1994 yılı sonlarında tamamlanan tesislerle Isparta nın içme suyu ihtiyacının bir bölümü de Eğirdir Gölünden sağlanmaktadır.

Gölde, Eğirdir e bir yolla bağlanmış bulunan iki küçük yarım adacık bulunmaktadır. Birincisi Can Ada, ikincisi ise Yeşilada dır. Gölde su ürünlerinden balık ve kerevit bulunmaktadır.

Kovada Gölü: Eğirdir İlçesinde bulunan bir başka göl Kovada Gölüdür. Kovada Gölünün çevresi zengin bitki örtüsüne sahiptir ve yüzlerce çeşit hayvan barındırır. Bu özelliklerinden dolayı Milli Park niteliğini almıştır. Eğirdir Gölünde bulunan fazla su bir kanalla Kovada Gölüne akar.

Kovada Gölü, karstik çöküntülerden meydana gelmiştir. Kovada Gölünün uzunluğu 9 km, genişliği 2-3 km dir. Yaklaşık 40 kilometrekare yüzölçümü olan bu gölün manzarası çok güzeldir. Gölün rakımı 900 metre, derinliği ise, 6-7 metredir.

EĞİRDİR İSMİNİN EFSANESİ

Zamanın birinde Eğirdir de yaşayan bir bey, eşi ve çocuklarıyla birlikte Sivri Dağı eteklerinde avlanmaya çıkar.

Bey orada bir geyik görür, okunu gerer ve geyiğe atar. Ancak ok geyiğe değil, arkada bulunan kayaya saplanır. İşte tam bu noktadan sular fışkırmaya ve çoğalarak akmaya başlar. Beyin çocuğu bu suya kapılır ve boğularak ölür.

Bey hanımının yanına feryat ederek koşar ve çocuğun boğularak öldüğünü bildirir. Hanım dalmış, elindeki tenkeresiyle yün eğirmektedir.

Bey daha da bir isyankar tavırla;

Hanım, hanım çocuğu su aldı götürdü, sen hala elindekini eğirir durursun. EĞİRDUR bakalım. der.

Böylece Eğirdir ismi ilk defa söylenmiş ve bu yöreye verilmiş bir isim olarak kalmıştır.

TARİHİ, KÜLTÜREL VE ARKEOLOJİK VARLIKLAR

PROSTANNA

Psidia şehirlerinden bir tanesidir. Eğirdir Sivrisinin arkasında Camili Yayla üzerindedir. Şehrin kesin yeri L.Robert tarafından, Bedre Köyünün yukarısındaki Yazılı kayada bulunan bir sınır yazıtı ile tespit edilmiştir.

Bu yazıt Prostanna ile Parlaisin sınır yazıtı idi. Antik kentte sınır duvarları ve bazı bina temelleri vardır. Şehrin Akropolisi 200 metre yükseklikte kurulmuştur. Sur duvarları içerisinde dikdörtgen şeklinde bir M. Ö. 1. yüzyıldan itibaren sikke basmaya başlamıştır.bina vardır. Bu bina bir tapınaktır. Diğer üç bina ise, halka ait binalardır. Bizans devrine ait hiçbir kalıntı yoktur.

PARLAİS

Roma kolonisi olarak kurulmuştur. Diğer koloni şehirlerin en küçüğüdür. Bugünkü Barladadır. Görünürde herhangi bir kalıntısı yoktur. Parlais, Maecus Aurelius döneminden , Caracalla dönemine kadar M.Ö. 1. yüzyıldan itibaren sikke basmıştır. M. Ö. 25. Yılında Galatya Eyaletine dahil edilen dahil edilen şehrin adı Colonia Julia Augusta Parlaistir.

isparta-egirdir5

AYASTEFANOS KİLİSESİ

Eğirdir İlçesinin Yeşilada mahallesinde yer alır. Dış duvarları moloz taştır. Çatı ve iç mekan sütunları ahşaptır. 19. yüzyılda inşa edilmiş olup, 1998 yılında restore edilmiştir.

AYAGİORGİOS KİLİSESİ : Eğirdir ilçesi Barla Bucağında dağın yamacında yer alır. Dikdörtgen planlı olup, moloz taşlarla 1805 yılında yapılmıştır. Kilisenin çatısı yıkılmış olup, duvarlarının bir kısmı ayaktadır.

EĞİRDİR KALESİ

Eğirdir İlçesinde göle doğru uzanan yarımada üzerinde iç ve dış kale vardır. Dış kalenin yalnız temelleri kalmıştır. Kesin yapılış tarihi bilinmemekle birlikte M. Ö. 4. yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir. Roma ve Bizans döneminde çeşitli tamirler görmüştür. Dış kaplama taş bloklar, iç kısmı ise moloz dolgudur. En son Hamidoğulları devrinde tamir edilmiş ve Timur un Eğirdir i istilası sırasında tahrip edilmiştir. Eğirdir in bundan sonraki dönemlerde savunmaya fazla ihtiyacı olmadığından kale tamir edilmemiştir.

HIZIRBEY CAMİİ

Eğirdir de bulunan camilerin en büyüğü olup, duvarları kâğin ve üstü toprak dam olarak ilk defa Hızır Bey tarafından yaptırılmıştır. Kesin tarihi bilinmemekle birlikte 1327-1328 yıllarında inşa edildiği sanılmaktadır. Böcüzade , Isparta Tarihi isimli kitabında ll. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından yaptırılmış olabileceğini ve Hızırbeyin , camiyi tamir ettirmiş olabileceğini ileri sürmektedir.

Cami , 1e814 yılında çıkan bir yangında tamamen yanmış, Yılanlıoğlu Şeyh Ali Ağanın önderliğiyle yeniden yaptırılmıştır. 1820 yılında tekrar ibadete açılmıştır. 1878 ve 1884 tarihlerinde tekrar onarım gören caminin damı Burhanoğlu Hacı Murat Ağa tarafından kiremitle örtülmüştür. Cumhuriyet döneminde Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından bugünkü durumuna getirilmiştir.

Büyüklüğü, tarihi önemi, minberinin yapısı bakımından büyük bir kültür varlığıdır. Ayrıca kemer üzerinde yapılan minaresiyle dünyada tek olduğu iddia edilmektedir.

DÜNDARBEY MEDRESESİ

Eğirdir İlçesinin en merkezi yerinde bulunan, taş medrese adıyla da anılan bina, 1237 yılında Selçuklu Sultanı ll. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında han olarak yapılmıştır. Daha sonra 1301 yılında Hamidoğlu Dündar Bey tarafından Medrese haline getirilmiştir. Medrese iki katlı olup, ortada avlu yer alır ve 30 hücresi vardır.

Medresenin girişinde büyük bir taç kapı vardır. Kapının etrafında Selçuklu karakterinde geometrik şekille süslenmiştir. Yapının malzemeleri yakındaki Eğirdir Kervansarayından sökülerek getirilmiş ve medresede kullanılmıştır.

Dündar Bey Medresesi bugün kapalı çarşı olarak kullanılmaktadır.

isparta-egirdir6

AĞA CAMİİ

İlçenin Ağa Mahallesinde bulunan cami , 1413 yılında inşa edilmiştir. 1712 yılında yapılan caminin damı daha sonra onarılarak kiremitli hale getirilmiştir.

YILANLIOĞLU CAMİİ

Yazla Mahallesinde Şeyhül İslam El Berdai Türbesi yanında, Yılanlıoğlu tarafından 1806 yılında taş minareli olarak yaptırılmıştır. Cami, Vakıflar Genel Müdürlüğünce onarılmış ve bugünkü durumuna kavuşmuştur.

YEŞİLADA CAMİİ

Yeşilada (Nis Adası) içinde yer alan cami, önce kilise olarak inşa edilmiş, ll. Osman ın 1618 yılında çıkardığı bir fermanla ibadete açılmıştır. İlk adı Kız Kilisesi dir.

KALE CAMİİ

Kale mahallesinde, mescitten camiye çevrilmiş bir yapıdır. İnşa

tarihi bilinmemektedir.

SİNAN PAŞA CAMİİ

Yan duvarları kâgir , üzeri ahşap ve toprak damlı olarak inşa edilmiştir. Minaresi renkli tuğladan yapılmıştır. Kapısı üzerindeki kitabede, 1376 tarihinde yapıldığı kayıtlıdır. Buna göre caminin Isparta ve havalisi, Osmanlı idaresine geçmeden 6 yıl önce yapıldığı anlaşılmaktadır. Kapının içerisinde sol tarafta gömülü bulunan bir kişinin mezar taşında; Hafız Tutii Karamanî ibaresi ve 1392 tarihi görülmektedir.

Camii, 1878 yılında onarılarak damı kiremitli hale getirilmiştir. Cumhuriyet döneminde Vakıflar Genel Müdürlüğünce onarılan camii, bugünkü durumuna kavuşmuştur.

BABA SULTAN TÜRBESİ

Baba Sultan Türbesi, kapısındaki kitabeden anlaşıldığına göre Hamidoğlu İlyas Bey zamanında, 1358 yılında İsa Bin Musa adındaki zat için yaptırılmıştır.

Türbe içindeki Baba Sultandan başka türbedarı olan Sureti Baba (Zorti Baba) ile Palaz Baba adlarında iki kişinin mezarı daha vardır. Son zamanları kadar Sakahane tabir edilen su soğutma yeri vardı. Burada bulunan küplere sabah suları gelip geçen içerdi . bugün bunlar kalmamıştır. Türbe ziyarete açıktır.

EĞİRDİR KERVANSARAYI

Eğirdir İlçesi, Yenimahalle de 4 pafta, 14 ada, 6 parselde yer alır. Anadolu Selçuklu kervansaraylarının en büyüklerindendir. Konya – Antalya kervan yolunda yer alan han, doğu – batı doğrultusundadır. Avlu ve kapalı mekan olmak üzere iki kısımdan meydana gelmiştir. Her iki bölümde de örtü tamamen yıkılmış ve günümüzde hiç bir iz kalmamıştır.

Avlunun doğu duvarı tamamen yok olmuştur. Avluda birkaç yolcu odasının temel izleri kalmıştır. Kervansaray 1237 yılında yapılmış ve porteli yerinden sökülerek Dündar Bey Medresesi ne 1301 yılında taşınmıştır.

EKONOMİK YAPI

Osmanlı zamanında Eğirdir ekonomik yönden güçlü bir belde idi. Bölgenin en canlı pazarlarından biri Eğirdir de kuruluyordu. Eğirdir ve çevresi 16. yüzyıl sonlarındaki Suhte ve 1645 teki Haydaroğlu ayaklanmalarından ekonomik yönden olumsuz etkilendiyse de, yörede 17. yüzyıl sonlarında ekonomik hayat yeniden canlanmıştır.

1892 Konya Vilayet Salnamesinde Eğirdir İlçesinde; 864 hane , 4 han, 3 hamam, 211 dükkan, 1 değirmen, 4 fırın, 3 kahvehane bulunduğu kaydedilmektedir. Eğirdir de o zaman gelir kaynakları olarak, bez ve çarşaf dokumacılığı gibi küçük sanayi yanında tarım ürünleri de önemli yer tutmaktaydı. Kayıtlarda, özellikle üzüm, elma, ceviz ve karpuzu boldur denilmektedir. Yine 1892 Vilayet Salnamesine göre, Eğirdir de 2833 kıyye pamuk, 900 kıyye afyon üretiliyordu.

Eğirdir e canlılık kazandıran bir başka etken de, ilçenin 1912 de İzmir – Aydın – Dinar demiryoluna bağlanması olmuştur. Böylece İngiliz sermayeli Şark Halı Şirketi, 1913 yılında Eğirdir de 500 tezgahta 1500 işçinin çalışmasıyla 15 bin metrekare halı dokutmuştur.

Günümüzde Eğirdir in ekonomik durumu oldukça güçlü bir yapıyı dayanmakta olup, en önemli gelir kaynağı, ihracata yönelik elma ve su ürünleridir. Bu iki ürün ilçede sektör oluşturmuştur.

Bunlardan başka hayvancılık, küçük sanatlar, orman ürünleri gibi ekonomik faaliyet dalları da vardır. Kırsal kesimde halkın hemen hemen tamamı tarımla uğraşırken, bir bölümü de tarımdan arta kalan zamanlarında halı dokumaktadırlar.

isparta-egirdir7

TARIM

İlçenin en önemli geçim kaynağı, ihracata yönelik elma üretimidir. Elma ağacı sayısı 650 bin civarındadır. Gündün güne gelişmekte olan elma üreticiliği, yeni kültür fidanları geliştirilmekte ve ihracata daha uygun hale getirilmektedir.

İlçede 724 dekarlık gül bahçesi mevcuttur. Üretilen güller Gülbirlik ve Özel Gülyağı Fabrikaları tarafından alınıp iç ve dış pazarları gülyağı, gülsuyu, gül lokumu ve gül yağından üretilen kozmetik ürünler iç ve dış pazarlarda satılmaktadır.

İlçede tarımsal kalkınma, sulama ve su ürünleri konularında 16 adet tarımsal kooperatif vardır. Eğirdir ilçesinde 14 bin 600 hektar tarım arazisi mevcut olup, 6336 hektarında sulu tarım yapılmaktadır. Tarımda en önemli gelir kaynağı olarak elma; tat, koku ve aroma yönünden iç ve dış pazarda tutulmaktadır. Bu kadar önem taşıyan elma üretimini her sene yeterli miktarda olmasının yanı sıra kaliteli ve hastalıktan arınmış, şekilde üretme çalışmaları yapılmaktadır.

Elma üretiminden başka çeşitli meyveler, hububat ve bakliyat üretimi de yapılmaktadır. Ancak bunlar satıştan daha çık çiftçinin kendi ihtiyacını karşılamaya yöneliktir.

HAYVANCILIK ve BALIKÇILIK

İlçede hayvancılık da önemli bir gelir kaynağı olup, 10 bin civarında sığır, yaklaşık 16 bin koyun ve 37 bin keçi mevcuttur. Ayrıca ilçede 12 bin civarında kümes hayvanı bulunmaktadır.

İlçede 5 adet balıkçılık kooperatifi faaliyet göstermekte olup, çalışmaları verimli bir düzeyde değildir. Gölde 1985 yılında görülen kerevit hastalığı, ilçenin önemli ihracat kaynağının kesilmesine sebep olmuştur. Gölde kerevit stoklarının azalması ve yok olmasından dolayı kooperatif üyelerinin çok azı faal olup balık avı ile uğraşmaktadır.

Kerevit hastalığı, göldeki doğal balık dengesini de bozmuştur. Gölde kafes balıkçılığının yapılması için çalışmalar başlatılmıştır.

HALICILIK

Halıcılık, genellikle ev halıcılığı şeklinde yapılmakta olup., Sarıidris Kasabasında Kalkınma Üretim ve Pazarlama Kooperatifi toplu üretime güzel bir örnek teşkil etmektedir. İlçe merkezine yakın yerlerde geleneksel Isparta halısı dokunurken, köylerde daha çok ihracata yönelik, her malzemesi yünden yapılan, ince halı tabir edilen halılar dokunmaktadır.

SANAYİ

Kereste Fabrikası : İlçenin Pazarköy kasabasında özel sektöre ait kereste fabrikası bulunmakta olup, kereste, ıskarta kereste ve artık madde üretmektedir.

Un Fabrikası : İlçe merkezinde bulunan Boğazova Un Fabrikası bir yılda 6500 ton un, 1600 ton kepek üretmektedir.

Soğuk Hava Depoları : Eğirdir ve çevresinde büyük önem taşıyan elma üretimine bağlı olarak çeşitli yerlerde soğuk hava depoları kurulmuş ve kurulmaktadır.

İlçede 12 adet soğuk hava deposu ve bir adet ambalajlama fabrikası mevcut olup, Eğirdir Belediyesinin çalışmaları ile bünyesinde oluşturduğu ve faaliyete geçecek olan paketleme tesisi ile bu sayı ikiye ulaşacaktır. Soğuk hava depolarının toplam kapasitesi 80 bin ton civarındadır.

Asya Meyve Suyu Fabrikası : 1993 yılında Nevşehir Avanos ilçesinden Eğirdir e nakledilmiştir. Meyve suyu, meyve konsantreleri ve pulbları üretimi yapmaktadır. Yılda 80 bin ton sanayi tipi elma, 3 bin ton vişne, 3 bin ton kayısı, 500 ton üzüm ve 1900 ton limon işlem kapasitesine sahiptir. Ayrıca kola tesisi de vardır. Yılda ortalama 6 milyon dolarlık ihracat yapmaktadır. Eğirdir ve çevresindeki elma üretiminin yüzde 20 sini teşkil eden sanayi tipi elma , bu fabrika ile değerini bulmaktadır.

Su Ürünleri İşleme : İlçede 3 adet su ürünleri işleme ve değerlendirme tesisleri mevcut olup, bu tesisler Eğirdir ve çevre göllerde avlanan su ürünlerini işlemekte, depolamakta ve yurt dışına ihraç etmektedir. Süleyman Demirel Üniversitesine bağlı olarak Eğirdir de bulunan Su Ürünleri Fakültesi , Su Ürünlerinin gelişmesine ilmi ve teknik destek vermektedir.

Elektrik Santrali : Eğirdir Gölünden giden su ile beslenen iki adet hidroelektrik santralı mevcuttur. Kovada l ve ll adları verilen bu santrallerden, Kovada l den yılda 28 milyon kilovat saat, Kovada ll den 178 milyon kilovat saat civarında elektrik enerjisi üretilmektedir. Santraller enterkonnekte sistemine bağlıdır.

TURİZM

Eğirdir ilçesi Isparta ilinin, hatta Göller bölgesinin turizm merkezidir. Gerek tarihi zenginlikler gerekse doğa zenginlikleri açısından büyük bir potansiyele sahiptir. Eğirdir Gölü nün ve bölgenin doğal güzellikleri her yıl artan sayıda yerli ve yabancı turisti ilçeye çekmektedir. Sürekli gelişme kaydeden turistik tesisler ve ev pansiyonculuğu ilçeye gelen turistleri ağırlayacak kapasitededir.

Eğirdir İlçesi eğlence ve dinlenme turizmi dışında iki önemli iç turizm kaynağına da sahiptir. Bunlardan biri Eğirdir Kemik Hastalıkları Hastanesi, diğeri ise Dağ ve Komando Okulu dur. Kemik Hastalıkları Hastanesi ülkemizde çapında ün salmış olup, yurdun her köşesinden tedavi amacıyla hastalar ve refakatçileri gelmektedir yine ünlü bir askeri kuruluş olan Dağ ve Komando Okulu iç turizmi olumlu yönde etkileyen bir kaynaktır.

İlçeye bağlı Barla Kasabası doğal plajlarının yanı sıra, dinsel turizm potansiyeli ile di dikkati çeken bir yerleşim birimidir.

İlçenin konaklama kapasitesi her geçen gün artmakta ve kalite olarak yükselmektedir. İlçede 3 adet 284 yatak kapasiteli, turizm belgeli, 40 adet 664 yatak kapasiteli, belediye tarifeli otel ve pansiyon mevcuttur.

Yeşilada : Eğirdir in en güzel turizm bölgesidir. Yerli ve yabancı turistlere hizmet veren ev pansiyonculuğu gelişmiştir. Balık lokantaları da Yeşilada ya uygun bir renk katmaktadır.

Yeşilada da doğa güzelliklerinin yanında tarihi zenginliklerde bulunmaktadır. Aya Stefanos Kilisesi bunlardan biridir. Önceleri koruma altına alınan ahşap evler, yerlerini yeni yapılara terketmektedir. Bu tarihi mahallede Müslahattin Dede ve Eflatun Dede Türbeleri de ziyaretçi çekmektedir.

Canada : Canada Eğirdir ile Yeşilada arasında yer alan , sadece piknik alanı olarak kullanılan bir adacıktır. Ada, 7 dönümlük bir alana sahiptir.

Atatürk ün Eğirdir i ziyareti sırasında Canada kendisine 1 Şubat 1933 tarihli Belediye encümeni kararıyla hediye edilmiş, daha sonra Atatürk ün mirasçılarına, onlardan da Eğirdir Belediyesine geçmiştir.

Canada , çadır ve karavan turizmine güzel bir mekan teşkil eder. Ayrıca güzel bir piknik alanı olarak çevre halkının ilgi gösterdiği bir yerdir.

Çamyol : Eğirdir – Sütçüler karayolu üzerinde 15, kilometrede yer alan orman içi dinlenme tesisidir. İnsana ferahlık veren temiz orman havasının bulunduğu tesiste içme suyu ve piknik yapmak için gerekli olan düzenlemeler yapılmıştır.

Altınkum Plajı : Eğirdir Tren İstasyonunun altında bulunan plaj., ince kumlu olup, gölün yüzmeye en elverişli yeridir. Soyunma kabinleri, duşu, gazinoları, büfesi, elektriği, telefonu mevcuttur. Altınkum Plajında 50 çadır kapasitesi olup, ayrıca kiralık bungalovlar da vardır.

Kıyıdan 200 metre uzaklaşıldığı halde boyu geçmeyen sığlığıyla güvenli bir plajdır.

Bedre Koyu : Eğirdir Barla yolu üzerinde merkeze 11 kilometre mesafede, 1500 metre sahil şeridi olan güzel bir dinlenme yeridir. Soyunma kabinleri, gazinoları, umum mutfakları ve kampingleri vardır. Bedre koyu da oldukça sığdır.

Mağaralar : Eğirdir İlçesinde araştırılmış mağaralardan İnönü, Damlataş, Kocakır, Kapız ini, Su ini, Belbaşı ve Culak mağaraları yer almaktadır.

Akpınar Köyü : Son yıllarda sahip olduğu coğrafi konumu ve Eğirdir in doyumsuz manzarasının seyredilebileceği en güzel noktalardan biri olma şansına sahip olması bakımından yerli ve yabancı turistlerin ilgisini toplamaya başlayan yerlerden biridir. Köyün ziyaretçilerin ilgisini çeken özelliklerinden biride, nefis gözlemesi ve kendi ürettiği doyumsuz ayranı.

Pınar Pazarı : Pınar Pazarı, yemyeşil bir düzlük, gürül gürül akan soğuk suları bulunan mesirelik ve belli zamanlarda geleneksel Pazar kurulan Bağlar Mahallesinde bir yerdir. Eylül ayından itibaren haftada bir gün, panayır mahiyetinde açık Pazar kurulur. Sekiz hafta devam eden pazarda , her çeşit ticari eşya,. Koyun, davar üretici tarafından getirilen süt ürünleri, sebze ve meyve satılır. Kebapçı fırınları, açık hava lokanta ve kahveleri pazara gelenlerle dolup taşar.

Pınar Pazarı son haftasını takip eden bir günde kanır Pınar Pazarı olarak tertip edilir. Ertesi günde Konya Bucağı Mahallesinde Harhar denilen yerde aynı mahiyette bir mesire daha yapılır. Bu pazarda; alış veriş yapılarak ihtiyaçlar karşılanır, mahalli yemekler yenilip oyunlar oynanarak tatil yapılır, eski adetlere uygun olarak kız beğenilir.

isparta-girdir8

Çandır Kanyonu ve Kral Yolu : Yazılı Kanyon ve Çandır, Eğirdir e 60 km uzaklıkta 600 hektarlık bir koruma alanıdır. Adını akarsu boyunca devam eden Kral Yolu üzerindeki gerekçe yazıdan alır. Berrak buz gibi su, yeşil bir orman ve heybetli kayalar bölgenin tipik özelliğidir.

Kasnak Meşesi Ormanı : Eğirdir ;İlçesi Yukarı Gökdere köyünde ender bulunan bir ormandır. Kasnak Meşesi olarak bilinen (Quercus Vulcanica ) ağaçları bulunmakta olup, Anıtlar Kurulu Kararı ile Doğal Sit olarak kabul edilmiştir.

Balık havuzları ve Hayvan Barınağı : Eğirdir’in içerisinde sahipsiz dolaşan, tasması olmayan bir canlıyı görmek oldukça güçtür.. Çünkü Belediye Başkanlığı büyük bir özveri göstererek, bu tür hayvanlar için ilçenin birkaç km. dışında hayvan barınağı kurarak, hem insanların rahatsız olmasını önlemiş, hem de bu sahipsiz hayvanlara sahip çıkarak onları koruyup gözetim altına almıştır. Gözetim altına aldığı bu hayvanların her gün itinalı bir şekilde bakımlarını yaparak, yiyeceklerinin taze olmasına özen göstererek, onların rahat etmeleri için imkanları dahilinde çalışmaktadır. Bütün bunların yanında gölün hemen yanında kurulmuş ve bakımlı olması itibariyle de görsel olarak hoş bir güzellik içeren bu hayvan barınakları, Türkiye’nin değişik yerlerinden getirtilen hayvanlarla zenginleştirilmiş, kurulmuş olan balık havuzlarında küçükte olsa yöremize has sazan balığı yetiştirilmekte ve belirli periyotlarla Eğirdir Gölü’ne balıklar bırakılmakta olup, bu küçük ama şirin olan hayvan barınakları ve balık havuzları yapılan çevre düzenlemesiyle ziyaretçilere açılmıştır.

MAHALLİ İDARELER

Eğirdir Belediyesi : SOM İşletmesi de dahil olmak üzere 350 civarında personeli vardır. Eğirdir ilçe merkezinde 23 mahalle bulunmaktadır. Banlar; Bağlar, Yenimahalle, Ağa, Hacışeyh, İmaret, Hamam, Katip, Demirkapı ,Cami, Kale,Kubbeli, Yeşilada,Poyraz, Seydim ,Yazla,İstasyon,Konne, Kızılçubuk,Menderes, Pınarpazarı, Sanayi, Sekibağ, Göktaş mahalleleridir.

Eğirdir ilçesinin kanalizasyon, yol yapımı, temizlik hizmetleri, içme suyu, toplu taşımacılık, mezbaha, bayındırlık, turizm hizmetleri belediyece programlı bir şekilde yürütülmektedir. İlçenin kanalizasyon şebeke inşatı ve pis su arıtma inşatı tamamlanmıştır.

Belediyenin kendi imkanlarıyla Sekibağ, Yazla, İstasyon, Konnebucağı, İnekdenizi, Çöplük, Sahilyolu, Yenimahalle, Köprü- Kemer mevkiilerinde çeşitli ağaçlandırma faaliyetleri yapılmıştır.

Sahillerdeki park yapımları genellikle tamamlanmış olup, eksik kısımlara devam edilmektedir. İlçenin cami mahallesinde bulunan pazaryerinin temizlik ve bakımı yapılarak alışverişini kolay ve rahat yapılması sağlanmıştır.

İlçenin Sanayi mahallesinde bulunan belediye elma bahçesi içinde kurulmuş olan sera tesisi, iç ve dış mekan süs bitkisi üretimi ile ilçenin tüm park ve bahçelerinin çiçek ihtiyacını karşılamaktadır.

Eğirdir Belediyesi gayrimenkul bakımından diğer belediyelere göre bir hayli zengin durumdadır. Bugünkü mevcut gayrimenkullar ilçenin ihtiyacına cevap verecek kapasitededir.

Belediye ilçede turizmin öncülüğünü yaparak 1 adet 100 yataklı 3 yıldızlı otel yapmıştır. Ayrıca 3 adet de turistik gazino restoran ile 12 adet turistik eşya satış dükkanını yaparak hizmete sokmuştur.

EĞİTİM – KÜLTÜR

Eğirdir ilçesi, eğitim ve öğretim açısından köklü bir geçmişe sahiptir. Bugün okulsuz belde yoktur. Eğitim öğretim hizmetleri 37 ilkokul, 6 ilköğretim okulu, 8 adet lise, 1e halk eğitim merkezi müdürlüğü ile 350 civarında öğretmenle 55007e yakın öğrenciye verilmektedir. Eğirdir ilçesinde bulunan liseler; 3 adet genel lise (biri Eğirdir merkezinde, diğerleri Sarıidris ve Pazar köy kasabalarında ) , Anadolu Lisesi, Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi, Kız Meslek Lisesi, İmam Hatip Lisesi ve Endüstri Meslek Lisesidir. Ayrıca 1995-96 ders yılında süper lise faaliyete geçmiştir. Okuma – yazma oranı yüzde 100e yakındır.

SAĞLIK HİZMETLERİ

Eğirdir ilçesi sağlık tesisleri yönünden de ileri durum olan bir ilçedir. İlçe merkezinde bulunan Kemik Hastalıkları Hastanesi yurt çapında ünlü bir tedavi merkezidir. 1000 kadro yataklı olan hastanenin 468 serili yatağı vardır. Yaklaşık 40 bin hastaya poliklinik hizmeti verilen hastanede, yılda 6 bin civarında hasta da yataklı tedavi görmektedir.

Sağlık Bakanlığına bağlı olarak ilk defa 1987 – 1988 öğretim yılında eğitim – öğretime açılmış olan, kız öğrencileri hemşirelik dalında yetiştiren Eğirdir Sağlık Meslek Lisesi mevcuttur.

Eğirdir ilçesinde, ilçe merkezinde Merkez Sağlık Ocağı ve Pazarköy , Barla, Sarıidris, Balkırı, Yukarı Gökdere, Yuvalı ve Tepeli Sağlık Ocakları bulunmaktadır.

İlçe , Isparta – Konya – Adana devlet yolu üzerindedir. Yurdun her yerinden kolayca ulaşılmaktadır. İlçenin bütün köyleri ile yol irtibatı mevcuttur. Bütün köyler otomatik telefonludur.

İlçede demiryolları da mevcuttur. İngiliz sermayesiyle yapılan İzmir – Aydın demiryolunun Eğirdir e kadar uzatılmasına 1879 yılında karar verilmiş ve 1912 yılında bu demiryolu ulaşımı gerçekleşmiştir.

FOLKLORİK DEĞERLER

Nişan : Eğirdir ve yöresinde kızlar piknik ve mesire yerlerinde beğenilir . beğenilen kızı büyükler istemeye giderler. Kız, verilmek isteniliyorsa gelen görücülere ikramda bulunmaz. Kapı önünde çıkarılan ayakkabılar dahi düzeltilmez. Dağınık bir halde bırakılır. Aksi durumda ise gelenler elden geldiğince ağırlanır, ayakkabılar düzeltilir.

Söz kesmede akrabalar toplanır. Kız evi tarafından oğlan evine Söz Mendili verilir. Arkasından nişan konuşmasına geçilir. Nişan günü oğlan tarafı bir kadın hoca ile kız evine gider. Kur an okuma eşliğinde oğlan evi nişan yüzüğünü süslü kutu içinde diğer takılarla kız evine verir. Kız evi oğlanın nişan yüzüğünü bir bohça içerisinde havluya iğneli vaziyette verir. Takılar takıldıktan sonra şeker ve şekerli şerbet ikram edilir.

Düğün : Düğün yörede Perşembe günü başlar, Pazar akşamı sona erer. Düğün gününün birkaç gün öncesi kız ve oğlan evi arasındaki bağlantıyı kurabilmek için bir okucu bulunur. Okucu düğün gününü, kadınlar hamamını, kına gecesini eşe dosta duyurmanın yanı sıra başka görevleri de üstlenir. Halam günü tek tek kapılar gezerek damat tarafından kız evine gönderilen sabunları dağıtır ve hamama çağrıda bulunur.

Düğün Perşembe günü başlar. Oğlan evi okucu ve tefci eşliğinde hamam için gerekli sabunla dolu olan çeyiz sandığını kız evine gönderir. Bu ilk gün kız evinde kız çeyizi sergilenirken, oğlan evi bulgur pilavı ve üzerine kapama et ile irmik helvasından oluşan düğün yemeği verir. Düğünün ikinci günü hanımlar hamama gider. Oğlan evinde erkekler içkili eğlenceye başlarlar. Gelin, kokulu sabunlarla göbek taşında yıkanır. Gelinin bütün arkadaşları ayrı ayrı birer tas su dökerler. Bu esnada hamam içinde tefçinin eşliğinde eğlenti yapılır. Gelin kız gelin okşama manisi ile okşanır ve göbek taşının çevresinde döndürülür. Bu arada türküler, maniler söylenir; oyunlar oynanır.

Cumartesi günü kız çeyizi oğlan evine getirilerek sergilenir. Bütün gün boyunca eğlentiler sürdürülür. Cumartesi gecesi kına gecesi olarak düzenlenir. Kadınlı erkekli yapılan bu eğlentiler yörede çok önemsenen kadınlar kendi aralarındaki eğlentilerinde çekici kadın seçerler. Çekicinin görevi herkesi oyuna kaldırmaktır. Bu davranışında da özgürdür. Kadınlar eğlentisinin canlı bir yerinde, oğlan tarafı elinde mumlarla gelir. Mumlar geline ve kızlara verilir. Yanan mumlardan bir daire oluşur ve tefçinin eşliğinde bu dairenin içinde oynanan kına gecesinde gelin ağlatma türküsü söylenir.

Pazar günü erkekler hamama gider. Erkek hamamında çalgı eşliğinde eğlenti yapılır ve içkiler içilir. Sağdıç, damadın yanından hiç ayrılmaz. Hamamdan sonra oğlan evine çalgı eşliğinde gelinir. Sofralar kurulur, içkilere devam edilir. Daha sonra oğlan evi damatsız, kız evine gelini almaya giderler. Gelin yaya olarak eğlenti ve oyunlar içerisinde oğlan evine getirilir. Gelin eve girmeden önce gelin üstüne buğday, şeker, demir bozuk paralar serpilir. Car giysili gelin, yine damatla birlikte odadan çıkar. Bu kez bindallı giyer. Tefçi kadının önderliğinde bir başka odaya giren damat ile gelin kendilerine okucu ile getirilen lokum, şeker ve kuru yemişlerden yerler, odadan çıkarlar. Akşam erkekler, damat dahil camiye giderler. Camide damadın ayakkabısını saklamak gibi bahşişi alma oyunları yapılır. Yatsı namazından hemen sonra imam nikahı kıyılır. Gerdeğe girilmeden önce damadın arkadaşları, damadın arkasında yumruklayarak gerdek odasına sokarlar.

Gerdek gecesinin ertesi günü sabahı gelinin başına al örtü örtülür. Kucağına bir erkek çocuğu verilir. Çocuk elindeki oklavayla al örtüyü üç kez açar.

Yörenin bazı yerlerinde düğün evi belgesi olarak bayrak, kırmızı yazma veya poça asılır. Düğünden sonraki ilk Pazar akşamı kız anası gelinle damada Kuvvet Tabağı adı verilen bakır tabakla birlikte Frenk ve keten gömlek, çorap , mendil verir.

GİYİM

Üç etek : Çitari, Kutmu, Daşdondu, Mevrez çeşitlerinden yapılır. Önden açık, kenarları yırtmaçlı, yakasız giyildiği zaman ön etekler beldeki kuşağın içine sokulur. Üçeteğin altında Kazma sapı., çitariden şalvar veya basmadan alacadan şalvar giyilir. Kuşağa uçları püsküllü örme (kolan)takılır.

Daşdondu : Daşdondu denilen kumaştan yapılan gömlektir. Çitari de denir.

Kutri : Menekşe mavisi çitariden yapılan elbisedir.

Mervoz : Kuşdili çitariden yapılan elbisedir.

Sıkma : Üç eteğin altına, göyneğin üstüne giyilen kırmızı çitariden yapılan ve simle işlemeli yelektir.

Cepken : Divitin kumaştan yapılmış kollu yelek biçimindedir. Üzerleri sarı ve siyah simlerle işlenmiştir. Değişik çeşitleri vardır.

Erkek Giysileri : Fes, poçu, göynek, cepken, çaksır, çarık, çarık çorabıdır.

turkyo-aplle3

 

Extra Battery – iBook 12.1"

No tags for this post.

Leave a Reply