Başka Dillere Tercüme

EnglishFrenchGermanItalianPortugueseRussianSpanish

Giriş

Türkiye'nin illeri

Genişlet | Daralt

Bumerang

Bumerang

Web Tasarım Kampanya

 

antalya-kas

KAŞ'IN TARİHİ

Arkeolojik buluntularla kanıtlanan Habesos adı, antik kentin en eski adıdır. Antik kent tarihte Antiphellos ismi ile anılmıştır.

Karia ve Likya Bölgeleri arasındaki bağlantıyı sağlayan yolların kesişme noktasında bulunan Antiphellos, aynı zamanda bir ticaret limanıdır.

Makedonya Kralı Büyük İskender'in, Anadolu seferi sırasında, Krallığın egemenliği altına girmiştir. İskender'in genç yaşta ölümünden sonra bölge, Seleukoslar'la Ptolemaioslar arasında el değiştirmiştir.

Antik kent, Roma Dönemi'nde önem kazanmış ve Bizans Dönemi'nde Piskoposluk merkezi olmuştur. Bu dönemde Arap akınlarına uğramış daha sonra Anadolu Selçuklu topraklarına katılarak Andifli adını almıştır.Anadolu Selçuklu Devleti'nin yıkılmasını takiben Tekeoğulları Beyliği yönetimi ele geçirmiş ve Osmanlı Devleti ilçeyi Yıldırım Beyazıt zamanında topraklarına katmıştır.

Antik çağlarda, bugün "Teke Yarımadası" olarak bilinen Antalya ile Fethiye körfezleri arasındaki yarımadada yurtlanan Likyalılar'ın, Hitit metinlerinde Lukkalılar olarak adlandırıldıkları ve İ.Ö. 2. binyıl gibi erken bir zamanda güçlü bir ulusal bilince sahip oldukları bilinmektedir. Luwiler'le akraba bu Anadolu halkında "Birlik" kavramı, daha İ.Ö. 15. yüzyıl sonlarında Anadolu halklarının Hititler'e karşı kurduğu Assuwa Konfederasyonu'na girişle vardır. Kadeş'te Mısırlılar'a karşı Hititler'in yanında olmaları, Homeros'un İlyada Destanı'nda Akha Hellenleri'ne karşı Troyalılar'ın yardımına koşmaları, bu bilincin "Anadolu bütünlüğüne" genişleyen somut göstergesidir. İ.Ö. 540 dolaylarında Perslere karşı direnemeyeceklerini görerek, eli silah tutamayan halkını Ksanthos Kalesi'nde toplayıp ateşe verdikleri ve askerlerin son kişiye kadar çarpışarak özgürlük uğruna benzersiz bir kahramanlık destanı yazdıkları Herodot'tan okunur. Bunun kendilerini birliğe taşıyan ulusal dayanışma bilincine dönüşmesi, İ.Ö. 5. yüzyılda Pers ve Atina egemenliğini içlerine sindiremeyişle ve salt bazı kentlerin kendi aralarında birleşmesi biçiminde sürer; Atinalı İsokrates'in İ.Ö. 4. yüzyıl başlarında, "Likyalılara hiçbir zaman hiçbir kimse bey olamadı" demesi de bundandır.

Likyalıların erken tarihlerde Anadolu halklarıyla ve kendi aralarında birleşerek sergiledikleri bu ulusal bilinç, İ.Ö. 2. yüzyılın ilk yarısında resmen kurumsallaşmıştır. Ve sonuçta, özünde Likya kentlerinin ve vatandaşlarının demokratik bir yasa çerçevesi içinde oylama esaslı seçimle yönetilmelerine dayanan 'Likya Birliği' kurulmuştur. Çünkü İ.Ö. 187-168 arası süreçte Rhodos'a karşı bağımsızlığı hedefleyen başkaldırı ve ayaklanmalarda tüm ülkeyi saran birlik ve beraberlik ruhu doruğa ulaşmıştır. İ.Ö. 168/67 yılında kazanılan özgürlüğün ardından da bu tarihsel karara varılmıştır. Çağdaş batı yönetimlerine örnek olan bu "birlik" anayasası antik dünyada tektir. İ.Ö. 507'de kurulan ve sözde batı dünyasının ilk demokratik hareketi olan seçmeci ve ayrıcalıkçı Atina Demokrasisi yanında, çoğulcu yapısı ve hakça yönetim biçimiyle gerçek anlamda uygulanan ilk demokrasi olma önemiyle farklıdır. Bu nedenle de Montesquieu'yü çok etkilemiş, 1748'de basılan 'De L'Esprit des Lois' kitabında ünlü Fransız tarihçisi ve filozofu bu yasayı demokrasi bağlamında, "antik dünyanın en mükemmeli" sözleriyle övmüştür. Ve 1787'de Amerika Birleşik Devletler Anayasası'nın biçimlenişinde, özellikle Alexander Hamilton ve James Madison'un konuşmalarıyla, çağdaş bir model öneminde baş etken olmuştur.

Likya Birliği antik çağlarda bilinen ilk ve tek birlik değildir, öncesinde İ.Ö. 8. yüzyılda Anadolu'da "İyon Birliği" ve ardından Yunanistan'da çok sayıda yerel birlikler kurulmuştur. Bunların çoğunda, Akha, Teselya ve Makedonya birlikleri gibi, farklı etnik gruplar bir araya gelmişler ve bir birlik oluşturmuşlardır. Likya Birliğini bunlardan ayıran en önemli ve belirleyici fark, "ulusal" olmasıdır; çünkü birliği oluşturan kentlerin aynı soydan halklar olarak ortak bir tarihi geçmişi ve kültürü vardır. Tarih boyu ödünsüzce sahiplendiği özgürlük uğruna, en son Rodos'a karşı kazanılan bir bağımsızlık savaşı sonucunda kurulmuş bir "Cumhuriyet' gibi algılanmalıdır. Devlet yapısı, antik çağ birlikleri arasında en demokratik olanıdır; çünkü Yunanistan birliklerinin milletvekilleri ve meclis başkanları genelde asker kökenli iken, Likya'da yöneticiler ve milletvekilleri daha çok sivillerden oluşmaktaydı. Atina demokrasisinde başkanlar "ömür boyu" o görevde kalma hakkına sahipken, Likya'da başkanlar bir yıllığına ve her seferinde bir başka kentten seçilmekteydi. Ve de antik çağ birliklerinin hiç birinde kadın üye bulunmazken, Likya Birliği'nde kadınlar olasılıkla meclis başkanı seçilebilmekteydi.

Romalı tarihçi Livius, Patara'yı "Likya Birliği'nin merkezi" olarak tanımlamıştır. 1988'de başlayan Patara kazılarının daha ilk yılında, Tiyatro'nun kuzey karşısında ve yönü doğudaki Agora'ya dönük görkemli kalıntının ancak bir Birlik Meclisi olabileceği savlanmış; 2000 yılında başlanan kazı çalışmalarıyla ortaya çıkan tiyatro benzeri mimarisi ve önündeki revakta ele geçen, değişik kentlerden Lykiarkhların heykelleri için yazılmış, çok sayıda kaide yazıtı ile bu görüşün doğrulandığı düşünülmektedir.

antalya-kas2

LİKYALILAR

Anlatımlara göre Likyalılardan; "Likyalılar Girit’ten gelmedir. Eskiden Girit’te barbarlar otururdu. Europe’nin oğulları Sarpedon (Likya’nın kahraman Kralı) ve Minos Girit Krallığı için savaşmışlardır. Minos, savaşı kazanınca Sarpedon’u yandaşlarıyla birlikte Girit’ten kovdu. Bunlar Asya’ya Milyas’a geldiler. Bugün Likyalılar’ın oturduğu toprakların adı Milyas idi. Milyaslılar’a Solymler denirdi. Likyalılar Milyas’a geldiklerinde Termil adını taşıyorlardı. Bugün de komşuları onlara Termil (Termilai) der. Ayrıca Hitit’ler Likya’dan “Işığın Ülkesi” diye sözetmektedirler.

Atinalı Pandian oğlu Lykos (Lycos:Yunanca Kurt demektir.) da kardeşi Aigeus tarafından sürülmüş, o da Likya’ya Sarpedon’un yanına gelmiştir. İşte bu Lykos (Lycos) dan kinaye ile Termiller’e Likyalılar denmiştir." şeklinde söz edilmektedir.

İnsanların ölümden sonra da yaşamlarını sürdürdükleri ve bu nedenle de ölümden sonra da yaşamlarındakine uygun bir konut yaptırma inançları birçok kültürde olmasına karşın, hiçbir yerde Anadolu’daki kadar yaygın bir şekilde görülmemektedir. Ölüyü eve benzer bir mezara gömme adeti Anadolu’da İ.Ö. 3. Binin 2. yarısından başlayarak Roma İmparatorluk devrinin sonlarına değin kesilmeksizin sürmüş ve bunun sonucunda da mimari anlamdaki birçok mezar yapısı oluşturulmuştur. Anadolu’da görülen değişik mezar tiplerinden birisi de Lahit’tir. Likyalılardan günümüze ulaşan eserlerin başında Likya Kentlerinin bazılarında kayalara oyulmuş mezarlar ile dört bir tarafa serpilmiş Lahitler gelir. Bu Lahitlerin en görkemlisi bugün Kaş (Andifli)’ta Uzunçarşı Caddesinde bulunan ve halk arasında Kral Mezarı olarak adlandırılan Likya Yazılı Anıt Mezardır.(M.Ö.4.yy.) Eser, tek bloktan oluşmuştur ve üzerinde sekiz satırlık Likya dilinde (Bazı kaynaklarda Likçe'de denmektedir.) kitabe vardır.

Günümüze iyi bir konumda gelen ve tek bir bloktan yapılmış olan bu lahdin 1,5 m. uzunluğundaki alt kısmında boncuk motifleri ve sekiz satırlık Likçe bir kitabe vardır. M.Ö. IV.yy.a tarihlenen bu mezarın kitabesi okunamadığından kime ait olduğu anlaşılamamıştır. Bu kaidenin üzerine dikdörtgen prizma şeklindeki anıtın sandukası oturtulmuştur. Kapağın kuzey-batı alınlığında sopasına dayanmış, sağ bacağını sol bacağının üzerine atmış, üzgün görünümlü bir erkek ile bir kadın figürü işlenmiştir.

Güney-doğu alınlığında ise ayakta duran ve uzun bir manto giymiş bir kadın figürü görülmektedir. Ayrıca lahit kapağının her iki yanına da aslan kabartmaları işlenmiştir. Kapağın batı tarafı pencere şeklindedir.

antalya-kas3

KAŞ'IN TURİZM POTANSİYELLERİ

Likya'nın önemli kentlerinden olan Kaş, ilçeyi çevreleyen Antik döneme ait kentler ve tarihsel değerlerle doyumsuz kültür turları; Akdeniz'in derinlerde yarattığı heyecanları doruklarda hissettiren sualtı dalışları; nehirlerde yapılan macera dolu kano turları; ekolojik uyumun keşfedildiği doğa yürüyüşleri; derin ve karanlık mağaralara teknik donanımlı mağara dalışları; yüksek dağlardan turkuaz renkli suların manzarasına süzülen yamaç paraşütü; Akdeniz'de değerli taşları andıran adalar ile çevreye yapılacak Mavi Yolculuk ve tekne turları; damak tadınıza uygun deniz ürünleri ve dağlarda yetişen kokulu otlarla tatlandırılan yöresel yemeklerden oluşan mönüsü; yüzlerce yılın mirası, el sanatlarının çeşit ve güzelliği; Kaş'ın bağlı olduğu Antalya ve ilçelerine ait turizm merkezleri ile tabiat, tarih ve kültür zenginliğini, alternatif turizm imkanları ve çevresinde yer alan turizm merkezlerinden oluşan renkli yelpazesi" ile düşsel bir mekandır.

KÜLTÜR SEYAHATLERİ

Kaş ve yakın bölgelerde Likya uygarlığına ait pek çok yerleşke Kaş turizmine renk katmaktadır. Likya uygarlığının önemli kentlerinden biri (Habesos) üzerinde şekillenen Kaş barındırdığı tarihsel dokuyla kültür turlarının vazgeçilmezidir. Kaş'tan hangi yöne hareketlenseniz sizi mutlaka bir Likya kenti karşılayacaktır.

Günlük tur mesafesinde yer alan Kekova, Xhantos, Letoon, Sdyma, Pınara, Myra, Lmyra, Patara, Arykanda, Tlos, Apollonia gibi Likya kentleri sizi doyumsuz bir tarih heyecanına taşıyacak.

SUALTI DALIŞLAR

Kaş'da dalış 1986 yılında yapılmaya başlandığından günümüze değin gerçekten inanılmaz bir gelişme göstererek bugün Kaş turizminin motor sektörü olmuştur demek abartılı olmaz. Bir dalış okuluyla başlayan bu macera bugün sektöre hizmet veren 15 okul ile yakın coğrafyada yer alan Avrupalı dalıcıların en çok keyif aldıkları dalış bölgesidir. Tespit edilmiş 30'a yakın dalış noktasıyla dalıcılara heyecanlı anlar yaşatıyor.

Gerek balık popilasyonu bakımından gerekse dalış noktaları zenginliğinden dolayı her geçen yıl aktivite ortalamasını yükselten Kaş'da dalış söktörü dünyada dikkat çekici bir noktaya ulaşmıştır.

Dünyanın en önemli 50. dalış bölgesi seçilen Kaş, oldukça zengin bir sualtı canlılığı ve faunasına sahiptir. Yaz aylarında 40-50 m varan görüş mesafesi ve kayalık dip yapısıyla Kızıldeniz'den sonra, Akdeniz'in önemli bir dalış noktasıdır.

Dip yapısının genelde kayalık olmasından ötürü, Kaş'ın sualtında Orfoz, Akya, Sinarit, Lahos, Barakuda, Vatos, Asker Balığı, Müren, Karagöz, Ahtapot, Kalamar, Domuz Balığı, Hani, Alibey, Kardinal Balığı ve Karavida, Böcek (İstakoz) Deniz Kaplumpağası, Deniz Tavşanı gibi birçok balık çeşidini ve sualtı canlısını hemen hemen her dalışta görmeniz mümkündür.

KANO TURLARI

Günümüzün en ekolojik ulaşım aracı olan deniz kanosuyla, başka yöntemlerle ulaşılamayan ıssız kıyıları keşfedin. Gürültü yok, kirlilik yok, hareket etmek için gereken tek şey kollarınzın gücü, birbirinden güzel koylar arasında tercihinizi yapmak için ise, yüreğinizin sesini dinlemeniz yeterli olacaktır.

Ulaşım olanaklarının sınırlı olduğu keşfedilmeyi bekleyen kıyılarıyla Kaş bölgesi kano turlarıyla alışılmışın dışında bir turizm aktivitesi olarak her geçen yıl dikkat çekici bir yukarı çıkış grafiği gösteriyor.

Tercihinize göre tek kişilik veya iki kişilik kanolarla yapılabilen tur, heyecanlı serüvenler için sizleri bekliyor.

Rehberiniz, her gezintinin başında, sizlere deniz kanosuna giriş bilgileri ve pratik ipuçları verecek. İlk gezinin sonunda daha sonraki günlerde yapacağınız başka yolculuklarınız için daha yeterli hale geleceksiniz.

Değişik rotalarda gerçekleştirilen turlar günübirlik gerçekleştirildiği gibi iki veya daha çok günlere yayılan kamplı turlar olarakta düzenlenmektedir.

DOĞA YÜRÜYÜŞLERİ

Yürüyüş, dalış ve deniz kanosu ile birlikte, Kaş'ın en çok rağbet gören doğa aktivitelerinden birisidir. Bölge, trekking ve antik kentler arası yürüyüşler gibi, doğa etkinlikleri için sayısız olanaklar sunmaktadır. Herkesin kolaylıkla göğüsleyebileceği patikalar ile süslü rotalarda, zengin maki toplulukları arasından geçerek, sedir ormanları ile kaplı yeşil tepeleri, kanyonları, vadileri ve su kaynaklarını izleyerek, yarı evcil keçilere, bazen de sempatik sincaplara selam ederek yürümek, mevsimine göre bitkileri, kuşları ve diğer hayvanları gözlemlemek, kuşkusuz tatilini hem deniz kenarında geçirip, hem de doğa ile iç içe yaşamak isteyenler için iyi bir şeçenek oluşturmaktadır.

Bu yürüyüşler, doğa güzelliklerinin yanı sıra, Likya patikalarını takip ederek, henüz yoğun turist akınına uğramamış antik kentleri keşfetme, bozulmamış köyleri ve yöresel özelliklerini tanıma imkanını da sağlamaktadır. Doğa yürüyüşleri, bölgeyi çok iyi tanıyan, tecrübeli ve tüm iletişim-emniyet donanımına sahip rehber(ler) eşliğinde yapılmakta olup, tur başlama noktalarına 4×4 araç veya minibüs (rotaya göre) taşımaktadır.

Likya Yolu seçeneğinin dışında Limanağzı, Gedife Tepesi, Phellos, Gökçeören, Asaz Dağı, Gömbe Yaylası alternatif yürüyüşparkurları da programlar içerisine alınmıştır.

antalya-kas4

YAMAÇ PARAŞÜTÜ

Kaş- antalya'nın Kaş ilçesinde yapılan yamaç paraşütü, heyecan tutkunlarına keyifli anlar yaşatıyor.

Türkiye'deki alternatif turizmin en önemli merkezlerinden biri olma yolunda ilerleyen Kaş'ta, tarih ve doğa turlarının yanı sıra yamaç paraşütüyle de tatilcilere farklı bir seçenek sunuluyor.

Kamyonetlerle yamaç paraşütünün başlangıç noktası olan Kırdavlı Tepesi'ne giden gökyüzü tutkunları, kısa bir ders ve hazırlığın ardından kendilerini gökyüzüne bırakıyor.

Uygun rüzgar bulununca, usta bir pilotla birlikte yaklaşık 45 dakikalık yolculuk başlayor. 650 metre yükseklikteki tepeden başlayan yolculukta, masmavi Akdeniz, karşıda Yunanistan'ın Meis Adası, makilikler içindeki Çukurbağ Yarımadası muhteşem bir görüntü oluşturuyor. Yolculuk, Kaş Limanı'nda sona eriyor.

MAVİ YOLCULUK VE TEKNE TURLARI

Mavi yolculuk yada mavi tur gulet tipi yelkenli ahsap yatlarla yapilan ozel bir tatildir. Gulet tipi yatlar günümüzde sadece mavi yolculuk için dizayn edilmiştir. Çagdaş yaşamın gereklerini karşılayacak şekilde uretilen bu el emegi guletler kamaralarından, mutfağına kadar her türlü konforu ahsap sicaklığı içerisinde sizlere sunmaktadir.

Yat turlarına ister arkadaş grubunuzla veya ailenizle bir yat kiralayarak yada normal standart turlardan bir kabin kiralayarak tatilinizi gönlünüzce geçirebilirsiniz. Bu hizmeti aldığınız firma personelleri sizin güzel bir mavi yolculuk geçirmeniz için ellerinden geleni yapacaktır.

Tatiliniz boyunca şehir stresinden uzak 24 saat Akdeniz'in mavi sularında denize girebilir, balık tutabilir yada şnorkelle denizin altını keşfedebilirsiniz.

Mavi yolculuğunuz içerisinde Akdeniz ve Ege'nin en güzel koylarını; Kekova'yı, Kaş-Kalkan'ı, Kelebekler Vadisi'ni, Fethiye ve yemyeşil Göcek koylarını, Kleopatranın hamamını vs. görebilirsiniz.

Tekne turlarıyla günübirlik yakın koyları, plajları ve ayrıca Kekova turlarına katılarak biraz da tarih ekleyerek eğlenebilirsiniz.

KAŞ'IN EKONOMİK YAPISI

Kaş ilçesinde, son yapılan nüfus sayımına göre 47,000 kişi civarında kişi yaşamaktadır. 1980’den günümüze kadar, turizmin sebep olduğu iç ve dış göçün etkisiyle Kaş’ın nüfusunda % 48.5’lik bir artış meydana gelmiştir. Yazın turizmin etkisiyle sadece Kaş merkezinde nüfus 6000'lerden 15-20 bine kadar çıkmaktadır.

80’li yıllara kadar ekonomisi tarım, özellikle zeytincilik ve balıkçılığa bağlı olan Kaş ilçesi, bu yıllardan sonra gelişen turizm sektörünün etkisiyle farklı bir yöne kaymıştır. Ekonomisinin çoğunlukla turizme dayalı olduğu Kaş’ta, son sayımlara göre 7500 yatak kapasitesine sahip 60 otel ve 43 pansiyon bulunmaktadır. Antik çağlarda denize bağımlı bir hayat süren Kaş’ın denizle ilişkisi 80'lerin başında dalış ve tekne gezisi gibi turizm faaliyetleriyle farklılaşırken; Türkiye’nin güney sahillerinde görülen kitle turizminin aksine, doğal yapısı nedeniyle Kaş’ta bugün turizm, başta dalış olmak üzere aktivite ve spor turizmine (Yamaç paraşütü, Kano turları, Doğa yürüyüşleri, Mağara dalışları, Rafting, Kanyon yürüyüşü, Otantik kültür turları vb.) yönelmektedir.

İlçede küçük ölçeklide olsa, kent ihtiyaçlarına yönelik balıkçılık sürdürülmektedir.

Kıyı bölgelerindeki turizm faaliyetlerinde ve buna bağlı olarak da kentleşmede görülen artış, hem kara, hem de deniz ekosistemini olumsuz yönde etkilemektedir. Bugün, Akdeniz'de yaşayan birçok canlı türü giderek artan insan aktivitelerinin getirdiği baskı sonucunda tükenme aşamasına gelmiş ve uluslararası sözleşmelerle koruma altına alınmıştır. Akdeniz'in batısıyla kıyaslandığında nispeten bozulmamış durumda olan kıyılarımız, gerek barındırdığı bazı ender türlerinin bolluğu, gerekse Süveyş Kanalı vasıtasıyla Akdeniz'e geçen İndo-Pasifik kökenli türler açısından, Akdeniz ekosistemi içerisinde büyük öneme sahiptir.

Dalış turizminin en faal olduğu bölgelerin yer aldığı Güneybatı Antalya kıyıları, koruma altına alınmış birçok deniz canlıları (orfoz ve lahoz) tür bakımından da çok zengindir.

Bu da ilçemizde 1986 yılından beri yapılamakta olup Kaş'daki turizm faaliyetlerinin motoru olan dalış turizmini olumlu yönde etkilemektedir.

İlçenin tarımsal potansiyelleri son yıllarda özel girişimler sayesinde ihracat edilebilen gıdaya dönüştürülerek yeni ekonomik girdiler sağlanmaktadır. Özellikle kış aylarında ilçenin batısında yer alan Yeşilköy, Ova ve Kınık beldelerindeki seracılık faaliyetleri de ilçenin ekonomik yaşamına katkı sağlamaktadır.

KAŞ'IN İKLİMİ

Kaş İlçesi, 36.12 N enlemi ile 29.39 E boylamı arasında yer almaktadır. Tekeli Yarımadasının güney ucundaki İlçenin sınırlarını Kuzeybatı-Güneydoğu yönünü kaplayan dağlar, Güneydoğu-Kuzeybatı yönünü kaplayan deniz belirler.

BASINÇ

Kaş’ ın Uzun yıllar ortalama basıncı (8 yıl) 994.9 mb’dır. Yüksek değerlere ait bilgiler incelendiğinde en yüksek basınç 1010.1 mb, en düşük basınç 969.9 mb olarak kaydedilmiştir.

SICAKLIK

Kaş Meteoroloji İstasyonunun 22 Yıllık verilerine göre sıcaklığın yıllık ortalama değeri 19.6 °C dir. En soğuk aylar Ocak, Şubat ve Mart aylarıdır. En sıcak aylar ise Temmuz ve Ağustos’ tur. Ekstrem Maksimum sıcaklık 13 Temmuz 2000 tarihinde 43.0 °C, minimum sıcaklık 14 Şubat 2004 tarihinde -1.0 °C olarak ölçülmüştür.

DONLU GÜNLER

Minimum sıcaklığın -0,1 °C ve daha düşük olduğu günlere donlu günler denir. Kaş’da 22 yıllık verilere göre ortalama donlu gün sayısı 0,1'dür. Donlu gün Şubat ayında yaşanmıştır.

KIŞ GÜNLERİ

Maksimum sıcaklığın -0,1 °C ve daha düşük olduğu günlere kış günleri denilmektedir. Kaş’da 22 yıllık verilere göre kış günü yaşanmamıştır.

YAZ GÜNLER

Maksimum sıcaklığın 25 °C ve daha fazla olduğu günlere yaz günü denilmektedir. Uzun yıllar yaz günleri ortalaması 166,1 gündür. Kaş yılın yaklaşık yarısınıi yaz günü olarak geçirmektedir.

antalya-kas5

TROPİK GÜNLER

Maksimum sıcaklığın 30 °C ve daha fazla olduğu günler tropikal günler olarak adlandırılır. Uzun yıllar ortalaması 85,9 gündür. En Tropikal ay 29,3 günle Ağustos ayıdır.

TROPİK GECELER

Minimum sıcaklığın 20 °C daha fazla olduğu günlere tropikal geceler denir. Uzun yıllar ortalaması 121.1 gündür. Kaş yılın yaklaşık 1/3'ünü tropik gece olarak geçirmektedir.

YAĞIŞLI GÜNLER

Yağış miktarının 0,1 mm ve daha fazla olduğu günlere yağışlı günler denilmektedir. 21 yıllık ortalama yağışlı gün sayısı 66,0 gündür. Bu sayı yaklaşık olarak yılın 1/5'ine yakındır. Günlük en yüksek yağış miktarı 140,5 mm ile Aralık ayında olmuştur. Aylık ortalama değerler incelendiğinde en fazla yağışlı gün sayısının Ocak ve Aralık aylarında gerçekleştiği görülür. Yağışlı gün sayısının en az olduğu ay ise Temmuz ve Ağustos aylarıdır.

YAĞIŞ

Kaş’ ın ortalama yağış miktarı 782.9 mm dir. Bu değer Türkiye ortalamasına göre (Türkiye ortalaması 638.9mm) yüksek bir değerdir. Aylara göre dağılımında en fazla yağış 181.9 mm ile Aralık ayıdır.

RÜZGAR

Yıllık ortalamalara bakıldığında en çok esen rüzgarın WSW (Batı Güneybatı), NNE (Kuzey Kuzeydoğu) ve ENE (Doğu Kuzeydoğu) yönlerinden olduğu görülmektedir. Uzun yıllar ortalama rüzgar hızı 2.4 m/sec dir. Kaş İlçesinde ölçülen en kuvvetli rüzgar WSW(Batı Güneybatı) yönünden 29.6m/sec (106.6 km/saat) olarak kaydedilmiştir.

FIRTINALI GÜNLER

Meteorolojide rüzgar hızı bir gün içerisinde 17.1m/sec den daha büyük bir değere eriştiği zaman fırtınalı gün olarak kabul edilir. 8 yıllık fırtınalı günler ortalaması 25.8 gündür. Fırtınalı günün yaşanmadığı ay olmamıştır. En çok fırtına 5.4 günle Mart ayıdır.

NEM

22 yıllık verilere göre, Kaş’da ortalama nisbi nem %54 dür. Ekstrem olarak en düşük %2 olarak Aralık ayında kayıtlara geçirilmiştir.

GÜNEŞLENME

Meteorolojide kullanılan güneşlenme süresi, Güneşten gelen direk ışığın süresinin ölçülmesidir. Kaş’da 5 yıllık ortalama güneşlenme süresi 8.11 saattir. Yıllık maksimum güneşlenme süreleri arasında fazla farkın olmadığı bilinmekle beraber en fazla güneşlenme 11.51 saatlik güneşlenmeyle Temmuz ayıdır.

DENİZ SUYU SICAKLIĞI

10 yıllık verilere göre, Kaş’da ortalama deniz suyu sıcaklığı 21.3 °C dir. Deniz suyunun en yüksek olduğu ay Ağustos ayıdır.

Kaş İlçesi İklimi için şu sonuçları özetleyebiliriz. Batı Akdeniz’ de bulunan, yazları sıcak ve kurak, kışları ise ılık ve yağışlı geçen, kısacası karakteristik Akdeniz İklimi özelliklerini gösteren Kaş 1983-2005 yılları arasında yıllık ortalama sıcaklıkları 12,3 °C altına inmemiştir. Yağış dağılışında, yağışlı gün sayısının ve yağış miktarının Kasım ayından Mayıs ayına kadar olan devrede meydana gelir. 1997-2005 yılları arasındaki ölçümlere göre Kaş İlçesinin hakim rüzgar yönü Batı Güneybatıdır.

turkyo-apple2

 

MacBook Air 13"" Core 2 Duo 1.86GHz/2GB/256GB

Antalyanın İlçeleri:
ALANYA, ANTALYA MERKEZ, ELMALI, FİNİKE, GAZİPAŞA, KALE, KAŞ, KEMER, KORKUTELİ, KUMLUCA, MANAVGAT, SERİK

No tags for this post.

Leave a Reply