Başka Dillere Tercüme

EnglishFrenchGermanItalianPortugueseRussianSpanish

Giriş

Türkiye'nin illeri

Genişlet | Daralt

Bumerang

Bumerang

Web Tasarım Kampanya

 

antalya-gazipasa1

Gazipaşa Tarihi

Gazipaşa'nın bilinmeyen veya tahmin edilen tarihi, tarihi perspektif içerisinde oldukça derinlere uzanmaktadır. Ana hatlarıyla bu tarihsel serüveni M.Ö.2000'lerde başlar. Hititlerin bir kolu olan Luviler yine Hititlerin Kizzuvatna (Çukurova bölgesi) ve Arzava (Antalya yöresi) ülkeleri diye adlandırdıkları bölgede yaşamışlardır. Gazipaşa'da bu bölge içinde kalması nedeniyle ilçenin tarihi yolculuğa Luvilerle – Hititlerle başlamış olması kuvvetle muhtemeldir. Nitekim Karatepe (Sivaslı) civarındaki harabaler içinde yer alan aslan kalıntıları bu bilgiler doğrular niteliktedir.

Gazipaşa'nın tarihsel yolculuğu içindeki önemli bir kilometre taşı da M.Ö. 628 yıllarıdır. Selinus adıyla tarihte iki kent mevcuttur. Sicilya'da Yunanlı Mağara – Hyblaia halkı tarafından bu tarihte bir site devleti olarak kurulan Selinus, diğeri Anadolu'nun güneyindeki Selinus. KilikyaBölgesi'nde ve Hacımusa (Kestros) Çayının iki yakasında kurulmuş liman kentidir. Kalesi ise şimdiki kale kalıntılarının bulunduğu yerde olup o zamanlar ada konumunda idi. Buradan başta Mısır olmak üzere, o günün ticaret merkezleri ile deniz ticareti yapılmakta idi.

Yunan yönetiminden M.Ö. 197'de Antiokhos dolayısıyla Roma egemenliğine geçen kente M.S. 1. yüzyılda Akdeniz kıyılarının doğu seferine çıkan Roma Kralı Trojan hastalanarak Selinus limanına gelmiş ve bir tüccarın evine konuk olmuş, daha sonra iyileşemeyerek burada ölmüştür. Yerine tahta geçecek olan Hadrianus, Selinus' a gelerek cenazeyi Roma'ya götürmüş, anısmada bir mezar yaptırmıştır. Bu nedenle de Selinus'un bir süre Traianapolis adıyla anıldığı Hıristiyanlık döneminde ise Seleukeia – Silifke Başpiskoposluğu'na bağlı Piskoposluk merkezi olduğu bilinmektedir. M.Ö. I. yüzyılda başlayan Roma İmparatorluğu dönemi, bu devletin Anadolu sınırları içinde bulunan Gazipaşa'da VI. yüzyıla kadar devam etmiştir.

M.S. VI. yy'den başlarak Güney Akdeniz Bizans İmparatorluğu'nun egemenliğine girmiş, 12. yüzyılın ilk yarısında Kilikya Ermeni Krallığı'na bağlanmış, dönemde Gazipaşa, Antalya ve Alanya ile birlikte Pamfilya'nın Türkleşmesi süreci içinde Selinus, Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat'ın1221 yılında Alanya'yı, 1225'e kadar da buradan itibaren belki deToroslar'dan kaynaklanıp şehir merkezinden geçerek denize karışan beş büyük çayın zaman zaman sel baskınına neden olması dolayısıyla Selinti olarak anılmaya başlanmıştır. Ancak Selçukluların Alanya hariç fethi kısa sürmüş ve 1243'te 2. Gıyaseddin'in Kösedağ Savaşı'nda İlhanlılar'a yenilmesinden yararlanan Ermeniler burayı yeniden ele geçirmiş ve 1275'te Karamanoğluların fethine kadar onların elinde kalmıştır.1270'lerdeki Moğollar'ın Anadolu işgali sırasında Selinti, Anadolu Selçuklu Devleti'nin Konya ve bağlı bölgeleri sınırları içinde yer almaktaydı.

Anadolu beylikleri döneminde 1335 yılından itibaren Antalya ve civarıTeke Beyliği'nde kalırken Alanya, Selinti ve doğusu ile Kuzey yöreleri merkezi Konya olan Karamanoğulları hakimiyetine girmiştir.

Osmanlı Döneminde Fatih Sultan Mehmet'in Deniz Kuvvetleri Komutanı (Kaptan'ı Derya) Gedik Ahmet Paşa, 1470 yılında Alanya'yı, 1472 yılında ise Selinti, Anamur ve Silifke yöresini Karamanoğlu Beyliği'nden alınarak Osmanlı hakimiyetine dahil etmiştir. Ünlü gezgin Evliya Çelebi meşhurSeyahatname'sinin 126. sayfasında "XVIII. yy'da Selinti kazası, İçel (Mersin) sınırları içerisinde Silifke Sancağı'na bağlı 26 köyü olan ve yıllık 80 akçe vergi veren bir kazadır. Deniz kenarında bakımlı cami ve evler ile yemyeşil dağlara sahiptir. Kıbrıs'a 70 mil uzaklıkta iskelesi vardır." demektedir.

Coğrafi Yapı

Antalya'nın 180 km doğusunda 10 km uzunluğu, 7 km eninde Akdenizkıyısında Gazipaşa Ovası üzerine kurulmuştur. Doğusunda İçel ili Anamurİlçesi, kuzeydoğusunda Karaman ili Ermenek ilçesi kuzeyinde Sarıvelilerilçesi ve batısında ise Alanya ilçesiyle komşudur. Güney sınırları teşkil eden Akdeniz sahiline paralel bir şeklilde yaklaşık 35 km içerde batıdan doğuya doğru uzanan Toroslarla çevrilidir. Yüzölçümü 931 km olup ilçe merkezi sahilden 3 km içerde yer almakta ise de yeni yerleşimler sahile kadar uzanmıştır.

İlçenin kıyı şeridi uzunluğu yaklaşık 50 km.dir. Denize girmek için çok uygun plajlara sahiptir. Kıyı şeridinin yarıya yakını kumsal olup diğer kısmı kayalıklardan oluşur fakat kayalıkların arasına gizlenmiş müthiş güzellikte koylar da denize girmek için ideal mekanlardır. İlçe merkezi ile deniz kıyısı arasında alçak tepeler yer almaktadır. Ovanın kuzeyinde dağlık plato bulunur. Nisan ve mayıs aylarında ilçe de bir saat arayla hem kayak yapma hem de denize girme imkânı vardır.

Kuzeyindeki kütle olan Torosların batı kıyı sıradağlarının adı Akçal Dağlarıadıyla bilinir ve en yüksek tepesi "Deliktaş" noktası 2253 m'dir. Alçak kısımlar ise kıyı boyunca uzanan alüvyal bir ova meydana getirmektedir. Alivüyol ovadan yüksek dağlık sahaya geçiş nispeten dik yamaçlarla olmaktadır. Güneyde Selinus harabelerinin bulunduğu tepenin ön kısımında yalıyarlar vardır. Kıyıda bulunan tepenin iki tarafında plajlar uzanır. Plajlar ince kalker kumlardan meydana gelmiştir. Yalıyarlar kalkerlerden oluşup yer yer 50-100 m yüksekliğe kadar ulaşmaktadır.

Toprakları kıyıda kızıl kestane renkli olup bu topraklar sebze, narenciyeve muz tarımına uygundur. İçerilere doğru kızıl renkli (Terrarossa) topraklar olup bu topraklarda da tahıl tarımı yapılır. Dağılık kesimlerde de hayvancılık ağırlık kazanmaya başlar.

antalya-gazipasa2

Doğal Güzelliklerimiz

SELİNUS ANTİK KENTİ

Antik Selinus Kenti Gazipaşa İlçesi sınırları içerisinde yat limanının ve Hacı Musa Çayı’ nın güneybatısındaki denize dirsek gibi uzanan bir tepenin üzerinde ve yamacında yer alır. Kentin akrapolü tepeye kurulmuştur. Ayrıca bu tepe üzerinde Orta Çağ Kalesi yer almaktadır. Akrapol içerisinde kilise ve sarnıç günümüze kadar gelmiş önemli yapılardır. Selinus kentinini diğer yapıları sahilde ve yamaçta yer almaktadır. Bu yapılar arasında hamamlar, agoralar, Selçuklu Köşkü, su kemeri ve Nekrapol alanı bulunmaktadır.

Selinus dağlık Klikya bölgesinin en önemli bölgesidir. Roma İmparatorlarından Trijan’ ın bu kente ölmesinden dolayı kent bu adı almıştır. Nekropoldeki anıtsal mezar önemlidir.

Alanya lisesindeki ostoteklerin çoğunluğu Selinus Nekropolünden getirilmiş olup, bu da Selinus’ ta bir atölyenin varlığını düşündürmektedir.

ANTIOCHEIA AD GRAGUM (Güney Kalesi)

Gazipaşa İlçesine 18 km uzaklıktaki Güney Köyündedir. Nohut yeri olarak bilinir. Kentin bulunduğu bölge denize dik inen dağlık bir araziden oluşmaktadır. Deniz seviyesinden yüksekliği 300 metredir. Burada kalıntılar nekrapol alanı, sütunlu cadde , kilise, hamam, agora, anıtsal kapı ve orta çağ kale surlarıdır. Antioche Ad Gragum 4. Commagene kralıdır. Krallığın merkezi Adıyamandır. Kent daha sonra Roma ve Bizans dönemlerinde iskan görmüştür.

LAMUS KENTİ –(ADANDA)

Antik Kent Gazipaşa İlçesi’nin 15 km kuzeydoğusundadır. Bugünkü Adanda Köyünün2 km kuzeyinde yüksek ve sarp bir dağın zirvesinde kurulmuştur. Kent surla çevrili olup doğuya bakan kente giriş kapısının güneyinde büyük bir kule yer almaktadır. Kentin diğer yapıları agora, doğal kayaya oyulmuş çeşme ve iki adet tapınak sayılabilir.

Bu kentin akropolinde blok taşların oyulması ile yapılmış yekpare lahitler önemli kalıntılar arsındadır. Kent olasılıkla geç Roma döneminde Lamotis olarak adlandırılan bölgenin başkenti durumunda idi. Dağlık Klikya bölgesinin kültürünü ve sanatını en iyi şekilde yansıtmaktadır. Kent en görkemli dönemini Callianus zamanında geçirmiş olmalıdır.

NEPHELİS ( MUZKENT )

Kentin adına arkeoloji literatüründe rastlanmamıştır. Ancak Nephelis olarak lokalize edilebilir. Ulaşımı Gazipaşa Mersin karayolunun 15. km’ sinde güneye sapan 5 km ‘lik yolla sağlanmaktadır. Kent üç bölümden oluşmaktadır.

           A ) Ala Kilise olarak bilinen düzlükte yer alan yapı kalıntısı.

           B ) Akrapol ve yamaçları

           C ) Kuzey kısmı

Birinci bölümdeki yapı dikdörtgen planlı çok mekanlıdır.

İkinci bölümdeki akrapol kuzeyindeki küçük tepenin üzerinde ve yamaçlarında yer alır. Sur duvarları kısmen sağlamdır. Burada tapınak niteliğini taşıyan bir yapı kalıntısı vardır.

Üçüncü bölüm ise tahrip olmuş tek bir yapının bulunduğu yerdir. Kentin geniş bir akrapolü ve taş yatağı vardır.

HASDERE KÖYÜ’NDEKİ TÜRBE VE MEZARLAR

Gazipaşa İlçesi’ nin 5-6 km uzaklıkladır. Gazipaşa İlçesi’ nin ilk yerleşim yeri olduğu söylenen bu köyde yöre mimarisini yansıtan sivil mimarlık örnekleri bulunmaktadır. Burada bulunan türbenin kime ayit olduğu bilinmemektedir. Tek kare mekandan oluşmakta üzeri kubbe ile örtülüdür. Kubbe geçişleri tromplarla karşılanmıştır. Herhangi bir süslemesi yoktur. Yakın zamanda köylüler tarafından onarılmıştır.

HALİL LİMANI

Alanya Gazipaşa sınırında bulunmaktadır. İotape Antik Kenti’ nin Chasasıdır. Apsis kısmı büyük oranda sağlam kalmış 31.30 metre uzunluğunda bir bazelika harabesi vardır. Apsisin iç kısmında mozaikten yazılmış yazı izleri mevcuttur. Bazelikanın dışında mezar yapıları deniz kenarındaki evler ise kuzeyde yer almaktadır.

 ALTIKAPI HAN

Gazipaşa İlçesi’ nin Yakacık I. Köyü sınırları içerisinde yaklaşık dikdörtgen planlı moloz taş ve harç kullanılarak yapılmış önde revak kısmı yer almaktadır. Revak açıklıkları kemerli kapılarla sağlanmış. Bunlardan üç tanesi tam olarak kalmış diğerleri yıkılmış durumdadır.

Bunun dışında yapı sağlam olup, revakın kuzey yönünde birbirine paralel altı uzun mekan yer almaktadır. Mekanlar birbirine kemerli kapılarla bağlanmaktadır. Mekanlar içerisinde mazgal delikleri aydınlatmayı sağlamaktadır. Yapı yanındaki köşkle bağlantılı bir han olabilir.

BIÇKICI MANASTIRI

Gazipaşa İlçesi’ nin güneyindeki geniş düzlükte denize doğru uzanan Selinus’ un 3 kmkuzeybatısında bulunan bu mevkide zor ulaşıla bilinir yükseklikte erken Bizans döneminde tarihlenen manastır yapıları denilebilecek kalıntılar yer almaktadır. Tüm yapılar yerel moloz taşlardan bol harçlı yapılmış olup, tüm yapıların merkezinde sayılabilecek üç motifli dairevi apsisli bir bazilika vardır. Sadece kuzey duvar ayakta kalmıştır. Kilisede en az iki belki üç yapı evresi görünmektedir. Daha sonra sarnıca dönüştürülmüştür.

B – ORTA ÇAĞ KULESİ – BIÇKICI

Kayhalar Beldesinde yer alan Bıçkıcı Manastırının batı tarafındaki sahil düzlüğünde yer alan iki katlı moloz taş duvar örgülü yapıdır. Kareye yakın planlıdır. İki katlıdır. Beşik tonozla örtülüdür. Alt katta batı ve doğu duvarları yıkılmıştır. Batı üst kat duvarında ve güneyde birer pencere bulunmaktadır.

CESTRUS – MACAR ÖRENİ

Gazipaşa İlçesi’ nin 6 km güneydoğusunda haritalarda Kilisetepe olarak gösterilen 350 metrelik yükselti üzerinde yer alır. Kalıntılar yaklaşık 400 metrekarelik bir alana yayılmıştır. Yazıtlara göre Cestrus Antik Kenti olarak lokalize edilmiştir. Kenti çevreleyen sur duvarları tepedeki plato boyunca uzanmakta ve güney yönde hala görünmektedir. Surun çevrelediği plato üzerinde geniş bir agora, Vepasianus’ a ait olduğu sanılan bir tapınak, bunu güneyinde Antonius tapınağı ve agoranın doğusunda bir anıtsal mezar bulunmaktadır. Kent yazıtlara göre MS 1 ve 2. yy’ a tarihlenmektedir.

Antalya-gazipasa3

Sağlık

İlçe Sağlık Grup Başkanlığı’na bağlı Devlet Hastanesi Merkez, Kahyalar, Çobanlar, Aydıncık, Zeytinada  ve Karatepe sağlık ocakları  sağlık hizmeti vermektedir.

Bu sağlık ocaklarında toplam 9 Doktor, 3 Hemşire, 3 Çevre Sağlığı Teknisyeni, 8 Sağlık Memuru, 23 Ebe, 6 Diğer Personel olmak üzere  toplam 53 kişi ile hizmet  verilmektedir.

İlçemiz Devlet Hastanesi  8.405 metrekare arsa üzerine kurulu 75 yatak kapasitesine sahip 5 uzman, 7 pratisyen, 2  diş doktoru olmak üzere toplam 14 doktor, 59 Sağ.Mem.Ebe Hemşire, 15 teknisyen, 6 idari personel, 13 diğer kadrolarda olmak üzere toplam 107 kişi hizmet vermektedir.

Hastane bahçesinde bulunan lojman; bina yetersizliğinden dolayı depo, arşiv ve idare olarak kullanılmaktadır. Hastanenin hizmet binası yetersiz olup acil olarak ek hizmet binasının yapılması gerekmektedir.

Ekonomi

Gazipaşa'da da ekonomik yaşam hava şartlarına bağlı olarak kuru tarım , küçük el sanatları ve ticaret, ormancılık ve hayvancılığa dayanmakta idi. Ancak 1970 lerden itibaren başlayan sera ve seracılık faaliyetleri o günden bu güne artan ölçüde ilçenin ekonomik yaşamla İlçenin ekonomik yaşamında en önemli gelir kaynağı olmuştur.

İlçede herhangi bir büyük sanayi kuruluşu mevcut olmamakla beraber orta ve küçük çaplı imalathaneler ve atölyeler mevcuttur.

İlçe ekonomisinde hakim olan sektör tarım sektörüdür.Tarımda da en büyük pay örtü altında yapılan turfanda sera sebzeciliği ve muzculuğa aittir. Son yıllarda örtü altında çilek yetiştiriciliği ve enginar yetiştiriciliği hızla artmaktadır.Ancak arazi yapısının genel olarak engebeli olması nedeniyle ilçe yüz ölçümünün yalnızca % 18'i tarımsal faaliyet için kullanılabilmektedir.

Sebzecilikte halkın yönelimi seracılığa doğru olmuştur.Tarımla uğraşanların %80'i geçimi seracılıktan sağlamaktadır.İlçe merkezi ve Kahyalar Beldesi ile ilçedeki 41 köyün 36 sında seracılık yaygınlaşmıştır.

İlçede güzlük ve baharlık olmak üzere yılda iki sezon halinde seralarda sebze üretimi yapılmaktadır.Seralarda üretilen sebzelerin başlıcaları salatalık,domates,taze fasulye,patlıcan ve biberdir.Açık alanlarda ise taze fasulye, domates,biber,patlıcan ve enginar yetiştirilmektedir.

İlçede mevsim koşulları hayvancılık için son derece uygundur.Ancak orman köylerinde doğal yapının son derece sarp olması ve hayvancılık için uygun şartlar taşıyan ova kesimlerde tarımsal uğraş olarak seracılık ve muzculuğun tercih edilmesi nedeniyle hayvancılık yeterince gelişmemiştir .Ova kesimlerde aile işletmeciliği tarzında süt sığırcılığı yapılmaktadır.Orman köylerinde ise kıl keçiciliği temel hayvancılık uğraşı olarak yapılmaktadır.

Balıkçılık ve ormancılık ilçenin diğer önemli gelir kaynaklarındandır.

Ulaşım

ANTALYA GAZİPAŞA YA NASIL GiDiLiR

Gazipaşa, Alanya'ya 44, Antalya'ya 180 km. Her iki merkezden de ilçeye otobüsle ulaşılabiliyor. Özel araçla yola çıkanlar sahil yolunu izleyerek kolayca Gazipaşa'ya ulaşabilirler.

Ayrıca İstanbul ve Ankaradan hava yolu ile ulaşım başlamıştır.

antalya-gazipasa4

Gazipaşa 'da Tarım

Gazipaşa'nın yüzölçümünün %17,8 i tarım, %12,4 ü çayır-mera, %63,5 i orman ve %6,3 tarım dışı alanlardır. İlçede yaklaşık 7200 çiftçi ailesi geçimini tarım sektöründen sağlamaktadır. Tarıma elverişli olan l65.l50 dekarlık alanda tarla bitkileri, 24.465 dekarlık alanda bağ ve meyve, 12.265 dekarlık alanda sebze ve süs bitkileri üretimi yapılmakta, 51.720 dekarlık bölümü ise nadasa bırakılmaktadır.

Tarla bitkilerinde 1. sırayı hububat üretimi almaktadır. 1998 yılı sonu itibariyle 75.000 dekarlık alanda hububat üretimi yapılmıştır. Hububat üretimi ihtiyacı ancak karşılamaktadır. Hububat üretimiyle birlikte kuru bakla, yerfıstığı, susam, patates ve kuru soğan üretimi de yapılmaktadır.

1998 yılı sonu itibariyle, yaklaşık 25.380 dekarlık alanda zeytin, badem, muz, elma, portakal, asma, nar, ceviz, keçiboynuzu, üzüm, şeftali, incir, limon, armut, yenidünya, kiraz, erik, ayva, kayısı, mandalina ve çilek üretimi yapılmaktadır. Ayrıca, son yıllarda avokado, mersin, hünnap ve kivi gibi meyveler de yetiştirilmeye başlanmıştır.

İlçemizde çokça üretilen meyvelerden biri de muzdur. 1998 yılı sonu itibariyle, 3.300 dekarlık alanda 7.854 ton muz üretilmiştir. Ancak, iklim şartları, ithal muz ve su sıkıntısı üretimi olumsuz yönde etkilemektedir.

Turunçgillerden en fazla portakal ve limon, az miktarda da mandalina üretimi yapılmaktadır. Örtü altı tarımın yoğunlaşması ve fiyatlardaki istikrarsızlıklar nedeniyle yeterli turunçgil üretimi yapılamamaktadır.

Zeytin fiyatlarının yükselmesi ve zeytin bitkisinin kıraç alanlarda yetişmesi nedeniyle zeytin, en geniş üretim alanına sahip olan bir bitki konuma gelmiştir.

Nar çeşitlerinden en fazla bey narı, çekirdeksiz nar ve ekşi nar üretilmektedir. Çekirdeksiz nar iç pazarın aradığı bir nar çeşididir.

Sebze üretimi çoğunlukla örtü altında yapılmaktadır. Örtülü alanların toplamı 8.265 dekar, açık alanların toplamı ise 5.330 dekardır. Örtülü alanların 5.175 dekarı cam sera, 1.750 dekarı plastik sera ve 1..340 dekarı ise alçak plastik tünel şeklindedir. Cam ve plastik seralarda salatalık, domates, kabak, taze fasulye, patlıcan, biber ve süs bitkileri ile muz ve çilek üretilmektedir.

70 dekar örtülü alanda karanfil ve gül üretimi yapılmaktadır. Üretilen karanfiller ihraç edilmektedir. Gül ise Antalya ve İzmir'deki kooperatiflere pazarlanmaktadır.

İlçede örtü altında ve açıkta yapılan tarımda 1998 yılı içersinde çeşitli cinslerden toplam 4.484.625 kg gübre tüketilmiştir. Bununla birlikte 1.000 ton civarında sıvı ve katı yaprak gübresi ve 14.511 kg. bitki gelişimini düzenleyici gübreler kullanılmıştır. Ayrıca 1998 yılı içersinde toplam 95.903 kg. zirai ilaç ile birlikte 330 litre de bitkisel ve kimyasal hormon kullanılmıştır.

İlçede l adet Tarım Kredi Kooperatifi, 23 adet Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ve 2 adet Tarımsal Sulama Kooperatifi faaliyet göstermektedir.

GAZİPAŞA KÜLTÜRÜ

Gazipaşa İlçesi Akdeniz sahilleri boyunca yoğun olarak yerleşim merkezlerine sahiptir. Denizden uzaklaştıkça eğimli arazi toplu yerleşimlere yeterli olanağı vermemiştir. Köyler bir bütünlük göstermez. Evler ve köylerin mahalleleri arasında uzak mesafeler bulunur. Dağınık yerleşimde hayvan yetiştirilir ve hayvansal ürünler üretilir. Kentte yaşayanların çoğunun kırsal kesimle bağlantısı vardır.

GELENEK VE GÖRENEKLER

Yörük kültürünün hakim olduğu Gazipaşa’da gelenek ve göreneklerde bu kültürün etkisi günümüzde de hissedilmektedir.Özellikle doğum,düğün,ölüm olaylarında halkın geleneklerine bağlılığı görülmektedir.

 Kız İstemede Mendil Düğümleme Geleneği: Gelinlik çağına gelen genç kızlara çevrede dünürcü gelinir.Bu dünürcüler bir tane olabileceği gibi aynı anda birden fazla da olabilir.Kıza gelen dünürcülere kız babası düşüneceğini söyler.Kız babası kıza doğrudan doğruya kiminle evlenmek istediğini soramadığı için bir kadın tarafından kıza kaç tane taliplisi varsa o kadar ayrı renkte mendil getirilir.Bu mendillerin kime ait olduğu da söylenir.Kızın kime gönlü varsa o kişiye ait mendili düğümler ve böylece kiminle evlenmek istediğini belirtir.

Kız İsteme,Nişan,Nikah,Düğün :Erkek tarafı toplum içinde itibarı olan ,iyi konuşan birini yanlarına alarak kız tarafına dünürcü gider.Ziyaretin sonuna doğru ‘’Allah’ın emri Peygamberin kabli üzeri oğlumuza kızınızı istemeye geldik’’ der.Kız tarafı düşünmek için zaman ister.İkinci ziyaret gerçekleştirilirken hediye olarak bir tepsi tatlı veya çikolata paketi götürülerek kızı evine verilir.Ziyaretin sonunda götürülen hediye geri iyade edilmezse olumlu düşündüklerini gösterir.Üçüncü ziyarette evet denirse söz kesilir.nişan tarihi belirlenir ve o tarihte nişan yüzüğü takılır. Her iki aile için de uygun bir zamanda düğün tarihi belirlenir.Düğünden 2 gün önce damat ve gelin tarafının yakınları kız evine kesene (Kız evine götürülen eşyalar) götürür.Halk arasında bunlara ‘’Keseneci’’denir.Keseneden sonra damat evinin damına direk dikilerek bayrak çekilir.(Bayrak çekmenin gayesi o evde düğün olduğunu çevreye ilan etmektir.)Düğün arefesi kız evinde kına gecesi yapılır.Kına gecesinde gelinin arkadaşları ve yakınları türküler eşliğinde oynayıp eğlenir.Sıra kına yakmaya gelince

Kız mısırdan kınan geldi mi?

Kız annesi duydu mu?

Çağırın gelsin öz anasına

İzin versin kınasına

Manisinin ardından kına genç kızlar tarafından tepsilerde yoğrularak hazırlanır.İlk olarak gelinle damadın ellerine yakılır. kına türküsü eşliğinde genç kızlar da ellerine kına yakarlar.Daha sonra mani ve türkülerle gelin ağlatılır.Kınanın sonunda

Gelin söyler:

Ak elime mor kınalar yakarlar

 Baba evinden el evine atarlar.

Tarlaya ekerler darı

Ondan ederler karı

Ana görür de ağlarsın

Süpürdüğüm odaları

Kız Anası söyler:

Var git kızım güle güle

Göz yaşını sile sile

Der ve kına gecesi biter.

Sabahleyin düğün başlayınca gelin alıcılar (Damat tarafı)kız evine gelince davul zurna eşliğinde oynarlar halay çekerler.Gelin, evinden evinden alınıp damat evine getirilirken yolda gelinin önü kesilerek para istenir.Buna ‘’Kütük düşme’’ denir.Gelin damat evine gelip attan ineceği zaman kaynanasından ve kayınbabasından indirtmelik (Geline verilen her türlü hediye) verilir.Gün boyu damat evinde düğün devam eder.Düğün sonunda gelin eve girince damat yüz görümlüğü (bilezik,kolye ,para vb.)verererk gelinin duağını açar.

Doğum ve Sonraki Törenler: Doğum öncesi akraba ve komşulardan tecrübeli ve yaşlı kadınlar evde toplanır.Anne adayının yanında ayrılmazlar.Doğumu en tecrübeli kadın yaptırır.Ve ömür boyu çocuğun ebesi olarak kalır.

Doğum gerçekleşince bebeğin göbeği kesilerek bağlanır.Zaman geçirmeden yıkanarak bir beze sıkı sıkı sarılır.(Kundaklanır)

Doğumdan sonra göbedelik töreni yapılır.Bu tören yapılırken maddi durumu iyi olanlar ziyafet verir ,iyi olmayanlar ise lokum ve büskivi dağıtırlar.

Ad verme: Ailenin en yaşlı erkeği çocuğu kucağına alarak kulağına ezan okuyarak ismini verir.

Tuzlama: Bebek doğduktan 3 gün sonra yakın komşularının ve akrabalarının toplandığı ev ortamında bebek bal karıştırılmış tuzla tuzlanır.(Büyüdüğünde teni kokmasın diye)

Diş Diricesi: (Gölleme) Bebeğin ilk çıkardığı dişi gören ilk kişi çocuğa hediye alır.Ve diş diricesi (nohut ,mısır,fasulye ve buğdayın haşlanmasıyla yapılan yiyecek) pişirilerek gelenlere ikram edilir.Gelmeyenlere gönderilir.

 turkyo-wacom4

 

WACOM Bamboo Stylus

Antalyanın İlçeleri:
ALANYA, ANTALYA MERKEZ, ELMALI, FİNİKE, GAZİPAŞA, KALE, KAŞ, KEMER, KORKUTELİ, KUMLUCA, MANAVGAT, SERİK

No tags for this post.

Leave a Reply