Başka Dillere Tercüme

EnglishFrenchGermanItalianPortugueseRussianSpanish

Giriş

Türkiye'nin illeri

Genişlet | Daralt

Bumerang

Bumerang

Web Tasarım Kampanya

adana-karaisali1

KARAİSALI TARİHİ

     Midilli şehri Büyük İskender in Anadoluyu istilası sırasında yıkıldıktan sonra birçok uygarlıklar görmüştür. Ancak Türklerin Anadoluya gelişlerinden sonra yöreye vurdukları Türk Uygarlığı mührü son derece belirgin olup, günümüzde birçok Selçuklu ve Osmanlı eserleri ve isimlerine rastlıyoruz.
     Yöreye Selçuklu Türklerinin yerleşmesi ile birlikte şehrin adının çeçenli olarak değiştirildiğini görüyoruz. Günümüz İlçe halkının Yüreğir Ovasından gelen Ramazanoğulları ve Menemencioğulları soyundan geldiğini biliyoruz. İlçeye bugünkü ismi, Ramazanoğullarından Kara isa Beye atfen verilmiştir.
     Elimizdeki tarihi belgelerin sayfalarını şöyle bir aralamaya başlar Anadoludaki siyasi karışıklıklar, Selçuklu Devletinin  Moğol hakimiyetine girmesi. Antakyadan Kudüse kadar yüzbinlerce çadırlık Türkemen nüfüsunun yığılması Bu Nüfusun 1290 lı yıllardan itibaren Memluklular deste le Antakya üzerinden Çukurovaya doğru yönlendirilmeleri önemli bir olay 1340lı yıllarMemlukluların Ceyhan Nehri ve kıyılarını fetih politikasına sahne oldu. Ermeniler yapılan savaşlar sonucu yenilgiye uğratıldılar. 1350 lerde Üçoklu Türkmenler Yüreğir Bey oğlu Ramazan idaresinde idi. Bir müddet Adana ve Tarsus yöresinde dolaştılar.
     Ramazan Bey, şimdiki Camili Köyünün kuzeyindeki çaldığını yurt tuttu. 1360 yılında Adana Ramazan Bey tarafından ele geçirildi. Ancak Ramazan Bey, 1352 yılında mısır Sultanının onayıyla Adana Bölgesi Türmen Emin hükümdarı olmuştu. Ramazan Beyin en sadık adamları Kusun, Karaisa, Özer, Gündüz, Kuştemür idi Karaisa Milli kasabası kışlık yurt yeri Kızıldağ ve civarı da yayla yeri olarak verildi. Ancak Karaisalının Annahşa kalesini zorlu bir cenk veya mücadele ile ele geçirdiği anlaşılıyor Annahşa kalesi Karaisa Beyin fetih mülk arazisinin merkezi idi.
     Karaisa oğlu Hamza Bey, 1427 yılında Kahireye gelerek Memluk Sultanına bağlılığını bildirdi. Karaisalı Beyinin yanında Dündarlı, Hacılı, Bulgarlı oymakları da vardı. 1530 yılında Karaisa oğlu Sevindik Bey aşıretin başındadır.
    
Kanuni Sultan Süleyman Defterlerinde Karaisalı Kanuni Sultan Süleymanın Karaisalıya özel bir ilgisinin olduğunu Osmanlı arşiv belgeleri açıklıyor. 1520, 30, 40 ve 50li yıllarda Adana sancak Tapu-Tahrir defterini yazdıran Kanuni Dönemi belgelerinde Karaisalının sosyal ve ekonomik durum ayrıntılı olarak açıklanıyor. 998 nolu Arşiv Tapu-Tahrir defterine şöyle bir göz atıyoruz. Adana Sancağının kazası durumundaki Karaisalıda yaşayan cemaatlar obalar şunlardır
     Mustafalı, Tekehacılı, Uçar, Murculu, Köşkerli, Toraşan, Çomaklı, Köçekli, Aşıksarılı, Diğerköpekli, Aldoshacılı, Nureddin-Yapakoğlu, Çömelek, Elcik, Orkud aşık Alibeyli, Ulu keçi Turgudlu, Sarıçobanlı, Şeyhmehmedli, Kesik, bayramlık, Mutanlı, Babasıoğlu, Albaşlı, Oruçbeyli, Keçili, Avcıhacılı, Bektaşlı Botuklu, Yapallıoğlu, Arabhasanlı Dönarslan, Şeyhhacıhalife, Kerceoğlanları, Karaisalı, Kenger, Kaşıkcılar, Salur, Karacaisalı, Köl düğün Uzadan, Sarıçobanlı, isakocalı, Emirilyaslı, ilenekli, Heceli, ilhanlı, Turhanlı, Kesrici, Çomaklı, Kuli, Canikler, Kızanlı, Tırnak.
      Yukarıda listesi verilen Karaisalıdaki obaların 1526 yılında tutulan defterde yer aldığını hemen belirtelim. Aynı yıl Karaisalıda 73 cemaat oba, 1956 hane ev bulunmakta olup Karaisalının merkez ve köylerinin Nüfusu l0.000e yakındır. Padişah çağrıda bulunursa 2731 nefer asker savaşa gidebilecek durumdadır. Karaisalıda aynı yıl 162 Hristiyan eve karşılık, 1834 Türk evi vardır. Yani 16. yüzyıl itibariyle Karaisalının %-90'ı Türktür ki bu durum Ramazanoğulları zamanından itibaren Karaisalıda Türkleşme hareketinin çok güçlü olduğunu gösterir.
      Karaisalıların kolları Osmanlı Arşivinde bulunan 1572 tarihli Adana Sancağı Mufassal Def terinde Karaisalı kazasında yaşayan göçebeler içinde Karaisalı, ve ona bağlı kollar obaları da açıklanmaktadır. Aşağıda vereceğimiz listede yer alan obalar Karaisalının kollarıdır.
     İsa, Kocalı, Emirilyaslı, Çeçeli, Günece, Yardımşahlı, Abdalanoğlu, Kararnandepeli, Alhanlı, Kestel, Göçerili, Çömelek, Hatibli, Ebiga, Gerce, Şeyhmehmedli, Yayasalı, Yahyaoğlu, Köşkerli, Kırtoy, Avcıhacılı, Alibeyli, Yapallı, Yahşihanlı, Dönarslan, Bunsuz, Ulukeçi, Lala, Canikler, Karacaisalı,Umurlu, Sarıçobanlı, Bayramlı, Eğlenceli, Urunguş, Bektaşlı, Yargı, Emelcik, Balabanlı, Gümeç, Salur, Gerdekli, Arabhasanlı, Furatlı, Uzadan, Örküdşeyh, Koğaşar, Alibeyli Karaisalıda çok sayıda mezra vardır. Kanaatimiz odur ki Karaisalının çeçenli obasının yurtyeri şimdiki Karaisalı şehir merkezidir.

Turistik ve Tarihi Yerler

İlçede doğal güzellikler ve tarihi mekanlar yoğunluk göstermektedir. Eski dönemleri hatırlatan kalıntılarda yerleşmenin ne kadar eski olduğu rahatlıkla anlayabiliriz. Bunlara örnek vermek gerekir ise; İlçeye bağlı Karakılıç köyü civarındaki Romalılara ait Milvan Kalesi, yine ilçeye bağlı olan Altınova köyü civarlarındaki tarihi İpek Yolu üzerindeki Kesiri han. Hacıkırı köyü civarındaki Varda (Alman köprüsü) günümüzde taş köprü olarakta adlandırılmaktadır. Birde bunlara ilçe merkezine yakın olan Keçi Kalesi'ni örnek gösterebiliriz.

 adana-karaisali2

COĞRAFİ KONUM
Karaisalı 37.16 kuzey enlemi ile 35.04 doğu boylamları arasında ve Akdeniz Bölgesinde yer almaktadır. Adana iline bağlı olan Karaisalı, doğusunda İmamoğlu, güneyinde Yüreğir ve Seyhan, batısında Tarsus ve Pozantı, kuzeyinde Aladağ ilçeleri ile çevrilidir. (bkz. Karaisalı Haritası)
Adana’nın kuzeyinde ve şehre 47 km uzaklıkta olan Karaisalı’nın yüzölçümü 1.775 km2’dir. Denize uzaklığı 93 km olup ilçe merkezinin denizden yüksekliği 241 m’dir.

YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ
Karaisalı, engebeli arazinin bittiği Toros dağlarının başladığı yerde kurulmuş, sırtını Toroslara dayamış, ovayı tepeden süzen, engebeyle dağ arasında köprü vazifesi gören bir yerleşim birimidir.

 

Dere ve Akarsular
Karaisalı, akarsular bakımından zengin sayılabilecek düzeydedir. Seyhan Nehri ilçenin doğu sınırını oluşturur. Eğlence, Körkün ve Çakıt Çayları ile Üçürge Deresi her mevsim su bulunan akarsulardan olup Seyhan Nehrine dökülmektedir.
Ayrıca yörede Çatalan ve Nergizlik Barajları mevcuttur. Çatalan Barajı Adana’nın içme suyu ihtiyacını karşılamaktadır.

adana-karaisali4

İKLİM
Karaisalı, Akdeniz ikliminin özelliklerini taşır. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır. Bölgede meydana gelen yağışlar, genellikle yamaç yağışları ve gezici hava kütlelerinin karşılaşması ile oluşur.
Ortalama yağış miktarı 917 mm’dir. Özellikle yaz döneminde nem yüklü sıcak bir hava görülür.
Bölgede 38 yıllık ortalama sıcaklık 18.3 oC’dir. En soğuk ay Ocak (8.82 oC), en sıcak ay ise Ağustos (27.5 oC)’tur. Yine 38 yıllık verilere göre ortalama yüksek sıcaklık 24 oC, ortalama düşük sıcaklık 13.9 oC’dir.

BİTKİ ÖRTÜSÜ
İlçenin bitki örtüsü de Akdeniz iklimi özellikleri taşır. Yüksekliğin az olduğu yerlerde bodur ağaçlardan oluşan makiler görülür. Ve yörede bol miktarda murt (mersin) olması sebebiyle yöre insanlarına Murtçu adı da verilir.
Yüksekliğin fazla olduğu yerlerde ise ormanlar meşe, kızılçam, ardıç göknar, sedir gibi ağaçlardan oluşur. Maki toplulukları, tahrip edilen ormanlık alanlarda görülür. Yaz mevsiminin kuraklığı ve uzunluğu bitki örtüsündeki çeşitliliği azaltır.

ARAZİ YAPISI
Adana’nın kuzeyinde yer alan Karaisalı, Alpin Dağ Sisteminin devamı olan Toros dağlarının güney ucunda yer alır. Coğrafik açıdan Toros dağları ile Çukurova arasında geçiş alanında bulunmaktadır. Dolayısıyla arazinin bir kısmı dağlık, bir kısmı ise az engebeli veya engebesiz alanlardan oluşmaktadır. Jeolojik açıdan ise; Toros dağ kuşağının hemen güney ucunda yer almaktadır. Bundan dolayı da jeolojik yapı iki ana kısımda incelenebilir:
Birincisi Toros dağ kuşağını oluşturan kıvrımlı, kırıklı, Palezoyik ve Mesozoyik yaşlı kayaçlar olup genelde kireçtaşları, kırıntılı kayaçlar ve ofiyolit kayaçlardan oluşmaktadır. Bu kayaçlar içerisinde ekonomik öneme sahip bazı maden yatakları bulunmaktadır.
İkincisi ise Senozoyik yaşlı kayaçlardan oluşan Adana Baseni sedimanter kayaçlardır.

MADENLER
Karaisalı’da çıkan ve Maden Tetkik Arama Enstitüsü’nün saptamış olduğu madenler şunlardır;
Linyit, Krom, Demir, Bakır, Kurşun ve Maden kömürü

 adana-karaisali3

Varda Köprüsü

1898 yılında kesin anlaşması yapılan ve daha önce 1896 da Konya'ya ulaşan,demiryolunun Bağdat'a kadar devamına karar verilen ilk Bağdat Demiryolları inşaat Projesi'nde bulunmayan Ulukışla-Pozantı-Belemedik-Hacıkırı-Varda Köprü inşaatı, daha sonra ancak finans sıkıntısı nedeniyle 1903 de başlayan Konya-Ereğli-Burgulu(Bulgurlu)(Konya sıfır km.Başlangıç)200 km.lik demiryolu 1904 yılında Burguluda bitirilirken,inşaatı gerçekleştiren Bağdat Demiryolları İnşaat Şirketinin Taşaronu "Konya-Ereğli-Burgulu Demiryolu İnş.Şrt'nin de taşaronu olan Alman Philipp Holzmann GmbH'ın iki ünlü İnşaat ve Demiryolu yüksek mühendisleri Winkler ve Mavrogordato,Burgulu hattı devam ederken,Burada n sonra devam edecek olan hattın nerden geçebileceğini araştırıyorlardı.1.nci güzergah,Burgulu-Halkapınar-Gülek-Durak-Adana idi.2.ncisi ise,Burgulu-Ulukışla-Çiftehan-Pozantı-Belemedik-Hacıkırı-Bucak-Durak-Yenice idi.İkinci güzergahda sadece 25 km.lik Pozantı-Belemedik-Hacıkırı arası zordu ama diğer geri kalan 81 km.lik güzergah düz idi.1.nci güzergahta ise…15oo m.lik rakımdan çok kısa bir bölümde 300 metreye sonrada 50 metreye düşüyordu.İniş iyiydide, geriye dönüşte buharlı lokomotifin sadece kendini bile çıkarması çok zordu.Toros geçişlerini çok merak eden Padişah Abdülhamid II.ye şirket mühendisleri Winkler,,Mavrogordato,Deutsche Bank yeni genel müdürü Arthur Von Gwinner ve P.Holzmann şirketi başkanı Otto Riesse bir brifing vererek Torosları Belemedik'te 12 adet tünelle Hacıkırı'da ise Osmanlı'nın en uzun ve en yüksek köprüsü ile nasıl geçeceklerini anlattılar.Burada sunumu yapan Osmanlı vatandaşı ve Tarabya 1862 doğumlu Mühendis Nicholas Mavrogordato yapmıştı.Zaten daha sonra Winkler vefat edince Mavrogordato başmühendis olmuştu.Padişah böylece olur icazeti verince,aslında vermesine gerek yoktu zira şirket 1903 yılında Belemedik ve Hacıkırıda tünel ve köprü şantiyelerini kurmuştu bile…Brifing göstermelikti.Almanlar bir an önce Bağdata ve önce petrole,sonrada Hindistan ticaret yollarına kavuşmak istiyorlardı.İnşaat 1905 de tüm hazırlıklardan sonra başladı.1907 da kaba inşaat bitti.1912 de de tüm teknik eksiklikleri tamamlandı.1916 yılında artık rahatlıkla kullanılmaya başlanan köprünün üzerinden Almanların çekilirken kullandıkları ilk özel tren 9 Ekim 1918 de
geçti.Burada ilk geçen Osmanlı idarecisi ise 18 Şubat 1917 de Enver Paşa olmuştur.Burada Taşdurmaz mevkiindeki tünellerin arası Enveriye istasyonu adını taşır.
Varda Köprüsü(Giaurdere Viyadüğü) Hacıkırı ile Alçakgedik denen mevkii arasında Gavurderesi üstündedir.Konya 0 km.kabul edilince viyadük 306.ncı km.de yer almaktadır Kurp.1200 dir.Uzunluğu 222 metredir.Orta ayağın yerden yüksekliği 93 metredir.İki büyük ayak arasındaki kemer genişlikleri 12 şer metredir.Köprünün örgü taşları ve inşaat malzemeleri teleferik sistemi ile taşınmış.Demir,çimento gibi inşaat malzemeleri ise gemilerle Mersin'e oradan da deve kervanları ile Tarsus-Bucak üzerinden Hacıkırı ve Alçakgedik mevkii'ne taşınmıştır..Ayaklar yükseldikten sonra kemer iskeleleri ayakları yere değmeden, burada ilk defa yukarıda çakılmıştır.
Bu güzergahta Varda benzeri köprüler,7 adet tüneller arasında, 2 adet daha Bucak Kelebek arasında yapılmıştır.
Varda köprüsünün/Viyadüğünün iki büyük ayağı doğu-batı istikametinde birbirlerinden sağa ve sola birer metre farkla aynı hizada değildir.bu teknik 1200m.lik kurp/viraj için yapılmıştır.Bağdat Demiryolları güzergahında bundan büyük ve yüksek köprü/viyadük yoktur.
Varda Köprüsü/Viyadükü Kurtuluş savaşı döneminde,Çukurova kurtuluşunda önemli rol oynamış fakat Fransız işgali sırasında Fransızların Pozantı'ya asker ve askeri malzeme taşımaması için Karaisalı Milis Güçleri Komutanı Emin Polat Ağa,köprü ayaklarını tam dinamitle uçuracakken,İşgal sırasında anlaşma üzerine burada görevde bırakılan N.Mavrogordatonun yardımcısı Fransız Mühendis Mösyö Deduval, saatlerce Emin Polat Ağa'ya yalvararak köprünün dinamitlenmesine mani olmuş,Deduval'in gösterdiği Yaramış köprüsü dinamitlenerek Fransız Zırhlı treninin asker ve malzeme ikmali engellenmiştir.
VARDA ismine gelince; köprü inşaatında çalışan iki Türk işçisi, merak etmişler,bu köprü nekadar yüksek diye.Çünkü o ana kadar ülkenin hiçbiryerinde bu kadar büyük ve yüksek köprü görmemişler.Aralarında anlaşmışlar,paydos olunca köprünün üstüne biri,diğeri de aşağıya gidecek,biri yukardan bir kereste parçası atacak ve sayacaklar kaçta yere düşecek..Tamam demişler paydosda dediklerini yapmışlar.Yukardaki bir iskele parçasını aşağıya atmış ve hemen sormuş"Ne oldu Memo? demiş aşağıdaki "Var daha demiş..1.2.3.4.5.6 Ula noldu? demiş o aşağıdan VAR DAHA dedik ya demiş 7.8.9.10.11 **** noldu varmadımı demiş "VARDAHA…VARDAAAAA VARDAAAA dedikya demiş..Bağırtıya Almanlar koşmuşlar durumu görmüşler,işçilerde meraklarını anlatmışlar ve bundan sonra Almanlarda bu köprüye VARDA demişler.. Köprüden aşağıya taş atıp (VARDAAAA) deyip artık bizim işçilere gülüyorlarmış..İsmi literatürde daha yeni VARDA olarak TCDD kayıtlarına giren köprünün Alman kayıtlarında GİAURDERE VİADUKT'tür.Yani Gavudere Viyadüğüdür.

turkyo-apple


MacBook 2.4GHz/2GB/250GB/GeForce

No tags for this post.

Leave a Reply