Başka Dillere Tercüme

EnglishFrenchGermanItalianPortugueseRussianSpanish

Giriş

Türkiye'nin illeri

Genişlet | Daralt

Bumerang

Bumerang

Web Tasarım Kampanya

 

adana-feke1

TARİHÇESİ

Feke ilk çağlardan günümüze kadar bir çok kavim ve Devletlere yerleşim alanı olmuştur. Feke’ nin MÖ. 16. yy.’ da Hititlerin hakim olduğu bir federasyon bölgesinde kurulduğu rivayet edilmektedir. Son yıllarda Kayseri Kültepe ve Osmaniye Karatepe tablet ve yazıtlarından anlaşıldığına göre yönetim yeri Mezopotamya da ki Asur kenti olan, Asur Devleti vatandaşlarından oluşan tüccarlar mö.19.yy. ve 18.yy.’ da Kültepe ve çevresi ile Anadolu’ nun değişik yerlerinde ticaret kolonileri kurarak iyi örgütlenmiş bir Pazar ağı geliştirmişlerdir. Mö.19.yy’ da Asur ticaret kolonilerinin oluşturduğu Pazar ağında: İç Anadolu’ nun yüksek Platoları ile Klikya Ovası arasındaki bağlantıyı sağlayan bir geçit olması ve bu güzergahtan geçen ticaret kervanlarının güvenliğini ve denetimini sağlamak amacıyla hakim noktalara karakollar kurulmuştur.   Feke mö.6.yy.’ da Perslere, mö.333 yılında ise Persleri yenen Büyük İskenderin eline geçmiştir. İskender’ den sonra mö.1.yy. sonlarına doğru Roma İmparatorluğuna, daha sonraları Bizanslıların eline geçmiştir.  1375 yılında Mısır Memluklarının işgali ile Ermeni hakimiyetine son verildi. Vahka(Feke) Yavuz Sultan Selim’ in 1517 yılında Mısır seferi sırasında Osmanlı Devleti tarafından feth edilmiştir. Sonraki yıllarda Yüreğir Türkmen Beylerinden Ramazanoğlu ailesinin idaresine girmiştir.

 19 yüzyılın sonlarında Osmanlıların Klikyayı ele geçirmeleri üzerine birtakım derebeyleri ortaya çıkmıştır. Bunlardan Kozanoğulları Kozan’da idi ve askerleri Feke havalisinde bulunuyordu. 1. Dünya Savaşı sırasında Fransızların Maraş-Antep ve Adana’yı işgalini fırsat bilen Haçin ve Feke Ermenileri buralarda bulunan Türklere,Fransızların tahrikiyle akla hayale gelmedik işkenceler yapmaya başlamışlardır. Kozan’ın Fransızlar tarafından işgal tarihi olan 1919 yılı Feke’nin de işgali demektir.

Gerçi Feke’ye işgal maksadıyla doğrudan bir Fransız askeri kuvveti gelmemiş olmakla beraber,Fransız askerinden güç alan Ermeniler Türklere işkenceye ve işgal hareketine başlamıştır.   Ermenilerin bu hareketlerini önlemek için Kaymakam Şeref Bey şehrin ileri gelenlerini ve halkı silahlandırarak bunlarla mücadeleyi başlatmıştır. Ermeni vahşeti kısa zamanda milli bir ayaklanmaya neden olmuştur.   Feke’nin bu vahşetten kurtuluşu 1920 yılının Mart ayına rastlar. Arap Ali kumandasındaki kuvvetlerin Feke’ye girmesiyle Feke’nin kurtuluşu gerçekleşmiştir. Fekeliler her yıl 22 Mart tarihini kurtuluş günü kutlamaktadır.   Feke şimdiki yerine,Feke Kalesinin bulunduğu ‘’Eski Feke’’ den 1943 yılında nakledilmiştir. Feke yurdumuzun güneyinde İç Toroslara doğru uzantısı olan bir bölgede kurulmuş,Adana iline bağlı bir ilçedir.   İlçede 28.03.1980 tarihinde büyük bir sel afeti yaşanmıştır.

COĞRAFİ KONUMU

Feke İlçesi: 36-37 kuzey enlemleri ile 34-35 doğu boylamları arasında Akdeniz Bölgesinin kuzey doğusunda yer almaktadır. Ortalama rakım 620 m.dir. Adana'nın en eski ve turizme açık ilçelerinden biridir. İlçenin kurulduğu yer; Toros dağlarının eteklerindedir. Doğusu Saimbeyli ve Sumbas ilçeleri, batısı Yahyalı ilçesi, kuzeyi Develli ve Saimbeyli, güneyi Kozan ilçesi ile çevrili olup, yüzölçümü 1335 Km² dir. Adana' ya uzaklığı ise 122 Km. dir. Kayseri'ye 230 Km, Kozan' a 48 Km. dir. Feke; Kozan, Tufanbeyli, Kayseri kara yolu üzerinde Feke(Asmaca) çayının iki yakasına kurulmuş yedi mahalleden oluşmaktadır. Nüfusu 5250' dir.

DAĞLARI: Feke engebeli araziler üzerine kurulmuştur. Sarp dağlar çoğunlukta olup, çok geniş bir orman alanına sahiptir. Seyhan nehrini oluşturan kolları tarafından yarılmış derin vadilere sahiptir. Dağlık alanlar vadilerin sona erdiği 700 m.den başlayarak düzenli bir şekilde yükselir. En yüksek dağı Tahtafırlatan (Bakırdağı)' dır. Denizden yüksekliği 2495m.'dir. Feke Dağı 1838 m., Çidemdağı 1804 m., Tekeç (Tanrı) Tepesi 1622 m., Çağılsaklar dağı 1588 m., Aslantepe 1319 m., Kabaktepe 1505 m. dir. Birbiri ardınca sıralanmış irili ufaklı tepeler tek ve sıra dağları oluşturmaktadır. Bu tepelerin ve dağların üzerleri kayalık olan yerleri hariç sık ormanlarla kaplıdır. Bu dağlar genellikle genç ve volkanik oluşumlardır. Kızılçam, karaçam, sedir, ardıç, meşe, gibi ağaçların oluşturduğu bitki örtüsü hakimdir.

AKARSULAR: Feke ilçesi akarsu bakımından oldukça zengin bir konuma sahiptir. Bu akarsuların bir kısmı ana kaynak olup, bir kısmı da bu kaynakları besleyen dereciklerden oluşmaktadır. Başlıca akarsular şunlardır:

GÖKSU: Seyhan'ın en gür kollarından biridir. Kaynağını, Tufanbeyli dolaylarında Tahtalı dağlarından alır. Sarız Çayı ile birleşerek, Saimbeyli sınırından ilçemiz sınırlarına giren Seyhan nehrinin kolu olan Göksu Irmağı Feke'de en uzun seyreden akarsudur. Her mevsim bol sulu ve debisi fazladır. İlçeyi dar ve derin vadilerle geçerek, Karsantı (Aladağ) ilçesi yakınlarında Zamantı Suyu ile birleşerek Seyhan Nehrini oluşturur.

İKLİM: Feke Akdeniz Bölgesinde bulunmasına rağmen, dağların denize paralel olarak uzanması nedeni ile tipik Akdeniz ikliminden uzaktadır. Kısmi karasal iklim görülmektedir. Feke' de kışlar yağışlı (kar ve yağmur), yazları yarı kurak ve serin geçer. Kışın 0-10 derece, yazları ise ilçe merkezinde 30 – 40 derece, yaylalık ve köy yerlerinde ise 15 – 20 derece olup, son derece yayla turizmine elverişli bir konuma sahiptir.Yağışlar genel olarak kışları ilçe merkezine 10 – 15 cm., yüksek kesimlere ise 1 – 1,5 m.ye varan kar yağışı almaktadır. Yağmur ise metre kareye 20 – 30 kg. düşmektedir.

BİTKİ ÖRTÜSÜ: İlçemiz bitki örtüsü yönünden, Akdeniz Bölgesi de dahil olmak üzere, Türkiye'de önemli bir konuma sahiptir. Konum itibariyle İskenderun Körfezi'nin tam karşısında yer alması deniz üzerinden gelen nemli ve ılık havanın ilçe sınırları içine kadar sokulmasına imkan sağlar. Bu nedenle hem yağış hem de sıcaklık üzerinde olumlu etki sağlayarak zengin ve gür bitki örtüsüne sahip olması sonucunu doğurur. Bölgede bitki örtüsünden yoksun olan yeri görmek hemen hemen imkansızdır İklim ve yükseltinin sağladığı konum itibariyle 700 m.den başlayarak, Karaçam, Ardıç, Göknar, Sedir, Kızılçam gibi iğne yapraklı ağaç türlerinin yoğun olması sonucunu doğurur. İğne yapraklı ağaç türlerinin yanı sıra, yüksekliği az olan yerlerde yaygın olarak, Meşe, Gürgen, Karaca, Çınar gibi geniş yapraklı ağaç türleri sıkça yer alır. İğne yapraklı ve geniş yapraklı ağaç topluluklarını iç içe görmek mümkündür. Ayrıca yöremizde Akdeniz'in tipik bir bitki örtüsü olan Maki bitki topluluğuna Yabani Zeytin, Tesbi, Zakkum, Fındık, Melengiç, Karaçalı, Alıç, Akasya, Kızıl Kiraz, Yabani Armut, Hartlap, Pıynar, Kesme, Şimşir da rastlanmaktadır. Bunların yanında insan eliyle yetiştirilen; Ceviz, Erik, Hurma, Nar, Kiraz, Dut, Kavak, Maya (İncir), Şeftali, Armut, Ayva, Zeytin, Nar, Elma, Kayısı, Fındık, Antep Fıstığı, ve Asma çeşitleri yetiştirilmektedir. Bu tür orman altı otsu bitkiler, ilçe ekonomisine büyük kazanç sağlamaktadır.

adana-feke2

NÜFUS DURUMU

2010 Genel Nüfus sayımı sonuçlarına göre;

İlçemiz Merkez  Nüfusu 2.346 Erkek, 2.257 Kadın Toplam 4.603, İlçemiz köy Nüfusu ise 7.467 Erkek, 6.926 Kadın Nüfustan ibaret Toplam 14.393 Genel Nüfus Sayımında Merkez 4.603, Köyler 14.393 Genel Toplam : 18.996 olduğu tespit edilmiştir.         

FEKE'NİN EKONOMİK DURUMU

İlçemizin coğrafi yapısı dağlık ve ormanlık bir araziden oluşmuştur.Dolayısı ile yolları da ulaşım olarak kötü durumdadır.Bu coğrafi zorlukların bu derecede ağır etkilediği ilçe mizde ekonomik durumda buna paralel olarak halkın refah düzeyi de düşük olarak seyretmiştir.

1-ORMAN ÜRÜNLERİ

İlçemiz kurulduğu günden bu yana orman ürünlerinden faydalanmıştır.Özellikle Köyde oturan vatandaşlarımız;ormanın kesimi,tomrukları soyulması,çekilmesi,odununun yapılması,terası, Fidan dikimi,fidanların bakımı,seyreltilmesi,böcekle mücadele(Tırtıl)işlerini yapmaktadır. 1970'li yıllarda ormanlarımızdan çok daha yüksek oranda para kazanan ilçemiz halkı bu pa- raları gereği gibi değerlendirememiştir.O yıllarda orman ürünleri bol miktarda üretilmekteydi ve o yıllarda gündemde olan sunta fabrikası yapılan ilgisizlik neticesinde ilçemize değil bir başka yere yapılmıştır.Şimdi ise artık kesilebilecek orman miktarı çok sınırlı hale gelmiştir.Bunu şuradan biliyoruz,eskiden Olucak deresinden başlayıp şimdi mucur yapılan yer,Topaktaş,Düşmüş ve Göksu Orman ürünleri depoları tomruk ve odunla dolu olurdu. Ama tüm bunlara rağmen ilçemizde hala Orman İşletme Müdürlüğü en büyük işveren konumundadır.Halkımızın büyük bir çoğunluğu bir şekilde geçimini buradan sağlamaya çalışmaktadır.  

2-EL SANATLARI

Kilimcilik : İlçemizde eskiden beri yapıla gelen ve son yıllarda ekonomik olarak da aile bütçesine katkı sağlayan kilimcilik ilçemizde birçok köyümüzde dokunmaktadır.Halk arasında 'Namazla'diye bilinen Bahçecik,Hıdıruşağı,Çandırlar,Belenköy,Gürümze,Tenkerli,Paşalı,Kırıkuşağı,Kovukçınar gibi köylerimizde dokunulmaya devam etmektedir.İpi Koyun yününden,renkleri doğal bitkilerden elde edilen kilimlerimizin tek sorunu pazarlama olayıdır.Yöremize gelen tüccarlar kilimlerimizin değerini vermemektedir. Ağaç Oymacılığı : İlçemizde El Sanatlarından Ağaç Oymacılığı da son yıllarda ilerleme göstermiş ve ekonomik olarak aile bütçelerine katkı sağlamaya başlamıştır.Uğurlubağ,Paşalı,Kırıkuşağı ve Ormancık köylerinde tornalarda Ağaç Oymacılığı yapılmaktadır.Ürün olarak Sehpa,Ranza,Şekerlik,Bardak, Havan,İsimlik ve insanın ihtiyaç duyacağı ahşap malzemenin tümü yapılmaktadır. Metal İşleri(Demircilik) İlçemizde El Sanatlarından Demircilikte bir geçim kaynağı olarak ekonomik yerini almaktadır.Ustalarımız yöremizde ihtiyaç duyulan her türlü malzemeyi büyük bir maharetle yapmaktadırlar.Orak,balta,saban,keser,bağ makası,bıçak,dirgen,kazma vb.malzemeler imal edilerek Satılmaktadır.Özellikle Tapan yöremizde yapılan bıçağımız meşhurdur.Bu bıçak paslanmaktadır, İlçe Kaymakamlığı ve Halk Eğitim Merkezi paslanmaz bıçak yapımı için yörede çalışmalarını sürdürmektedir.

3-HAYVANCILIK

Küçükbaş İlçemizde hayvancılık son yıllarda bir miktar canlandırılmaya çalışılmaktadır.Ata dede usulü Karakeçi besiciliği eskiye oranla önemli ölçüde azalmıştır,fakat halen köylerimizde bazı ailelerin geçim kaynağı olmaya devam etmektedir.Keçilerin kıllarından 'Çul'dediğimiz sergi,'Örme'denilen ip ve Heybe,Kolan gibi malzemeler dokunur.Ayrıca boynozundan bıçak sapı yapılır,etinden ve sütünden faydalanılır.İlçemizde Koyun üretimi keçiye oranla az olmakla birlikte Tapan,Gedikli,Mansurlu,Şahmuratlı gibi köylerimizde halkımızın geçim kaynağını teşkil etmektedir.İlçe Tarım Müdürlüğü bu konuda damızlık koyun getirerek ilçemiz halkına yardımcı olmaktadır. Büyükbaş İlçemizde büyükbaş hayvancılık ve besi çiftlikleri son yıllarda rağbet görmektedir.Halk kendi imkanları ile büyükbaş sığır aldıkları gibi hükümet destekli krediler ile de büyük çaplı büyükbaş hayvan alınmaktadır.2002 yılında Gedikli köyüne 200 baş süt ineği alınmıştır.Ayrıca Paşalı ve Hıdıruşağı köyleri de süt inekçiliği için girişimde bulunmuşlardır. Arıcılık İlçede önemli oranda yapılan arıcılıkta önemli bir geçim kaynağıdır.Bölgenin ağaçlık ve çiçek olarak verimli olması ilçede arıcılığı geliştirmiştir.Ancak,üreticiler ürettikleri balları pazarlama ve değeri üzerinden satamamanın sıkıntısını çekmektedir.Güç şartlarda ve birazda ilkel yapılan arıcılığımız eğer desteklenir ve modernize edilirse ekonomimize daha büyük katkılar sağlayacaktır.

4-MEYVECİLİK

Hurmacılık İlçemizde son yıllarda İlçe Tarım Müdürlüğünün de destekleriyle Hurmacılık önemli oranda artış göstermektedir.İlçede dikili hurma ağacı miktarı on binleri aşmış ve artık potansiyel ürün olma durumuna gelmiştir.Fakat hurmacılığın eksik olan yönü tanıtımıdır,ne bir şenlik nede bir festival düzenlenmemiştir.Bu konu ile ilgili son bir iki yıldır bir lobi oluşturmak için bazı kurum ve kuruluşlar çalışmalar yapmaktadırlar.Pazarı oluşan ve iyi tanıtılan hurmacılık ilçemizin gelecek yıllarda önemli geçim kaynağı olacaktır.Hurma portakal iriliğinde ve aynı renkte olan sonbaharda olgunlaşan bir meyvedir.İlçemizin tüm köylerinde yetiştirilmektedir.(Lezzetli ve Besleyicidir.) Kirazcılık İlçemizin rakımı yüksek olan köylerinde üretimi ve ağaç gelişimi daha iyi bir meyve olarak ekonomik yerini almıştır.Rakımı düşük olan yerlerimizde dikimi yapılmış ancak pek verim alınamamıştır.Rakımı yüksek olan yerlere tavsiye edilmektedir. Bağcılık İlçede uzun yıllardan bu yana yapılan bağcılık halen ilkel bir şekilde devam etmektedir.Modern bağcılığa geçilememiştir,bu konuda Çukurova Üniversitesini Ziraat Fakültesi ile İşbirliğine gidilerek örnek bağcılık yapılması gerekmektedir.Bağlardan elde edilen üzümler pekmez olarak değerlendirilmektedir.Sofra üzüm üretimi ilçede yok denecek kadar az yapılmaktadır.Bağcılık ilçe merkezi ve birçok köyde yapılmaktadır.

5-SEBZECİLİK

Sebzecilik eski usullerle ve herkesin kendi öz ihtiyacını karşılayacak kadar yapılmaktadır.Ekonomik olarak aile ekonomisine katkı sağlayacak anlamda bir sebzecilik yok diyecek kadar azdır.Olucak köyü,Düşmüş Mahallesi ve Belenköy Mahallelerinden bir miktar ekonomik olarak üretim yapılmakta ve İlçenin Cuma günleri yapılan Pazar yerinde satışı yapılmaktadır. İlçede Domates,Patlıcan,Fasulye,Biber,Kabak,Salatalık,Bamya,Nohut,Mısır,Turp Pırasa,lahana,soğan,sarımsak gibi ürünlerin tümü yetiştirilmektedir.

 

6-SU ÜRÜNLERİ

İlçenin belki de elinde bulunup ta en az yararlanabildiği kaynakların başında sanırım su gelmektedir.Çünkü su hayattır,medeniyettir,dosttur.Atalarımız herhalde boşuna 'Su Gibi Aziz Ol ' dememişlerdir.Feke İlçesi olarak biz gerek akarsularımızdan gerekse dağlarımızdan fışkıran o berrak kaynaklarımızdan ne ölçüde faydalandığımız veya şu anda faydalanıyoruz bir bakalım. Kuzeydoğu istikametinden gelen Göksu ırmağı ile Kuzeybatısından gelen Feke çayı ilçemiz sınırları içerisinde yüzlerce km.yol aldıktan sonra Feke ilçe merkezinde bir doğa harikası olarak birleşir.Fakat meyvesiz ağaç gibi yine ilçemize hiçbir faydası olmadan ilçe sınırlarımızı terk eder.'Su akar Türk bakar'sözüne nazire edercesine. İlçemizdeki bu kadar bol su kaynağı ancak son 5-10 yıllık zaman içerisinde bir miktar değerlendirilmeye çalışılmıştır.Gürümze köyünde ve Akkaya köyü çobanboğan'da birkaç tane alabalık tesisi kurulmuştur.Emsallerinden daha lezzetli olan bu alabalıklar genellikle iç piyasada tüketilmektedir. 1950'li yıllarda Feke çayı üzerinde elektirik santralimiz varken kendi elektiriğimizi kendimiz üretirken bugün o da terkedilerek atıl bırakılmıştır.İlçemizden akan bu iki akarsu üzerinde ilçemiz sınırları içerisinde herhangi bir ekonomik tesis yoktur. İlçe Tarım Müdürlüğü ve akarsuların içerisinden geçen köy muhtarlarının işbirliği ile ırmak yatağına yakın tarla ve bahçelerin ekonomiye kazandırılması için düşük faizli ve düşük fiata su motoru alınmalı bu susuz araziler ekonomiye kazandırılmalıdır.,

7- MADENCİLİK

İlçenin bir taşı yok ki eline aldığın zaman herhangi bir maden olmasın,hertaraf maden,çeşit çeşit ama bir türlü istediğimiz şekilde halkın ekonomisine katkı sağlayamıyor.İlçede bol miktarda Demir,Bakır,Çinko,Barit,Cam,Kurşun ve Süperkolit madenleri bulunmaktadır.Fakat işlenilen madenler ekonomimize fazla bir katkı sağlamamaktadır.Şahmuratlı köyünde çıkartılan demir madeninin çıkarılması ve taşınması gibi işletme işi Kayseri Yayhalı'ya aittir ve Yayhalı ekonomisine katkı sağlamaktadır.Sülemişli mahallesinde çıkartılan cam madeni de işletme olarak yabancılar tarafından yapılmakta ve üğütme tesisleri ise Kozan'da olduğu için Feke ekonomisine önemli bir katkı sağlamamaktadır.Bunların dışında Kalegediği mevkiinde demir madeni çıkarılmakta fakat ekonomik olarak pek büyük çaplı olmadığı için ilçe ekonomisine önemli bir katkısı yoktur.Gürümze köyünde barit madeni çıkartılmaya başlanmıştır.Ayrıca Güzpınarı köyünde dünyada çok az bulunan çok kıymetli Süper Kolit(Boya)madeni de şu anda faal olan maden ocaklarımızdır. İlçede 1990'lı yıllarda Türkiye Petrolleri A.Ş'nin yapmış olduğu araştırmalarda Petrole rastlanmakla beraber ekonomik olarak çıkartılmasının pahalı olacağından dolayı çıkartılması ertelenmiştir.İlçemizde kalorisi düşük taş kömürü madeni de bulunmaktadır. Özellikle İlçemizde rezervi çok olan demir madeni,cam madeni,süper kolit ve barit madeni işletmecilerinin Devlet tarafından desteklenmesi ve sahip çıkılması durumunda hem ülke ekonomisine hem de ilçe ekonomisine ve işsizliğe çare olacaktır.

İLÇEMİZDE ÇIKAN MADENLER

1. Demir Madeni (Mansurlu at tepesi)

2. Çinko (Kısacıklı, Bahçecik, Oruçlu yüsun tepesi)

3. Bakır (Gürümze, Oruçlu, Koçyazı)

4. Kurşun (Bahçecik, yüsun tepesi, bakırdağ)

5. Barit (Tortulu, Gürümze, Tordere)

6. Manganez (Bahçecik)

7. Grafit (Oruçlu, Bahçecik)

8. Filorit (Akkaya)

9. Kuvarsit (Sülemişli)

10. Çinko Zülfür (Yeşildüşmüş sümbüllü)

11. Spekülerit (Çandırlar taşlı gedik, Güzpınarı, Koçyazı, Oruçlu)  

 

8-YAYLACILIK

Bölgemizin ve ilçemizin yükselen ve ilerki yıllarda ekonomisini özellikle yaz aylarında önemli oranda canlandıracak bir sektördür.Çünkü ilçemizin her tarafı bir doğa harikasıdır.Ormanlar,akarsular,muhteşem dağlar kısaca bozulmamış doğal bir ortamdır.Bu ortamı bozmadan ve iyi bir tanıtım ile birlikte iyi bir de altyapı hazırlayabilirsek ilçenin şu andaki yaylacılıktan kazandığının çok daha fazlasını ilçe ekonomisine kazandırmış oluruz. İlçemizin en güzel yaylaları arasında Şahmuratlı-Mansurlu hattındaki binlerce dönümlük platoları (Yedigöz Yaylası)Çataloluk,Maran,Sarıpınar yaylası gibi büyük yaylalıkların dışında Bahçeler,Akkaya,Eski Feke,Karahandere ve Kahveci yaylaları da ilçemizin yaylaları arasında yerlerini almaktadırlar.

9- SANAYİ

İlçemize kurulduğundan bu yana hiçbir zaman ne devlet eliyle nede özel sektör eliyle bir sanayi kuruluşu yapılmamıştır.Belki de bunda ilçenin coğrafi zorlukları da etkilidir ama büyük ölçekli olmasa bile küçük ölçekli 10-15 kişinin çalışabileceği küçük ölçekli işyerleri açılabilecek kapasitesi vardır .Şimdiye kadar elimizden kaçanlara üzülmek yerine ilçe ekonomisine katkı yapacak işyerleri kurma ve destekleme çalışmalarına geçilmelidir. İlçemizde bol miktarda potansiyeli bulunan ağaçtan,ağaç oymacılığı işletmesi,süt inekçiliği geliştirilerek mandıracılık,kilimcilik geliştirilerek kilim kooperatifi,ırmaklarımızdaki kum değerlendirilerek büz yapımı,yol parkesi,tel direği gibi malzemeler üretmek için çok büyük çabalara ihtiyaç yoktur.Sadece samimi insanları bir araya getirmek ve samimi bir şekilde çalışmak yeterlidir. Bundan sonra ilçemiz gibi küçük yerleşim birimlerine 300-500 kişilik fabrika kurulmasını kimse beklemesin.

BOŞ ZAMANLARI DEĞERLENDİRME

1-Avcılık (Kara Avcılığı): İlçemizde kara avcılığı yıllardan beri süregelen bir eğlenme ve dinlenme şeklidir.Halkımızın geneli silah kullanmayı bilir.Avcılık bir katliam şeklinde değil de ihtiyaç kadar yapılır,fakat buna rağmen son yıllarda kara av hayvanlarında önemli oranda düşüş gözlenmektedir.Bunun sebebi de bilinçsiz avlanmadan çok kullanılan zirai ilaçlar ile tarla ve bahçelere atılan gübrelerden kaynaklanmaktadır.Çünkü doğada yaşayan bu hayvanlar ilaçlanan meyve ve sebzeden ye-mektedirler, gübre ise sonbaharda buğdaylara atıldığı zaman özellikle yağmur yağmadığı zamanlarda kuşlar tarafından yem sanılarak tüketilmektedir.Kuşların kursak dediğimiz yerlerinin açılmasında bunlar tesbit edilmiştir. İlçemizdeki kara av hayvanları arasında tavşan,keklik,karatavuk,bülbül,arı kuşu,yaban domuzu,sansar,tilki vb .hayvanların yanı sıra küçük kuşlarda mevsimlerinde avlanılır. (Su Avcılığı) İlçemizdeki iki akarsuyumuzda da ilçe halkı tarafından boş zamanlarını değerlendirmek amacı ile balık avlanılır.Balık olta ile avlandığı gibi ağ ile de avlanmaktadır.Bunun dışında kaçak avlanma yapan kişilere de rastlanılmaktadır.Kaçak avlanma usulleri patlayıcı madde kullanarak,suya elektirik akımı vererek veya zirai ilaç kullanılarak yapılmaktadır.Bu tür avlanmadan dolayı birçok kişi sakat kalmış veya canından olmuştur.Güvenlik güçleri de engellemek için ısrarla takiptedir. İlçemizin akarsularında Alabalık,Turna balığı,Sarı sazan balığı,Kum balığı,Yılan balığı gibi balık türleri bulunmakta olup bu balıklar çok lezzetlidir.

2- Spor (Yamaç Paraşütü): İlçemizin yalçın dağlarında yılın her mevsiminde rahatlıkla yapılabilecek olan bir spor dalıdır.2002 yılı Turizm haftası nedeniyle ilçemizde ilk defa denemesi yapılan bu spor branşını önümüzdeki yıllarda önemli bir spor dalı olarak yerini almaya hazırdır.İlçemizde ilk yamaç paraşütünü yapan uzmanlar Feke'nin dağlarının bu konuda emsallerinden daha elverişli bir yerleşim yeri olduğunu söylemişlerdir. (Rafting) Yine 2002 yılı Turizm haftası kutlamaları çerçevesinde ilçemiz Göksu ırmağında bir Rafting turu düzenlenmiştir.Rafting deyince aslında ilçemiz halkı Raftingle ilk defa tanışmıyor,Feke'de büyüye her erkek çocuğu taşıtların iç lastikleri ile yıllardır bu raftingi LASTİNG olarak fiilen gerçekleştirmişlerdir.Fakat rafting hem eğlenceli,hem güvenli,hem de ilçemizin tanıtımı ve turizme kazandırılabilmesi yönünden çok iyi olacaktır. İster yamaç paraşütü veya Rafting gibi spor dalları olsun isterse başka konularda olsun ilçemize ilgi ve desteğini gösteren,öğretmen bir arkadaşımız olan Zekai Gökkaya'ya bu konularda teşekkürü borç biliyoruz.Çünkü bu organizasyonların Adana ayağını sürekli canlı tutan kendisi ve bir gurup gönüllü arkadaşıdır. (Yüzme ve Futbol) İlçemiz insanı yaz aylarında ırmaklarda serinlemek amacıyla yüzerler.İlçemiz halkının erkeklerinin tamamına yakını yüzme bilir. Gençlerimiz ise İlçemizde bulunan toprak zeminli Futbol sahasında zamanlarını değerlendirmek amacıyla futbol oyunu oynarlar.İlçemize bağlı köyler ve mahalleler arasında zaman zaman amatör olarak futbol turnuvası düzenlenerek birlik ve beraberlik sağlanır.Bunların dışında çeşitli kurumların düzenlemiş oldukları Voleybol ve Futbol turnuvaları da ilçeye bir heyecan kazandırır.

3-Tarihi ve Turistik Yerler: Feke İlçesi hudutları içerisinde Turistik eserlerden Roma ve Bizans medeniyetinden kalma 6 adet kale,15 adet Kilise harabesi mevcuttur.İlçemizde bulunan Feke Kalesi görülmeye değer bir şatodur,diğer kaleler şunlardır.Hefkeyerebakan köyünde bulunan kale,Köleli mahallesinde bulunan kale harabesi,Tortulu köyünde bulunan Maran kalesi,Kaleyüzü köyünde bulunan kale harabesi,Mansurlu inderesi köyünde bulunan kale harabesi.Kiliselerin bulunduğu yerler;Çürükler köyü Cıvıklı mevkinde bulunan kilise harabesi,Eski Feke'de 4 adet kilise,Kurudere'de,Kızılyer köyü Bezirgan mevkiinde,Kızılyer köyü söğüt mevkiinde,Kızılyer köyü türbe mevkiinde,Güzpınarı köyünde,Güzpınarı Gavuroğlu mevkiinde,Olucak köyü bağlar mevkiinde,Yerebakan köyünde iki adet,Kayadibi köyünd,Koçyazı köyünde,Tenkerli ve Paşalı köyleri arasında,Yaylapınarı köyünde,Sülemişli mahallesi mevkiinde kilise harabeleri bulunmakta olup yerli ve yabancı turistlerin ziyaretlerine açıktır. (Şifalı Sular) İlçemize bağlı Güzpınarı ve Kısacıklı köylerinde bulunan Şifalı (içme)suları yaz aylarında ilçemiz halkından ve civar il ve ilçelerden insanlara hizmet vermektedir.Birçok rahatsızlığa çare olmaktadır. Şayet iyi bir altyapı ve konaklama tesisleri yapıldığı ve elektirik verildiği taktirde insanlarımızın daha yoğun bir ilgi ile geleceklerdir.

adana-feke3

Kültür ve Turizm

İlçe, bağlı bulunduğu Adana iline 112 km uzaklıkta ve ilin kuzey kesiminde Torosların en çok kırılmaya uğradığı engebeli sarp dağlık ve ormanlık bir sahada yer alır.Dar ve dik vadiler içinde akan akarsular ilçe alanında geniş düzlükler oluşturmaz. İlçenin en önemli akarsuyu Seyhan ırmağının bir kolu olan Göksu dur. Tarıma elverişli alanlar Göksu boyunca uzanır. Bitkisel üretimde arazi sıkıntısı mevcuttur. Ancak ürün çeşitleri fazladır. Bölgede hurma üzüm nar erik vişne dut ceviz gibi meyveler yetişmektedir. Özellikle bahçecik ve Gürümzenin fasulyesine doyum olmaz. Hayvancılık ve ormancılık da başlıca geçim kaynaklarıdır. Toroslarda ki yaylalarda çok sayıda küçükbaş hayvan beslenir ve kış geldiği zaman tekrar Çukurova ya göç edilir. Yayla demişken Feke adeta bir yayla diyarıdır. Akkaya, İnderesi, Gürümze, Bahçecik Maran, Çataloluk, Bahçeler Keklikçi Tapan bölgeleri bunlardan birkaçıdır. Yayla olurda su sıkıntısı olur mu? Bölgede su sıkıntısı yoktur. 2007 yılı Türkiye’miz için sıkıntılı olmasına rağmen bölgede su sıkıntısı yaşanmamıştır. Su kaynaklarına gelin birlikte göz atalım. 

FEKE ÇAYI 

İlçemizin kayda değer zenginliklerinden birisi de sularıdır. İlçemiz sınırları içerisinde bulunan Feke çayı iki kolun birleşmesiyle oluşur. Bu kollardan birisi, Saimbeyli’nin Pağnık köyünden çıkan Pağnık çayı ve diğeri de ilçemiz sınırlarında bulunan Sarıpınardır. Bu iki gözden çıkan sular ilçemiz sınırları içerisinden geçerek Süphandere köyünde birleşir ve Feke çayı adını alır. Feke çayı ilçemizin içinden geçerek Göksu ırmağına katılır.

KOCA KATRAN 

İlçemiz ormanlık alanları ve doğal güzellikleri ile haklı bir üne sahiptir. Öyle ki bu ormanlık alanlarıyla yıllardır insanların dikkatini çekmiş her yıl bir çok insanın ilçeye ziyaretini sağlamıştır. Gürümze de bulunan tarihi Lübnan sediri yüzlerce yıldır dimdik ayakta durarak sanki tarihe meydan okumaktadır. Yapılan araştırmalara göre bu tarihi sedirin 680 yaşında olduğu bilinmektedir. Yine dünyada ender rastlanılabilecek bir durum da ikiz çınarlarda görülmektedir. Bu çınarlar zamanla birbirine kaynaşarak harika bir görüntü oluşturmaktadır. Bölgemizin coğrafi yapısından dolayı bahçe ve tarlaları sürme işi gelişmiş yöntemlerle yapılamadığından halen eski usullerle bu işlem yapılmaktadır. Bu iş için katır ve öküzler kullanılmaktadır. Arazi taşlık yapıya sahip olduğundan öküzlerin ayaklarını korumak için ayaklarına nal takılmaktadır. 

FEKEDE TARİH 

M.Ö XVI. Yüzyılda Hitit toprakları içerisinde bulunan Feke ve havalisinin birçok yerleşim biriminde göze çarpan tarihi eserler bulunmaktadır. Bölge tarım sahasına elverişli olmamasına rağmen yaşayan toplumlar buraları kendine savunma sığınma ve korunma yeri olarak seçmişlerdir. Yeni ve eski yerleşim birimleri ise dağların etekleri derin vadilerin yamaçları hakim tepelerin çevreleridir.  Bölge tarih öncesi ve tarih sonrası eserlerin çokça rastlandığı bir yer teşkil etmektedir. Feke kalesi ile başlayalım tarihi gezintiye. Feke kalesi XI yy.da inşa edilmiştir. Kuzey ve güneyi birleştiren adana-kozan-kayseri yolu üzerinde eski Feke olarak bilinen ve bugünkü Feke ilçesinden yaklaşık 8km kuzeyde bir tepe üzerinde bütün ihtişamı ile ayakta durmaktadır. Kale 128 m yüksekliğinde dik bir tepenin üzerinde 400 m2lik bir alan üzerinde inşa edilmiş 187 m boyunda ve 30m eninde askeri bir yapıdır. Kalenin tarihindeki en önemli olay 1138 yılında Bizanslılar tarafından kuşatılmasıdır. Feke kalesi ovadakiler gibi çabuk teslim olmaz ve kuşatma sonuç vermez. Bunun üzerine iki tarafın en iyi savaşçısı mücadele eder ve Bizanslılara teslim edilir. Bir iki yıl sonra danişment beyi Muhammed bin gazi kaleyi Bizanslılardan alır. Önce memluk sonra da Osmanlı hakimiyeti ne girer. Kalenin etrafında kastlawn adında bir manastır olduğu söylenmektedir. Yine kalenin alt tarafında kara kilise (girigoryan)bulunmaktadır. Kilise V-VI yy. erken Bizans dönemine ait olup hala bir bölümü ayakta durmaktadır. Tarih içinde oldukça eski ve önemli bir yer tutan kilise ve kalenin bulunduğu bölge IV.yy da roma imparatoru Dioklatianus’un düzenlemeleri sırasında Anadolu da kurulan dokuz yeni bölgeden biri olarak değerlendirilmiştir. Geçelim manan kalesine. Feke’nin 20 km batısında 1640 m yüksekliğinde geniş bir bölgeye hakim manan kalesi Feke ile de görsel iletişim olanağına sahip bulunmaktadır. Altı tane yarım yuvarlak planlı kulesi bulunan kalenin şapelinin beden duvarının bir kulesi gibi düzenlenmiş olması diğer kalelerde görülmeyen bir uygulama olarak dikkat çekmektedir. Araştırmacı Robert w. Edwards Kalenin tarihine ilişkin hiç bilgi bulunmadığını söylemektedir. İlçe dahilin de toplam yedi kale 17 kilise ve harabeleri bulunmaktadır. Kale ve kilise kalıntılarından başka han yıkıntıları köprü kalıntıları kervan yolları maden ocakları yerleşim birimleri kalıntıları suyolları çanak çömlek tuğla fırınları kişinin hayatta iken sevdiği eşyalarının birlikte konulduğu mezarlara çok sık rastlanılmaktadır. Bölgede Feke kalesi için 2006 yılının sonunda, T.C. Turizm ve Kültür Bakanlığı, Adana Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü ve Adana Valiliği İl Özel İdaresinin girişimleri ile Feke kalesi Rölöve,  Restitüsyon ve Restorasyon projeleri hazırlanmıştır. Yakın zamanda da Restorasyon çalışmalarına başlanılacaktır. Kara kilise için de Restorasyon projeleri hazırlanmıştır. Ne zaman başlanılacağı bilinmemektedir. Tarihin tozlu sayfalarından çıkıp ta birazda günümüze dönelim. Bölgeden Göksu ırmağı geçer de rafting yapılmaz mı? Dağlık olurda yamaç paraşütü olmaz mı? Gelin Göksu da beraber yolculuk yapalım şimdi de; Aylardan Ağustos, bir Fransız turist kafilesiyle karşılaşıyoruz. Rafting yapmaya gelmişler. Fotoğraf makinemizi alıp peşlerine düşüyoruz. Birinci gün büyük botla, ikinci gün birer kişilik küçük botlarla rafting yapıyorlar. Aslında Ürgüp Göreme ye gelmişler. İstek olursa rehber rafting için buraya getiriyormuş turistleri. Gece ormanda çadırlarda yatıyorlar. Doğallığı seviyorlar, belli. İkinci günün gecesinde öğretmen evinde misafir ediyoruz ve mutlu ayrılıyorlar buradan.

ALABALIK 

İlçemiz son yıllarda gelişmesi hız kazanmış bir alabalık potansiyeline sahiptir. Sarı pınar bölgesinde bulunan alabalık tesisleri gün geçtikçe çoğalmaktadır. Keza Akkaya bölgesinde de alabalık tesisleri artarak çoğalmaktadır. İlerleyen dönemlerde alabalık, turizme büyük katkılarda bulunacaktır. Haftasonu ailenizle birlikte piknik yapabileceğiniz bu muhteşem yerler keşfedilmeyi bekliyor.

 turkyo-nıkor

 

NIKOR AF 50mm f/1.8D

 

No tags for this post.

Leave a Reply